İngiliz’in Cetveli, İsrail’in Hesabı: Durand Hattı Kaynıyor, İran Beklemede

Pakistan, Afganistan’a karşı resmen “Açık Savaş” ilan etti. Ekim 2025’te Türkiye ve Katar’ın büyük emeklerle sağladığı ateşkesin birilerini fena halde rahatsız ettiği artık gün gibi ortada.

Bugün yaşanan kanlı çatışmaların kökeni, 1893 yılında İngiliz Mortimer Durand’ın bir kağıt üzerine cetvelle çizdiği o meşhur Durand Hattı’dır.

Peştun halkını tam ortadan bölen bu yapay sınır, arkasında ucu açık bir iç savaş ve "Huzursuzluk Garantisi" bıraktı.

Bu hat öyle bir zehirdir ki; ne Afganistan ne de Pakistan huzur bulabilsin, kazanan hep silah baronları, kaybeden ise İslam coğrafyası olsun diye tasarlanmıştır. (Tanıdık geldi değil mi? Zira bizim sınırlarımız da aynı kalemle çizilmişti)


Dün gece Afgan güçlerinin başlattığı operasyona Pakistan’ın cevabı çok ağır oldu. Kabil, Kandahar ve Paktia gibi kritik şehirlerdeki kolordu karargâhları vuruldu. Sahadan gelen bilgiler Afgan tarafında çok ağır kayıplar olduğunu doğruluyor. Peki, bu savaş neden tam da Türkiye’nin "Kalkınma Yolu" ve "Orta Koridor" ile Asya’yı birleştirmeye çalıştığı bu hassas dönemde harlatıldı?

Tesadüf diye bir şey yoktur. Dün Modi’nin İsrail Meclisi’ndeki o alkış tufanı, aslında bu savaşın "lojistik onayı"ydı.

Afganistan, Pakistan’ı batı sınırında meşgul ederken; Hindistan birkaç ay önce düşen uçaklarının ve uğradığı prestij kaybının intikamını almak için Keşmir’de "nokta operasyonlar" başlatmaya hazırlanıyor.

Nükleer güce sahip tek Müslüman devlet olan Pakistan, İsrail için en büyük tehdittir. Pakistan’ın kendi içine ve komşusuna boğulması, İsrail’in Ortadoğu’daki elini rahatlatacaktır.

Açıkçası İsrail, Trump ipleri tamamen eline almadan ve bölgedeki dengeler Türkiye lehine daha fazla değişmeden İran'ın nükleer kapasitesini vurmak istiyor.

Plan Şu Olabilir:

1. İran vurulacak; Türkiye tüm enerjisini ve ordusunu İran sınırına yoğunlaştırmak zorunda kalacak.

2. Pakistan, Hindistan ve Afganistan arasında ezilecek.

3. Türkiye’nin Asya’daki en güvenilir kalesi ve savunma sanayii ortağı devre dışı bırakılarak, ülkemiz bölgede "Yalnız bir ada" haline getirilecek.

İran’a yapılacak bir saldırı, Rusya’nın güney cephesinin çökmesi, Çin’in ise enerji damarının kesilmesi demektir. Bu iki devin böyle bir durumda "seyirci" kalması imkânsızdır. Eğer Tahran semalarında o ilk patlama duyulursa, bu sadece bir saldırı değil; küresel bir hesaplaşmanın, yeni bir dünya savaşının başlangıç işareti olacaktır.

Ancak unutulmamalıdır ki; Türkiye, ne İran sınırına hapsolacak kadar küçük ne de Pakistan’ı yalnız bırakacak kadar acizdir.

Dün ki sloganıma bir de ekleme yapayım.

Dünya beşten, insan hesaplamadan (algoritmadan), İslam coğrafyası ise emperyalistlerden büyüktür!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.