Asgari ücretin 28.075.50TL olarak belirlenmesiyle birlikte, denetimin neredeyse hiç olmadığı Muş ilinde fiyatlar adeta gece yarısı operasyonuyla iki katına çıktı.
Pazar yeri yok, esnaf başına buyruk, kontrolsüz, vatandaş ise çaresizliğe terk edilmiş durumda. Belediye ise bu tabloya seyirci.
Daha doğrusu, belediye hizmet üretmek yerine kendi iç çekişmeleriyle meşgul. Resmî başkan ile eş başkan arasındaki kavgalar, vatandaşın sofrasındaki ekmeği büyütmüyor; aksine her geçen gün daha da küçültüyor.
Unutulmamalıdır ki belediyeler, şahsi hesaplaşmaların, siyasi güç savaşlarının ya da koltuk kavgalarının adresi değildir. Belediye, devletin vatandaşa uzanan hizmet elidir. O el bugün Muş’ta yoktur.
Vatandaş fahiş fiyatlarla boğuşurken, kontrolsüz esnafta etiketler her gün değişirken, asgari ücret daha cebe girmeden buharlaşırken, belediyenin asli görevi kavga etmek değil; denetlemek, korumak ve hizmet etmektir.
Kavganız milletin derdine derman olmuyor. Hizmet üretmeyen tartışmalar, vatandaşa yükten başka bir şey değildir. Eğer kavga edecekseniz, bunu mesai sonrası yapın.
Çünkü bugün Muş’ta belediye yönetimi kavga etme lüksüne değil, hizmet etme zorunluluğuna sahiptir.
Bu şehir laf değil, icraat bekliyor.
Bu millet mazeret değil, sorumluluk istiyor.