Sanayici Isı Enerjisinde İthal Doğalgaza Nasıl Mahkum Değil!

Sanayici Isı Enerjisinde İthal Doğalgaza Nasıl Mahkum Değil! Elektrikle bu enerjiyi doğalgazdan daha uca mal edebiliyor!Avrupa’da sanayi ısısında elektrik, gazla rekabet ediyor!

Agora’nın Almanya, İtalya ve Polonya analizine* göre, düşük sıcaklıklı endüstriyel ısıtma uygulamalarında elektrikli sistemler fosil gazdan daha avantajlı hale gelebiliyor.
2025-2050 karşılaştırması: Elektrifikasyon önde

Çalışma; Almanya, İtalya ve Polonya için 2025-2050 dönemini kapsayan senaryo modellemesiyle doğrudan elektrifikasyonu; hidrojen, biyometan ve diğer düşük karbonlu alternatiflerle karşılaştırdı.

Her üç ülkede de doğrudan elektrifikasyon, yüksek verimlilik sayesinde emisyonları ve birincil enerji tüketimini en fazla azaltan seçenek olarak öne çıktı. Isı pompalarının mümkün olan yerlerde kullanılması ve perakende elektrik fiyatlarının gaz fiyatlarının üç katının altında kalması durumunda, endüstriyel ısı üretim maliyetlerinde yaklaşık yüzde 20’ye varan düşüş sağlanabileceği hesaplandı.

Buna karşılık hidrojenin emisyon azaltımı daha geç dönemde ve daha yüksek maliyetle gerçekleşirken, biyometan ve biyokütle çözümleri maliyet ve kaynak bulunabilirliği açısından kısıtlarla karşılaşıyor.

Agora Industry ve Agora Energiewende tarafından yayımlanan yeni rapor analizi, Avrupa’da endüstriyel proses ısısının elektriklenmesinin birçok uygulamada fosil gaza kıyasla halihazırda daha ekonomik olduğunu ortaya koydu. Çalışma, özellikle düşük ve orta sıcaklıktaki proseslerde kısa vadede büyük bir dönüşüm potansiyeline işaret ederken, bu potansiyelin hayata geçmesi için güçlü ve tutarlı bir politika çerçevesi gerektiğini vurguluyor. Gözler, yakında açıklanması beklenen AB Elektrifikasyon Eylem Planı’nda: Hızlı ölçek için güçlü politika çağrısı

Avrupa'nın ithal fosil yakıtlara olan yüksek bağımlılığını kırmak ve sanayinin karbon ayak izini silmek için hazırlanan rapor, "Sanayi proses ısıtmasının elektrikli hale getirilmesini" en stratejik ve acil çözüm olarak konumlandırıyor. Hidrojenin pahalı, biyokütlenin ise sınırlı olduğu bu denklemde, doğrudan elektrifikasyonun başarısı sıcaklık seviyelerine ve "elektrik-gaz fiyat makasına" bağlı.

1. Teknik ve Ekonomik Kırılma Noktaları
Agora'nın raporunun analizine göre dönüşüm tek bir hamlede değil, sıcaklık kademelerine göre gerçekleşecek:

• Düşük Sıcaklıklı Prosesler (<80°C) - "Hızlı Kazanım": Gıda, tekstil ve kağıt gibi sektörlerde yoğun olarak kullanılan 80 derece altı prosesler, sanayiciler için bir "hızlı kazanım (quick win)" fırsatıdır. Endüstriyel ısı pompalarının yüksek enerji verimliliği (COP) sayesinde, şu an elektrik fiyatları doğalgazdan 4-5 kat yüksek olsa dahi bu işlemlerin elektrikli hale getirilmesi ekonomik olarak kârlı durumdadır.

• Orta Sıcaklıklı Prosesler - "3 Kat Kuralı": Daha yüksek sıcaklık gerektiren uygulamalarda ise elektrifikasyonun fosil gaza karşı rekabetçi olabilmesi için mevcut 3-5 katlık fiyat makasının daralması şarttır. Elektrik fiyatlarının, gaz fiyatlarının üç katının altına (ideal olarak 1.5 - 2.8 aralığına) inmesi gerekmektedir.

• Makası Daraltmanın 3 Şartı: Bu oranın yakalanması ve sanayicinin maliyetlerinin düşmesi için devletlerin atması gereken üç temel adım var:

a). Yenilenebilir enerji (güneş/rüzgar) kapasitesinin hızla artırılması.

b). Elektrik üzerindeki vergi ve şebeke yüklerinin azaltılması.

c). Etkin ve anlamlı bir karbon fiyatlandırması (ETS) uygulanarak doğalgazın gerçek maliyetinin yansıtılması.

