Son yıllarda sıkça dile getirilen bazı iddialar var: “Chemtrails ile yağmur çalınıyor”, “Bulutlar başka bölgelere sürükleniyor”, “Teknolojiyle deprem oluşturuluyor.” Bu iddialar ilk bakışta ürkütücü görünebilir. Ancak bilim, korkuyla değil kanıtla konuşur.
1. Chemtrails ve “Yağmur Çalınması” İddiası
Gökyüzünde uçakların ardında bıraktığı izler, chemtrail değil contraildir. Contrail; jet motorlarından çıkan sıcak ve nemli gazın, soğuk hava ile karşılaşınca yoğunlaşıp buz kristallerine dönüşmesiyle oluşur. Bu olay, fizik ve atmosfer biliminin net biçimde açıkladığı bir süreçtir.
Bugüne kadar chemtrails yoluyla yağmurların “çalındığını” gösteren hiçbir bilimsel makale, uydu verisi ya da resmî kanıt bulunmamaktadır. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve NASA, bu iddiaların bilimsel temeli olmadığını açıkça belirtmektedir.
2. Bulutlar Yönlendirilip Yağmur Engellenebilir mi?
Bulutların koca atmosfer sistemleri içinde yönlendirilmesi, sanıldığı kadar basit değildir. Atmosferdeki hava kütleleri; basınç sistemleri, rüzgârlar ve sıcaklık farklarıyla hareket eder. İnsan yapımı teknolojilerin, binlerce kilometrekarelik bulut sistemlerini sürüklemesi fiziksel olarak mümkün değildir.
Sıklıkla karıştırılan konu bulut tohumlamadır. Bu yöntemle, zaten yağma potansiyeli olan bir bulutta yağış miktarı çok sınırlı ölçüde artırılabilir. Ancak:
Yağmuru yoktan var edemez.
Başka bir bölgenin yağmurunu “çalmaz”.
Etkisi lokal ve geçicidir.
3. Teknolojiyle Deprem Oluşturmak Mümkün mü?
Depremler, yer kabuğundaki tektonik plakaların biriken enerjiyi aniden boşaltmasıyla meydana gelir. Ortalama bir büyük depremde açığa çıkan enerji, binlerce nükleer bombaya eşdeğerdir.
İnsanlığın bugün sahip olduğu hiçbir teknoloji:
Bu büyüklükte enerjiyi yer kabuğunda biriktiremez.
Fay hatlarını tetikleyemez.
Depremleri kontrol edemez.
HAARP gibi projeler ise çoğu zaman yanlış anlaşılır. HAARP, iyonosferi incelemeye yönelik bilimsel bir araştırma tesisidir; deprem oluşturma kapasitesi yoktur. Bu, jeofizik biliminin açık ve net sonucudur.