"Mescid-i Aksa Kapatılıyorsa Sinagoglar da Kapatılmalı": İsrail’in Kısıtlamalarına Sert Tepki
İsrail yönetiminin, İran ile yaşanan gerginliği gerekçe göstererek kutsal mekanlar üzerindeki baskısını artırması büyük tepki çekiyor.
Yaklaşık bir aydır Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim’in ibadete kapalı tutulmasına karşı, Türkiye’deki sivil toplum kanadından radikal bir çağrı geldi: "Misilleme olarak tüm sinagoglar kapatılmalı."
"Savaş Bahane, Hedef Kutsal Mekanlar"
Bölgedeki yerel kaynaklar, İsrail’in güvenlik gerekçesiyle uyguladığı kısıtlamaların sistematik bir "sessizleştirme" politikasına dönüştüğünü belirtiyor. Bir ayı aşkın süredir Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya girişlerin engellenmesi, İslam dünyasında büyük bir öfkeye yol açmış durumda. Eleştirilerin odağında ise sadece İsrail değil, sessiz kalan kurumlar da var.
Diyanet'e "Hutbe" Eleştirisi
Gündemi değerlendiren aktivistler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bölgedeki yangına karşı etkisiz kaldığını savunuyor. Yapılan açıklamalarda, Diyanet’in güncel meselelerden uzak hutbelerle halkın tepkisini yatıştırdığı iddia edilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bölge ateşe verilmişken, kutsal emanetimiz Mescid-i Aksa bir aydır kapalıyken Diyanet ninni niyetine hutbeler okuyor. Bu pasif tutum kabul edilemez."
"Misilleme Şart" Çağrısı
Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasına karşılık Türkiye’nin somut bir adım atması gerektiğini savunan çevreler, karşılıklılık ilkesinin işletilmesini istiyor. Yapılan sert çağrıda, "İşbirlikçi yöneticilerden adım beklenmemeli; Mescid-i Aksa açılana kadar Türkiye’deki tüm sinagogların kapatılacağı ilan edilmelidir" denilerek tepkinin diplomatik sınırların ötesine taşınması talep edildi.