Altın Garantili Yuan, Bretton Woods’un Sessiz Cenaze Namazı

I. Güvenin İflası ve Sermayenin Hicreti (2001 - Günümüz)

Biraz gerilere doğru uzanalım.11 Eylül saldırılarından sonra ABD’nin çıkardığı Patriot Act ve sonrasındaki JASTA (Terörizmin Destekçilerine Karşı Adalet Yasası) gibi düzenlemeler; Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez sermayesine şu mesajı verdi: "Paran benim bankalarımda durduğu sürece, benim siyasi kararlarıma mahkûmsun. İstediğim an 'terörle bağlantılı' diyerek bu paralara el koyabilirim."

Bu korku; Arap sermayesini paralarını sadece Batı'da tutmak yerine, "fiziksel varlıklara" (Altın, Gümüş, Gayrimenkul) ve "Doğu piyasalarına" kaydırmaya itti. Hatta paranın bir kısmının da Türkiye'ye geldiği ve büyük projelere sermaye olduğu da, ödemeler dengesindeki fazlalıklardan anlaşılıyordu aslında.

Rusya-Ukrayna savaşında Rusya’nın 300 milyar dolarlık rezervinin dondurulması da bu süreçte büyük bir kırılmaya sebebiyet verdi. Batı, "Dolar artık güvenli bir sığınak değil, bir yaptırım aracıdır" imajını kendi elleriyle çizince; Çin o gün kurduğu "Altın Garantili Yuan" kapısını sonuna kadar açtı.

II. Petroyuan ve Şanghay Altın Borsası (SGE) Hamlesi

Çin, 2017'nin sonlarında dünyaya şunu ilan etti: "Artık petrolü Yuan ile alacağım." Ancak Araplar ve Ruslar başta "Dolar varken neden Yuan alalım, bu kağıt parçasına nasıl güvenelim?" diyerek çekimser kaldılar. Çin, bu direnci kırmak adına Şanghay Altın Borsası (SGE) üzerinden Yuan'ı fiziksel altına çevrilebilir hale getirdi ve bunun garantisini verdi.

Bu hamle; "Bana petrol sat, sana Yuan vereyim; eğer bu Yuan'a güvenmiyorsan, hemen o saniye gelip Şanghay'dan altınını alıp ülkene dönebilirsin" demekti. Bu durum, 1971'de Nixon'ın bitirdiği "altın standardına" (Bretton Woods) geri dönüşün gayri resmi ilanıydı.

III. Fiziksel Hakimiyet ve Dijital Format

Çin, Hong Kong ve Şanghay arasındaki altın piyasasını birleştirdi. Bugün dünyanın en büyük fiziksel altın ithalatçısı ve stokçusu Çin'dir. Londra ve New York borsalarında "kağıat üzerinde" altın dönerken (yani 1 gram fiziksel altın için 100 kağıt sertifika basılırken), Çin fiziksel (elle tutulan) altın piyasasını ele geçirdi. Şimdi bu altın garantisini dijital bir "akıllı kontrata" bağlıyorlar. Rusya’nın Avrupa’ya enerji ticaretinde Çin Yuanı şartını getirmesi, sistemin değişmeye başladığına en büyük göstergelerdendir.

IV. "Gücünü Sakla, Zamanını Bekle" Stratejisi

Çin'in temel stratejisi: "Gücünü sakla, zamanını bekle." Eğer bu hamleleri 2017'de ilan ederek yapsalardı, ABD finansal sistemini (SWIFT) anında üzerlerine salardı. Bunun yerine önce altyapıyı kurdular; ardından Rusya-Ukrayna savaşıyla ABD'nin Rus rezervlerine el koymasını beklediler. Beklenen o kritik hata yapıldığında, Çin hazırladığı sistemi devreye soktu.

V. Hürmüz Boğazı ve Bretton Woods’un Sonu

Dünyanın enerji şah damarı olan Hürmüz Boğazı’ndan her gün milyonlarca varil petrol geçiyor. Bugüne kadar bu petrolün "pasaportu" Amerikan Doları idi. Rusya ve Çin arasındaki bu stratejik nikah; Hürmüz’den çıkan bir tankerin faturasının artık Yuan veya Ruble ile kesilmesi demektir. Bu durum, ABD’nin 1944 Bretton Woods’tan beri süregelen "karşılıksız para basma" imtiyazının (senyoraj hakkı) elinden alınmasıdır. 1970’lerde Suudi Arabistan ile ABD arasında yapılan "Petrolü sadece dolarla sat, biz de seni koruyalım" anlaşmasıyla dolar "rezerv para" olmuştu; ancak bugün bu denge kökten sarsılmaktadır.

VI. Gümüş: Teknolojik Ambargo ve Finansal Silah

Çin sadece altın değil, gümüş de stokluyor. Gümüş sadece değerli bir metal değil; yüksek teknoloji (güneş panelleri, çipler, elektrikli araçlar) için alternatifi olmayan endüstriyel bir ham maddedir. Çin, dünyadaki gümüş üretiminin ve stokunun aslan payını kontrol etmektedir. Eğer yarın "Gümüşü sadece Yuan ile satıyorum" derse, Batı’nın tüm "yeşil enerji" ve "yüksek teknoloji" üretimi kilitlenir. Gümüş, Çin için finansal bir silahtan ziyade bir "teknolojik ambargo" aracıdır.

Not: Tarih boyunca altın/gümüş rasyosu (bir ons altınla kaç ons gümüş alınacağı) $1/15$ veya $1/16$ civarındaydı. Bugün bu oran çok daha açıktır. Çin, gümüşü bu kadar yoğun biriktirerek bu rasyonun bir gün normale döneceğini, yani gümüşün değerinin altına göre çok daha sert patlayacağını öngörüyor. Tokmak da davul da artık Çin'in elindedir; sadece doğru zamanı kollamaktadırlar.

Sonuç

Dünya ekonomisi "itibari (fiat)" sistemden, tekrar "emtia tabanlı" sisteme dönüyor. Rusya’nın Avrupa’ya "Enerji istiyorsan Çin parasıyla öde" demesi, Avrupa’yı imkansız bir tercihe zorlamaktır: Avrupa ya ABD’ye sadık kalıp enerji krizinden donacak ya da Çin’in finansal sistemine teslim olup ABD ile bağlarını koparacak. Kimin elinde daha çok fiziksel varlık (Altın, Gümüş, Petrol, Lityum) varsa, yeni dünyanın nizamını o kuracaktır. O da şu denklemde Çin olarak görünmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.