Serkan ŞİMŞEK

Serkan ŞİMŞEK

Türk ve İslam Aile Yapısında Baba

Aile, Türk ve İslam medeniyetinde yalnızca aynı çatı altında yaşayan bireylerin toplamı değil; ahlâkın, merhametin, sorumluluğun ve kimliğin aktarıldığı kutsal bir ocaktır. Bu ocağın ayakta durmasında anne kadar babanın da vazgeçilmez bir yeri vardır. Baba, hem kök hem de istikamet demektir.

Türk ve İslam Aile Yapısında Baba
Türk-İslam geleneğinde baba; otoriter ama zalim olmayan, şefkatli ama gevşek de durmayan bir figürdür. O, ailenin rızkı için çalışan, zor zamanlarda yükü sırtlanan, adaletle karar veren ve en önemlisi örnek olan kişidir. Baba, çocuğun dünyayı okuma biçimini şekillendirir; kız çocuğu için güven duygusunun, erkek çocuk için sorumluluk bilincinin ilk aynasıdır. İslam ahlâkında baba, yalnızca maddi ihtiyaçları karşılayan biri değil; duasıyla, ahlâkıyla ve duruşuyla yol gösterendir.

Modern Düşünceler ve Baba Rolünün Aşınması
Modernleşme süreciyle birlikte, özellikle bazı feminist söylemler, aile içindeki rolleri “güç mücadelesi” üzerinden okumaya başlamıştır. Bu yaklaşımda baba, çoğu zaman baskıcı; anne ise bastırılmış olarak resmedilir. Oysa sorun, rollerin varlığı değil, rollerin yanlış icrasıdır. Baba figürünün gereksizleştirilmesi ya da otoritesinin “tehlikeli” gösterilmesi, aile içi dengeyi zayıflatmıştır. Güçlü kadın ideali, yanlış anlaşıldığında erkeğin etkisizleştirilmesiyle sonuçlanmış; bu da çatışmayı artırmıştır. Oysa güçlü kadın, güçlü babayla; güçlü baba, güçlü anneyle mümkündür.

Medya, Diziler ve Yasaların Etkisi
Türk aile yapısının bozulmasında televizyon dizilerinin etkisi inkâr edilemez. Dizilerde baba ya beceriksiz, ya aldatıcı, ya da silik bir karakter olarak sunulmaktadır. Bu tekrar eden imgeler, bilinçaltında baba otoritesini değersizleştirir. Bunun yanında, aile yapısı iyi analiz edilmeden çıkarılan bazı yasalar, babayı “potansiyel suçlu”, aileyi ise “risk alanı” gibi göstermiştir. Elbette adalet ve hak korunmalıdır; ancak aileyi ayakta tutan bağlar zedelenmeden.

Ailede Babanın Duruşu Nasıl Olmalı?
Baba; korkulan değil, saygı duyulan; uzak değil, ulaşılabilir olmalıdır. Sözünün ağırlığı olmalı ama bu ağırlık sevgisizlikten değil, tutarlılıktan gelmelidir. Anneyle rekabet eden değil, onu tamamlayan bir duruş sergilemelidir. Erkekliğini bağırarak değil, sorumluluk alarak göstermelidir.

Kadının, erkeğin bu rolünü sürekli baskılaması; erkeğin de buna ya öfkeyle ya da tamamen geri çekilerek karşılık vermesi, aileyi sessiz bir çöküşe sürükler. Roller bastırıldıkça değil, dengelendiğinde huzur doğar.

Babasız Büyüyen Çocuklar
Babasız büyüyen çocuklar elbette hayata tutunabilir; pek çoğu güçlü ve başarılı bireyler olur. Ancak araştırmalar, baba eksikliğinin çocuklarda özgüven, sınır koyma ve otoriteyle ilişki kurma konularında boşluklar oluşturabildiğini göstermektedir. Özellikle erkek çocuklar rol model eksikliği, kız çocukları ise güven duygusunda kırılganlık yaşayabilir. Bu bir kader değil; ama ciddi bir dezavantajdır.

Aileyi korumak, kadını ya da erkeği karşı karşıya getirmekle değil; her ikisini de kendi fıtratında güçlendirmekle mümkündür. Baba, evin direğidir; direk kırılırsa çatı çöker. Anne, o çatının sıcaklığıdır; sıcaklık yoksa ev yuva olmaz. Türk ve İslam aile yapısı, bu dengeyi asırlardır bilmiştir. Bugün yapılması gereken, bu bilgeliği modern gürültünün içinden yeniden hatırlamaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 Yorum