Ömrümüzden bir yıl daha devriliyor. Her gelen yıla umutla bakmak, beklentilerimizin gerçekleşeceğini ummak adettendir. Yılbaşı gecelerinde en çok tüketilen yiyecekler meyveler ve kuruyemişlerdir. Özellikle çocukların en sevdikleri. O yüzden yılbaşı akşamlarını çocuklar iple çeker.
Çocukluğumda en sevdiğim meyveler mandalina, çilek, muz ve kavundu. Çünkü bunlar kolay soyulur, çekirdeği de yoktur kolay yenir. Anlayacağınız epey hazırcı ve kalpazanmışım yani
Çilek ve kavun yaz meyvesi olduğu için o tarihlerde yılbaşı sofrasında bulunmazdı tabi. Yalnızca kavunun, hamileler için saklanmış kışlık olanı bulunabilirdi o da nadiren. Mandalinanın çekirdeklisinden uzak durur, kavunu da büyükler kesip temizlediği için işime gelirdi. Muz ve mandalina ise kış meyvesiydi zaten. Tabi şimdi yaz-kış ayrımı kalmadı neredeyse. Paran varsa her şey var.
O zamanlar mango, ananas, avokado, kivi gibi egzotik meyveler yok ülkemizde. Zaten muzu da rahmetli Özal ithalatını serbest edince kolay bulur olduk. CHP O zaman da karşı çıkmıştı muz ithalinin serbest olmasına. Yoksa Anamur muzu kolay bulunur ve ucuz bir meyve değildi. Ancak yılbaşı gibi ‘özel’ günlerde görürdük soframızda.
Özgür Özel’in ‘kumar değil’ diye fetva verdiği tombala o gecelerin başlıca eğlencesiydi. Elbette kumar değildi. Büyükler bize mahsusçuktan ütülür, biz de yeni yılın ilk gününün harçlığını doğrultmuş olurduk. Sonraları kahvehanelerde, lokallerde makine ile oynanır oldu. İşte o kumardı. Gençliğimde ‘kazanacağım’ sanırken az para kaybetmiş değilim. 
Eeee… Bir yılı daha tükettik. Leyleğin ömrü laklakla geçermiş. Biz de yazdık çizdik, daha ne kadar ömür verilmişse muhabbetlerimize devam ederiz inşallah. Sağlıkla, esenlikle kalın, yeni yılda huzurunuz, neşeniz, mutluluğunuz eksik olmasın, işleriniz yolunda kazancınız bol olsun, yeni yılınız kutlu olsun.