DÜNYANIN YENİ STRATEJİK KRİZİ: DİZEL

Dünya genelinde tarihin en şiddetli fiziki ürün kıtlıklarından birinin yaşanması tesadüf değil. Ukrayna’nın Rus rafinerilerini hedef almasıyla Rusya’nın rafineri kapasitesinin %60 seviyelerine gerilemesi; Hürmüz krizinin ham petrol lojistiğini kilitlemesi, İran’ın Körfez rafinerilerini vurması ve Husiler’in Libya’daki tesisleri hedef alması mevcut tabloyu net biçimde açıklıyor.

Hürmüz’deki tıkanıklığın uzaması ise küresel stokları tüketme noktasına getirdi.

Kritik Kriz Denklemi:

Ukrayna Saldırıları → Rus Rafinerileri → Hürmüz Tıkanıklığı → Körfez Rafinerileri → Libya Saldırıları → Rusya’nın İhracat Yasağı → Çin/Hindistan Kotaları = Küresel Dizel Sıkışması

Bir yıl önce varil başına 20 dolar seviyelerinde seyreden dizel rafineri marjı; Nisan 2026’da 70 dolara, ardından 80 doların üzerine fırladı ve şu anda da 82 dolar civarında seyrediyor. Vadeli piyasalarda %15-20 daha yüksek fiyatların görülmesi küresel ekonomi için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor.

• Rafinerileri ağır hasar alan Rusya, tarihinde ilk kez ihracatçı konumdan net benzin/dizel ithalatçısı konumuna geriledi.

• Yine Rusya, Haziran ayında Türkiye’den benzin yüklü 30.000 DWT’lik ilk yakıt tankerini ithal etti.

• Hindistan’dan da Rusya’ya 42.000 tonluk ilk benzin/dizel sevkiyatı ulaştı.

• Rusya, Ocak 2027’ye kadar dizel ihracatını tamamen durdurdu. Çin ve Hindistan’ın da ihracat kotaları uygulaması fiyatlardaki tırmanışı hızlandırdı.

Türkiye'nin Mevcut Tablosu ve Ticaret Ağları

Türkiye her yıl yaklaşık 15 milyon ton rafine ürünü dışarıya satıyor (bunun 3,66 milyon tonu dizel). İç üretimimiz 17 milyon ton, ithalatımız ise 13,60 milyon ton civarında. Dolayısıyla ihracat hariç yıllık tüketimimiz 27 milyon ton seviyesinde.

• Ukrayna: En çok rafine yakıt (motorin, benzin, jet yakıtı) ihraç edilen pazarlardan biri.

• ABD & Birleşik Krallık: Yüksek kaliteli jet yakıtı ihraç ediliyor.

• Libya: Ham petrolünün bir kısmını Türkiye’ye satıp, iç piyasasında kullandığı işlenmiş motorin ve benzini Türkiye'den alıyor.

• Avrupa ve Akdeniz Hattı: Lübnan, Mısır, Cebelitarık, İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan, Malta ve Hollanda (ARA limanları) Türkiye'den belirli miktarlarda motorin ve jet yakıtı tedarik ediyor.

• Kerkük Hissesi (TPAO): TPAO’nun Irak ile yapılan anlaşmayla BP'nin Kerkük’teki %49,5’lik hissesinin %15’ini devralması, ham petrol arz güvenliği açısından önemli bir artı. Ancak bugünkü kriz ham petrol değil, rafine edilmiş ürün krizidir.

İç Piyasada ÖTV ve Sübvansiyon Adımları

Türkiye, iç piyasayı koruma adına eşel mobil/sübvanse desteğini kademeli olarak kaldırıyor. 12 Ağustos 2026 tarihli ve 11606 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile motorindeki ÖTV tutarları kademeli olarak yeniden belirlendi:

Dönem / Tarih Aralığı ÖTV Tutarı (TL/Litre)

13/08/2026 – 31/08/2026 0,0000 TL

01/09/2026 – 30/09/2026 3,0000 TL

01/10/2026 – 31/10/2026 6,0000 TL

01/11/2026 – 30/11/2026 9,0000 TL

01/12/2026 – 31/12/2026 12,0000 TL

01/01/2027 ve Sonrası 13,9006 TL

Türkiye'nin henüz ihracat kısıtlamasına gitmemesi stratejik bir zamanlama kararıdır. Şimdilik eşel mobil desteği kademeli olarak kaldırılsa da, 5-6 ay içerisinde küresel gidişatta bir düzelme olmazsa kota, belirli ülkelere satış kısıtlaması veya ek gümrük vergileri gibi tedbirler masaya gelecektir. Ayrıca devlet teşvikli dizel kullanımında kritik sektörlerin önceliklendirilmesi kaçınılmaz olacaktır.

Pompa Fiyatları ve Ekonomik Yansımalar

Hürmüz krizi sebebiyle artan petrol fiyatları Mart-Temmuz arasında pompaya %25 oranında yansımıştı. Bu artışın Ağustos-Eylül sonuna kadar %75 seviyesinde yansıması ve 1 Ekim itibarıyla sübvanse edilen kısmın kalkmasıyla eşel mobilin tamamen devre dışı kalması bekleniyor.

Petrolün yerini başka enerji kaynakları alternatif olarak doldurabilir; ancak ağır taşımacılığı, tarım makinelerini, madenciliği, inşaatı ve lojistik zincirini aynı anda çalıştırabilecek ölçekte dizelin kısa vadeli bir ikamesi yoktur.

Yaşanan durum sıradan bir akaryakıt zammı değil; doğrudan üretimin hareket kabiliyetine yönelik bir krizdir.

Tedarik Zinciri Etkisi: Petrol → Rafineri → Dizel → Tarım → Nakliye → Sanayi → Gıda → Tüketici

Dizel fiyatlarındaki fahiş artış, tüm tüketim maddelerine yansıyarak küresel enflasyon dalgasını yeniden tırmandıracaktır. Ulaşım maliyetlerinin ötesinde, gıdadaki nakliye zamları reel satın alma gücünü düşürecek; net akaryakıt ithalatçısı ülkelerin cari açıkları tırmanırken sanayi ve inşaat faaliyetleri yavaşlayacaktır.

Nakliye şirketlerinden çiftçiye, inşaattan bireysel tüketiciye kadar geniş bir halkanın etkileneceği sert bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıyayız. Tablo biraz iç karartıcı görünse de mevcut durumun yalın gerçekliği budur. Rabbim hayra çevirsin

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.