Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
ŞÜPHECİ ZEKÂDAN ALINTILAR Prof. Dr. Salih Şimşek
ŞÜPHECİ ZEKÂDAN ALINTILAR
Mezarlıklar var ya… İnsanın, ‘çaresizliğini ve acizliğini’ iliklerine kadar hissettiği yerlerdir.
Sen, ‘Türk’ ve ‘Müslüman’ olduğunu unutsan bile, bu vasıflarını unutmayan Ehli Küffar var.
Halide Edip Adıvar’dan bir alıntı: Çanakkale’de 400.000 bin şehit verdik. Atatürk İnkılapları için ise, 500.000 insan katledildi.
Öyle bir zamana denk geldik ki, sormayın gitsin. Öyle ki, oro-spulardan ‘namus’, hırsızlardan ‘adalet’, rüşvetçilerden ‘dürüstlük’ ve sahtekarlardan ‘ahlâk dersleri’ almaya başladık
Eşi emsali görülmemiş seviyesizlikte siyasetçilerimizin olması ne kötü…MHP’den DP’ye, oradan CHP’ye, kapı kapı dolaşan Cemal Enginyurt, TV’lerde ‘siyasi etik’ ve ‘siyasi ahlak’ sohbeti yapıyor.
Dönmelerin önderi Sebatay Sevi’nin takipçilerine’ tavsiyesi şöyle idi: Türklere benzeyeceksiniz. Türkçe konuşacaksınız. Türk ismi alacaksınız ama katiyen ‘Yahudiliğinizi’ unutmayacaksınız.
"Çok mutluyuz, memlekete hizmet etmek için geldik. Haksızlığın, pisliğin, iftiranın karşısında durmak için geldik. Bu kadar, net…" diyerek, AK Parti’ye katılan vekillerin, davranışlarında, inşallah, ‘samimi olduklarını’ görürüz.
Şu anda ‘dokunulmazlık kalkanı’ arkasında korunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, o kadar çok suç işlemiş ki, panik halinde, “önümüzdeki seçimi kazanamazsak, ben 30 yıl hapis yatarım, benimle birlikte siz de yatarsınız’ diyor. Korku, dağları mı sardı ne?
Adamlar iyice dağıttılar ve sapıttılar… Umularını, ‘in-belere, pu-shttlara ve sa-pıklara’ bağladılar. Ali Mahir Başarır’a göre, “LBGT, Türkiye’nin aydınlık geleceği için mücadele” ediyormuş. Hey yavrum hey… “Uğruna mücadele edecek” başka bir şey bulamadılar.
Ülkemiz, Cumhuriyet döneminde içine kapandı. Çünkü ‘yurtta sulh cihanda sulh’ dediler ve zaman kaybı yaşandı. Bu slogan eşliğinde bir asır geriye gittik. ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ demek, ‘işgal edilmeye müsait devlet’ demektir. Bir devlet için önemli olan, ‘silah ve savunma Sanayii’dir. ‘Açız aç’ diyenlerin hepsi, ‘yurtta sulh cihanda sulh’ diyenlerdir.
CHP seçmeni, ilginç özellikler taşıyan, garip bir topluluk… Beldesindeki her türlü olumsuzlukta, hükümeti suçluyor. Seçtiği Belediye Başkanı’na toz kondurmamaya devam ediliyor. Devlet, her şeyi yamakla görevli, tamam da… Belediyenin, yönettiği şehirleri temiz tutmak, vatandaşını susuz bırakmamak ve toplu taşıma araçlarını aktif halde tutmak, onun ‘temel görevi’ değil de kimin görevidir? Söz konusu belediyelerin görevi, galiba sadece ‘rüşvet almak’, ‘heykel yapmak’ ve ‘içki içmek’ mi? Garipler bilmiyorlar ki, Belediyeleri yağmalamakla işler yürümüyor…
Muharrem İnce, insanları şaşırttı. Dünya liderlerine çağrı yaptı. Diyor ki: Grönland’a saldırırlarsa, Küba’ya da saldıracaklardır. Kolombiya hedef alınırsa, Yunanistan da çok geçmeden hedef alınacaktır. İran baskı altında kalırsa, İtalya da bundan muaf kalmayacaktır. Eğer Panama’yı ezici bir şekilde yenerlerse, sıra Bulgaristan’da. Eğer Avrupa istikrarsızlaştırılıyorsa, sırada Türkiye olabilir. Bugün sessiz kalırsanız yarın, sıra size geldiğinde de sesini yükseltecek kimse kalmayacaktır. Adalet ayrım yapmaz. Ya herkes içindir ya da hiç kimse için değildir. Ayağa kalkın, çok geç olmadan.