Hüseyin YILMAZ

Hüseyin YILMAZ

"Mal iste mal, can iste can vereyim; ya Resulullah (A.S.V.)!"

Mekke ya da Medine'de iki katlı, kerpiçten avlulu bir ev. Avluda üst üste yığılmış gıda çuvalları. İçlerinde buğday veya arpa olduğunu düşünüyor.

Çuvalların üstüne serilmiş koyu yeşil bir cübbe. Birileri kulağına fısıldar gibi, "Resulullah'ın (A.S.V.) cübbesi!" diyor. Diz çöküp cübbenin eteğini öptükten sonra Kelime-i Şehadet getiriyor.

O anda Resulullah (A.S.V.) üstünde az önce öptüğü yeşil cübbe ile doğrulup ayağa kalkıyor. Tarifi güç bir heyecan içinde eğilip mübarek elini öpüyor. Sonra Resulullah'dan (A.S.V.) gelen bir hamle ile kucaklaşıyorlar; sımsıkı, sıcacık bir kucaklaşma. Sarılmış vaziyette, yanağı Resulullah'ın (A.S.V.) saç ve boynuna temas ederken:

"Mal iste mal, can iste can vereyim; ya Resulullah (A.S.V.)!" diyor.

Der demez de gözlerini açıyor. Hanımı çoktan abdestini alıp sabah namazına durmuş. Namaz kılmak için yataktan doğrulurken, "Ya Resulullah (A.S.V.), bende mal yok, canım ise her zaman sana kurban!" diye düzeltiyor rüyadaki sözünü.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.