Özkan ORUN
VATAN İHANET TEMİZLENDİĞİNDE AYAKTA KALIR
Vatan İhanet Temizlendiğinde Ayakta Kalır, Tarihten Ders Çıkarılacak Kesin Sonuç
Venezuela’da yaşananlar, bir ülkenin nasıl içeriden çökertildiğinin, istihbarat örgütleriyle iç içe geçmiş hain unsurların devleti nasıl felakete sürüklediğinin açık ve ibretlik bir örneğidir. Bu süreç yalnızca bir yönetim krizini değil; ülkenin yok oluşa sürüklenmesini, liderlerinin terör devletleri tarafından rehin alınmasını, halkın iradesinin gasp edilmesini ve kutsal değerlerin ayaklar altına alınmasını kapsamaktadır.
Burada çok net bir gerçek ortaya çıkmıştır: Bir devlet, dış düşmandan önce iç düşmanla mücadele etmediği sürece ayakta kalamaz. Tarih boyunca defalarca görüldüğü gibi, vatan hainlerine gösterilen en küçük müsamaha, bedeli ağır ödenen milli felaketlere dönüşmüştür. Bu nedenle artık ders alınması değil, kesin sonuçlar çıkarılması gereken bir noktadayız.
Vatan hainlerinin affı olmaz. Terör örgütleriyle bağı olan, onlara hizmet eden ya da zemin hazırlayan hiçbir kişi devletin hiçbir kademesinde yer almamalıdır. Terör ve terör yandaşlığı, fikir özgürlüğü kisvesi altında meşrulaştırılamaz; bu, doğrudan devletin bekasına yönelmiş bir tehdittir.
Özellikle Türkiye ve İran gibi Ortadoğu’da hâlâ ayakta kalmayı başarmış iki köklü devletin, içerideki hain unsurlara karşı çok daha dikkatli ve kararlı olması hayati bir zorunluluktur. Gerçek şu ki, bu ülkelerde terör örgütlerine mensup ya da sempatizan kişilerin çeşitli kurumlara sızdığı inkâr edilemez bir vakıadır. Bu yapıların temizlenmesi geciktikçe, bedel ağırlaşmakta, tehdit büyümektedir.
Artık zaman, kararlılık zamanıdır. Devlete sızan hainler kadar, onlara referans olanlar, yol açanlar ve koruyanlar da en ağır şekilde hesap vermelidir. Çünkü ihanet bireysel bir suç değil, milletin geleceğine karşı işlenmiş bir cürümdür. Devletin bekası, merhametle değil; adalet, cesaret ve tavizsiz bir iradeyle korunur.
Vatan, uğruna can verilen; bayrak, ezan ve toprağın emanet olduğu mukaddes bir değerdir. Bu emanet, dün olduğu gibi bugün de yalnızca dış düşmanlarla değil, içerideki ihanet odaklarıyla da sınanmaktadır. Tarih açıkça göstermiştir ki; bir milletin çöküşü, düşmanın gücünden değil, içerideki hainlerin ihanetiyle başlar.
İslam ahlakında ihanet en ağır suçlardan biridir. Kur’an-ı Kerim’de emanete ihanet edenlerin akıbeti açıkça bildirilmiş, milletin ve ümmetin birliğini bozanlar lanetlenmiştir. Vatanına ihanet eden, aslında yalnızca devlete değil; şehitlerin kanına, yetimlerin duasına ve gelecek nesillerin hakkına ihanet etmektedir.
Milli tarihimiz de bu gerçeği defalarca ispatlamıştır. Devletin içine sızan, terörle kol kola yürüyen, yabancı istihbaratlara hizmet eden her yapı; bayrağı indirmeye, ezanı susturmaya ve milleti boyunduruk altına almaya taliptir. Bu yüzden vatan hainliğine gösterilen her müsamaha, doğrudan milletin varlığına yöneltilmiş bir tehdittir.
Bugün gelinen noktada artık tereddüt değil, kararlılık zamanıdır. Devletin kapıları; imanla, sadakatle ve vatan sevgisiyle yoğrulmuş evlatlara açık olmalı; ihanete bulaşmış olanlara ise sonsuza dek kapalı tutulmalıdır. Çünkü devlet merhametle değil, adaletle yaşar; vatan ise ancak ihanet temizlendiğinde ayakta kalır.
05.01.2026 Özkan ORUN