Hayrettin TURAN

Hayrettin TURAN

Ortadoğu’da Kartlar Yeniden Karılıyor: ABD-İsrail Hattında İran Kumarı

25 Haziran 2025 sabahı dünya, alışık olduğumuz o "danışıklı dövüş" tiyatrolarından çok daha farklı, karanlık bir sabaha uyandı. Hatırlarsanız, nisan ayındaki o 12 günlük "horoz dövüşü" benzeri gerilim, bölgedeki tansiyonu kontrollü bir seviyede tutmuştu. Ancak bu kez durum başka. Karşımızda, İsrail’in ABD’yi adeta bir oldu-bittiye (emr-i vaki) getirerek sürüklediği, ucu bucağı kestirilemeyen garip bir savaş var.

Bölgesel Yangın mı, Cihan Harbi mi?

Şu an cevabı en çok merak edilen soru şu: Bu birkaç günlük bir "dalaşma" olarak mı kalacak, yoksa tüm bölgeyi ateşe verecek bir felakete mi dönüşecek? Düşük bir ihtimal de olsa, kıvılcımın bir cihan savaşına evrilme riski masada duruyor.

Bu savaşın mimarı net: İsrail. Kendi "Arz-ı Mev'ud" hayalleri uğruna bölgeyi kanlı bir maceraya sürükleyen Tel Aviv, istemediği halde Washington’ı da arkasından sürüklüyor. Ancak bu sefer Batı bloğunda çatlaklar var; Avrupa, ABD ve İsrail’in yanında saf tutmaya yanaşmıyor. Körfez’de ise BAE haricinde (ki kendisi adeta İsrail’in bir vilayeti gibi hareket ediyor) kimse bu ateşin parçası olmak istemiyor.

Dostlar Alışverişte, İran Yalnızlıkta

Rusya, Çin ve Türkiye saldırıyı kınadı, evet. Ancak bu kınama "İran’ın yanındayız" anlamına gelmiyor. Ülkelerin bu mesafeli duruşunun sebebi, bölgenin barındırdığı kritik riskler. Dünya artık şunu görüyor: İsrail’in bu saldırganlığı sadece İran ile sınırlı kalmayacak. Eğer İsrail burada istediğini alırsa, bir sonraki hedef kaçınılmaz olarak Türkiye olacaktır. Lakin hesap etmedikleri bir şey var: İşler Tevrat’ın kehanetlerine göre değil, zulmün kökünün kazınacağı ilahi adalete göre sonuçlanacaktır.

İran: Halkı Kardeş, Devleti Sorunlu

Burada iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmalıyız. İran halkı bizim canımızdır, kardeşimizdir. Ancak İran devleti, maalesef sicili kabarık bir yapıya dönüştü. İsrail on binlerce Filistinliyi şehit ederken, İran’ın son 12 yılda bir milyondan fazla Sünni Müslüman’ın kanına girmesi, canilikte Siyonizm ile yarıştığının acı bir göstergesidir.

İran, eğer Türkiye gibi güvene dayalı bir kardeşlik hukuku kurabilseydi; bugün ne Suriye’de ne de kendi topraklarında bu kadar savunmasız kalırdı. Bakınız: Suriye, Libya, Azerbaycan, Katar... Türkiye’nin gölgesinin olduğu her yerde güven ve selamet vardır.

"Kevgire Dönmüş" Bir Savunma Hattı

Sekiz ay önceki saldırılardan hiç mi ders alınmaz? İsrail uçakları 1500 kilometre yol kat ediyor, üç ülkenin hava sahasını deliyor ve İran’da istediği noktayı vurup elini kolunu sallayarak dönüyor. Üstelik içerideki Siyonist ajanlar, koordinatları adeta altın tepside sunuyor. Etrafında barışık olduğu tek bir komşusu kalmayan, hava savunması çökmüş bir İran tablosu var karşımızda.

Sonuç olarak; Biz elbette tarafız; mazlum İran halkının ve kardeşlik hukukunun yanındayız. Ancak bu, İran devletinin stratejik hatalarına ortak olacağımız anlamına gelmez. Temennimiz, İran’ın bu yönetimsel hatalardan arınarak normalleşmesi ve düştüğü bu çukurdan bir an önce kurtulmasıdır.

ABD ve İsrail’in zulmü elbet bir gün kendi ateşinde yanacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.