2. Avrupa'nın Stratejik Hedefi:
Agora Industry Direktörü Julia Metz'in de basın yansımalarında vurguladığı gibi, yaklaşan Elektrifikasyon Eylem Planı endüstriyel ısıyı mutlaka önceliklendirmelidir. Bu sayede Avrupalı şirketler hem enerji maliyetlerini düşürecek hem de karbon ayak izlerini küçülterek küresel rekabetçiliklerini (özellikle Çin ve ABD'ye karşı) koruyabileceklerdir.

3. Türkiye İçin Yansımalar ve SKDM (Karbon Vergisi) Baskısı:
Türkiye'deki sanayi de Avrupa ile aynı fiyat tuzağının içindedir. Elektrik, doğalgazdan yaklaşık 3.5 ila 5.5 kat daha pahalıdır. Ancak Türk sanayicisinin önündeki asıl büyük tehdit, 2026'da mali yükümlülükleri başlayacak olan AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'dır (SKDM). Türkiye'de doğalgaz yakarak üretim yapmak bugün ucuz görünse de, bu ürünler Avrupa sınırından geçerken ödenecek karbon vergileriyle o "suni ucuzluk" tamamen yok olacaktır.

4. Sanayici İçin 3 Temel Çıkış Yolu
Bu maliyet uçurumunu aşmak ve karbon vergisine takılmamak için işletmelerin "şebekeden elektrik satın almak" yerine şu stratejileri uygulaması kaçınılmazdır:

a) GES’den Enerji Üretimi: Fabrika çatılarına veya arazilerine Güneş Enerjisi (GES) ve Rüzgar Enerjisi (RES) kurarak bedava ve yeşil elektrik üretmek (Amortisman süreleri 3.5 - 5 yıl).

Yukarıda bahsettiğimiz Avrupa raporundaki "Elektrik, doğalgazdan 3-4 kat daha pahalı olduğu için sanayi elektriğe geçemiyor" tezi, sanayici kendi çatısına GES kurduğunda tamamen çürütülmüş olur.

b) Çatı GES maliyeti (2,5 - 4 USD Cent), sanayi doğalgaz maliyetinin (Türkiye için alt kademede ~3 USD Cent, OSB/üst kademede ~4.5 USD Cent)altına kadar inmiş durumdadır. Kendi elektriğini 3 Cent'e üreten bir sanayici, bu elektriği yüksek verimli bir ısı pompasında kullandığında doğalgazlı kazanlara kıyasla hem enerji faturalarını devasa oranda düşürür hem de SKDM (Sınırda Karbon Vergisi) yükünden kurtulur.

c) Kademeli ve Hibrit Dönüşüm: Fabrikanın tamamını bir anda elektriğe geçirmek yerine, önce 80°C altı ("hızlı kazanım") proseslere ısı pompası entegre etmek. Gerekirse yüksek sıcaklıklar için bir süre daha doğalgazlı sistemleri yedekte tutmak.
d) Uzun Vadeli Sözleşmeler (PPA): Yatırım yapacak alanı olmayanların, yenilenebilir enerji üreticileriyle 10-15 yıllık sabit fiyatlı ve yeşil sertifikalı (I-REC vb.) elektrik alım sözleşmeleri yaparak risklerini sıfırlaması.

Sonuç olarak; sanayide ısıtma proseslerinin elektrifikasyonu artık yalnızca çevresel bir sürdürülebilirlik hedefi değil, küresel rekabette (özellikle Avrupa pazarına ihracatta) hayatta kalmanın ve maliyet avantajı sağlamanın en stratejik hamlesidir. 2026'da devreye giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile ufukta beliren ağır vergi yükleri, fosil yakıtların mevcut "suni ucuzluğunu" çok yakında ortadan kaldıracaktır.

Bu bağlamda sanayicilerimizin, devlet politikalarının elektrik-gaz fiyat makasını daraltmasını pasif bir şekilde beklemek yerine, proaktif davranması şarttır. Çatı, yüzer ve arazi GES/RES yatırımlarını hızlandırmak, düşük sıcaklıklı proseslerde yüksek verimli ısı pompaları ile kademeli (hibrit) dönüşüme hemen başlamak ve imkanı olmayanlar için Uzun Vadeli Alım Sözleşmeleri (PPA) ile maliyetleri sabitlemek en güvenli çıkış yoludur.

Kendi ucuz ve yeşil elektriğini üreten sanayici için ithal doğalgaza mahkumiyet bitmiş demektir; bu dönüşüm, Türkiye sanayisini sadece karbonsuzlaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda tam bir enerji bağımsızlığı ve kârlılıkla geleceğe taşıyacaktır.

*https://www.agora-industry.org/publications/the-business-case-for-electrifying-industrial-heat

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.