Sessiz Çoğunluğun Feryadı: O Cenaze Fatih Camii Haziresine Defnedilmemeli!

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bu hassas meselede yetki sahibi olan tüm devlet büyüklerimizden altını çizerek ve yürekten bir istirhamım var.

Bugünlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden bir defin kararı, tabanda ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Lütfen şuna dikkat edelim: Her fırsatta sırtınızı dayadığınız o "sessiz çoğunluk", yüksek irfanı ve ferasetiyle olup biten her şeyi çok net bir şekilde görüyor, işitiyor ve idrak ediyor.

Bu geniş kitlenin sesinin çıkmaması veya cılız çıkması, yaşananlara karşı duyarsız ve "bigâne" kaldıkları şeklinde yorumlanmamalıdır. Bizim mahallenin bir geleneği vardır; bazı yaralar dost bildiklerimiz tarafından açıldığında, hissettiğimiz derin ıstırabı bağırarak belli etmeyiz. Bunun yegâne sebebi edebimiz, devletimize olan sarsılmaz hürmetimiz ve pusuda bekleyen "düşmanı sevindirmeme" hassasiyetimizdir. Bu soylu suskunluk, zinhar yanlış anlaşılarak bir rıza veya kabulleniş sanılmasın.

Fatih Camii Haziresi Kimlerin İstirahatgâhıdır?

Gelelim meselenin özüne... Hayatı boyunca İslam'a ve Müslümanlara karşı sergilediği hasmane tutumla bilinen, mesleği olan tarihçiliği tahrifat ve ihanet aracı olarak kullanan –ki o bilindik diğer "fazlası" da malumunuzdur– bir şahsın, Fatih Camii haziresine defnedilmesi kararı kabul edilebilir bir durum değildir.

Böylesine manevi bir makamın, milletin değerleriyle kavgalı bir isme tahsis edilmesi, bu ülkenin sessiz çoğunluğunun ruhunda onulmaz yaralar açacaktır.

2028 Seçimlerine Giderken Tabana Kulak Verilmeli

Mesele sadece bir defin işlemi değil, aynı zamanda ciddi siyasi neticeleri olacak bir kırılma anıdır. Sözü hiç dolandırmadan, yaklaşan 2028 seçimlerini kastediyorum.

Lütfen artık şu gerçeği görelim ve kabul edelim: 2019 yılından bu yana sandıkta yaşadığımız seçim mağlubiyetlerinin asıl sebebi, muhalefetin harika projelerle halkın karşısına çıkması değildir. Asıl sebep; kendi kemik seçmen tabanımızı küstüren, onları rencide eden ve aidiyet duygularını zedeleyen bu tür "siyasi sakarlıklardır".

Bizi biz yapan değerleri inciten bu hatalar silsilesi artık son bulmalıdır. Kendi kendimize sormadan edemiyoruz: Gerçekten, bu kaçıncı oldu?

Sayın yetkililer, lütfen tabanın sesine kulak verin ve o cenazeyi oraya gömmeyin. Sessiz çoğunluğun kırgınlığı, sandıkta en yüksek sesli cevaba dönüşmeden önce bu yanlıştan dönülmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.