Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Destek vermek ile yedek olmak arasındaki fark

Bir davaya destek vermek, omuz vermektir; omuz olmak değildir. Aradaki fark ince görünür ama hayatın yönünü belirler. Destek veren kişi ilkesini koruyarak yanında durur; yedek olan ise kimliğini askıya alarak arkasında yürür. İlke ile kimlik arasındaki bu mesafe, insanın ahlâkî pusulasıdır.

Siyaset ve toplumsal mücadele alanlarında en sık yapılan hata; destek ile teslimiyetin karıştırılmasıdır. Bir isme, bir harekete ya da bir sürece katkı sunmak başka; kendini bütünüyle o yapının uzantısına dönüştürmek başkadır. İlkesini muhafaza eden kişi gerektiğinde uyarır, eleştirir, mesafe koyar. Yedek olan ise itiraz hakkını kaybeder; çünkü varlığı bağlı olduğu yapının devamına endekslenmiştir.

Destek, bilinçli bir tercihtir. Yedek olmak ise çoğu zaman konforlu bir kaçıştır. İnsan kendi düşüncesini inşa etmek yerine güçlü görünenin gölgesine sığınmayı seçebilir. Oysa gölge serindir ama büyütmez. Büyüten şey, risk alarak kendi fikrini ayakta tutabilmektir.

Yanlış anlaşılmaların hızla yayıldığı bir çağda, destek beyanı dahi dikkat ister. Bir cümleyle konum sabitlemek, ileride açıklama zorunluluğu doğurabilir. Bu yüzden destek verirken sınır çizmek gerekir. “Şu ilke çerçevesinde yanındayım” diyebilmek, ahlâkî bağımsızlığın ifadesidir. Sınırı olmayan destek, kişiyi görünmez bir bağımlılığa sürükler.

Destek ile yedek arasındaki fark zamanla ortaya çıkar. Kriz anında destek veren eleştirisini de sunar; yedek olan ise sessiz kalır. İlke merkezli duruş, zor zamanlarda test edilir. Her alkış bir sınavdır; her eleştiri de öyle. Alkışın büyüsüne kapılan yedekleşir; eleştirinin hakkını veren destekçi kalır.

Burada mesele sadakat değildir; sadakatin yönüdür. Sadakat kişiye değil ilkeye olduğunda destek onurludur. Kişiye yöneldiğinde ise yedeklik başlar. İlke değişmez; kişi değişebilir. İlkeye yaslanan destek kalıcıdır; kişiye yaslanan bağlılık kırılgandır.

Stratejik duruş, bu ayrımı gözetmeyi gerektirir. Erken ve ölçüsüz destek açıklamaları insanı dar bir çerçeveye hapsedebilir. Oysa zamana yayılan, sınırları belirlenmiş bir destek; hem bağımsızlığı korur hem güven üretir. Bu, ne mesafesiz bir yakınlık ne de ürkek bir uzaklıktır. Bu, bilinçli bir konumdur.

Destek vermek cesarettir; yedek olmak kolaylıktır. Cesaret düşünceyi ayakta tutar; kolaylık kimliği eritir. İstikamet, destek verirken bile kendi yolunda kalabilmektir. Çünkü asıl mesele kimin yanında durduğun değil; hangi ilkeye yaslandığındır.

Bırakın siyaseti, sivil toplum örgütlerine karşı bile yönelttiğiniz bir eleştiri, size muhataplarınızın ne kadar sivil iklimlerden beslenemediğini göstermeye yetecektir. Mülkiyet düşüncesi her yapıyı kısırlaştırır!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.