Dünya üzerindeki hiçbir inanca, ırka veya topluma karşı içimde bir kin beslemeden bugünlere geldim. Ancak bugün geldiğimiz noktada, insanlığın sürüklendiği bu karanlık tablo karşısında sükuneti korumak imkansız hale geliyor. Karşımızda öyle bir yapı var ki; kazanamadıkça daha fazla şiddete başvuran, kaybettikçe "daha fazla kan dökeceğim" diye haykıran bir canavara dönüşmüş durumda.
Kibirli Bir Diplomasi ve Atanmış Liderler
Küresel güçlerin sergilediği bu özgüven patlaması, artık sadece bir dış politika meselesi değil, açık bir kibir gösterisidir. Kendi çıkarlarına hizmet etmesi için ülkelerin hiyerarşisini hiçe sayanlar, diplomatik teamülleri ayaklar altına alarak "benim istediğim kişi lider olacak" küstahlığını sergiliyor.
Bir yanda "kesinkes anlaşacağız" deyip, diğer yanda "anlaşma olmayabilir" diye zikzak çizen tutarsız bir yönetim anlayışı... Maalesef dünya, ne yapacağı belli olmayan, öngörülemez ve akıl tutulması yaşayan bir irade tarafından uçuruma sürükleniyor.
Vicdanını Benzin Fiyatına Satan Toplumlar
Bu tablonun en acı verici kısmı ise halkların duyarsızlığı. Modern dünya insanı öyle bir konfor alanına hapsolmuş, öyle bir maddeci bakış açısına bürünmüş ki; sınırların ötesinde açlıktan ve susuzluktan ölen çocukların çığlığı, onların evindeki televizyonun sesini bastıramıyor.
Bugün "medeni" dediğimiz toplumların öncelik sıralamasına bir bakın:
-
Yükselen petrol ve benzin fiyatları,
-
Bireysel ekonomik kaygılar,
-
Sadece kendi askerlerinin kaybı.
İnsanlık onuru, katledilen bebeklerin kanı bu listede yer bulamıyor. Sokaklara dökülenlerin samimiyeti ise büyük bir soru işareti. "Savaşa Hayır" diye bağıranların çoğu, aslında savaşı değil, yıpranmış figürleri hedef alıyor. Mesele barış değil, sadece vitrin değişikliği.
Son Söz: İnsanlık Nereye?
Daha fazla ağır söz sarf ederek kalemimi kirletmek istemiyorum ama şunu da sormadan edemiyorum: Vicdanını rahat koltuklarına ve ekonomik konforuna kurban eden bir dünya, yarın kendi çocuklarına nasıl bir gelecek bırakacak? Bu lanetli sessizlik, dökülen her damla kanda pay sahibi olmaya devam ediyor.