ABD’nin yaptığı açık bir haydutluk.
Peki bunu nasıl takdim ediyor?
“Venezuela halkını özgürleştiriyoruz”!
Darbenin meşruiyetini nereye dayandırıyor?
Venezuela’daki muhalif söylemlere, muhalefete…
Maduro seçimle gelmedi mi?
Evet.
Yönetimi başarılı mıydı?
Buna dış güçler değil, Venezuela halkı karar vermeliydi.
Ancak muhalefet lideri ve muhalif çevreler, sürekli olarak bütün dünyada Maduro’nun bir diktatör olduğunu, ülkenin kaynaklarını sömürdüğünü, antidemokratik bir yönetim kurduğunu pompaladı.
Her şeye para ve çıkar hırsıyla bakan Trump da bu söylemi aldı ve kullandı.
Tam olarak “Venezuela petrolü iştahımı kabartıyor, onu sömürmek için buradayım” demiyor ama bu niyetini gizle(ye)miyor da; lakin “özgürlük getiriyorum” diyor.
Yani sözde meşruiyetini özgürlük söylemiyle ve muhalefet üzerinden sağlamaya çalışıyor.
Nitekim operasyon sonrasında sokaklarda sevinç gösterileri yapan muhalif seçmenleri de gördük.
Eminim ki Türkiye’de de –hatta dünyanın hemen her ülkesinde– benzer bir operasyon yapılsa, mevcut iktidara karşı olan muhalif seçmenler içinde sokaklara çıkıp sevinç gösterisi yapan bir miktar insan mutlaka olurdu.
Venezuela’da da böyle oldu; bir süredir parlatılan muhalefet lideri Machado da fırsatı kaçırmadı ve “görevi teslim alabilirim” dedi. Tezgah zaten önceden hazırlanmıştı, hatta şimdi Venezuela’da bir seçim yapılsa (bu demokratik!!!) seçimi kimin kazanacağı bellidir.
Şimdi sorulması gereken asıl soru şu:
Bu lider Venezuela halkının yararına mı çalışacak, yoksa Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynaklarını Amerika’ya mı peşkeş çekecek?
Peki, bütün bunlardan biz nasıl bir ders çıkarmalıyız?
Elbette bunu hepimiz düşünmeliyiz;
ama öncelikle Türkiye’yi her fırsatta yurtdışında şikâyet eden, “neden bize yardım etmiyorsunuz?” diye yabancı güçlere çağrı yapan muhalefet liderleri ve onların seçmenleri düşünmeli.
Çünkü bugün Venezuela’ya yapılanların aynısı, yarın İran’a da Türkiye’ye de yapılabilir.
Artık bunun olamayacağını kimse iddia edemez.
Zira ortada ne hukuk var,
ne evrensel ilkeler,
ne insan hakları…
Bunu artık hepimiz gördük.
Geriye sadece güç ve emperyal çıkarlar kalıyor.
“21. asırda böyle bir haydutluk nasıl olabilir?” diye şaşırmayı bırakıp,
asıl şu soruya odaklanmamız gerekiyor:
Biz buradan nasıl bir ders çıkarmalıyız?