Ramazan’ın Bereketi ve Bir Zihniyetin Panik Atakları

Bu yıl yaşadığımız Ramazan, sadece manevi bir iklimin ötesinde, bu topraklarda yıllardır süregelen bir "kültürel prangayı" parçalayıp attı. On yıllardır 'laiklik' kavramını kalkan yaparak İslam’ı zincire vurmaya, toplumsal hayattan izole etmeye çalışan odakların ciddi bir sarsıntı geçirdiğine şahitlik ediyoruz.

Neden mi? Çünkü halkın inancına duyduğu o sarsılmaz teveccüh, tüm suni bariyerleri yıkarak gün yüzüne çıktı. İslam’ı "karanlık" olarak niteleyen, dindarlığı belli kalıplara hapsedip kamusal alandan kovmaya çalışan kesimlerin ayaklarının altındaki zemin kayıyor.

Bir Avuç Azınlığın Huzursuzluğu

Müslüman nüfusun yoğun olduğu bir ülkede, Ramazan coşkusunun bu denli gür bir şekilde yaşanması, birilerini neden bu kadar korkutuyor? Laikliği toplumsal barış değil de dindara baskı aracı olarak gören zihniyet, bugün büyük bir bilgi krizinin içinde. Ramazan pidesinin Karadeniz pidesinden farkını dahi bilmeyecek kadar toplumuna yabancı olanlar, bu manevi iklimi "Talibancılık" gibi uç etiketlerle karalamaya çalışıyor.

Sormak lazım: Bu mu sizin laiklik anlayışınız? Bir inancın coşkuyla yaşanması neden bir kesimi paniğe sevk ediyor?

Hafızalardaki "Militan" Tavırlar

Geçmişe bir bakın; bu milletin gözünün içine baka baka Ramazan günü kameralar önünde su içen devlet adamlarını, mübarek gecelerde içki sofralarından provokatif paylaşımlar yapanları unutmadık. Bir yanda Hz. Muhammed’i (S.A.V) küçümser edalarla ananlar, diğer yanda seçim kazanınca Eyüp Sultan’da "şükür duası" edip ertesi gün İngiliz büyükelçi ile rakı-balık masasında kadeh tokuşturanlar...

Bu samimiyetsizlik ve siyasi çürümüşlük, artık toplumun feraseti karşısında dikiş tutmuyor. Halkın mukaddesatıyla dalga geçerek, baskılayarak veya korkutarak gidilecek bir yol kalmadı.

Nurdan Yoksun Olanın Karanlığı

Müslüman halk, kendisine yapılan tüm bu hakaretlere, küstahlıklara ve dışlanmışlığa rağmen hiçbir zaman fevriliğe kapılmadı; sadece inancına daha sıkı sarıldı. Ramazan’ı bütün imkânlarıyla, neşesiyle ve dayanışmasıyla kutladı.

Eğer birileri bu manzaradan "karanlık" çıkarıyorsa, dönüp kendi iç dünyalarına bakmalıdır. Zira nurdan yoksun olanlar, güneşin en parlak olduğu anda bile karanlıkta kalmaya mahkûmdur. Bu toprakların mayası İslam’dır ve bu maya, tüm suni ayrıştırma çabalarına rağmen sapasağlam yerinde duruyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.