Murat İLKTER
Merkantilist Haydut ve Enerji Savaşları: Trump'ın "Hediye" Paketi
Küresel ticaret savaşları, masada başlayıp sahada biten amansız bir satranç oyununa dönüştü. Bugünlerde herkesin dilinde aynı soru: İran, Amerika’ya ne hediyesi verdi? Aslında mesele bir nezaket ziyareti değil, tamamen "Merkantilist bir haydutluğun" enerji üzerindeki tahakküm mücadelesidir.
Enerji Koridorunda Çin-ABD Çatışması
Çin, yıllardır İran ve Venezuela’dan aldığı ucuz petrol sayesinde devasa bir üretim motoruna dönüştü. Amerikan ekonomisini altüst eden bu büyüme karşısında Washington’un elinde tek bir koz kaldı: Enerji vanasını ele geçirmek. ABD, Çin kadar güçlü bir üretim altyapısına sahip olmadığı için rakibini ancak enerji kaynaklarını keserek ya da maliyetlerini artırarak durdurabilir.
Dünyada Türkiye ekonomisinin yıllık hacmi 1,3 trilyon dolar seviyelerindeyken, 39 trilyon dolarlık devasa bir borç yükü altındaki Amerika’nın Çin’e teslim olmaya niyeti yok. Bu yüzden petrol fiyatlarını belirleme yetkisini kimseye bırakmak istemiyorlar.
Venezuela’dan İran’a: Haraç Diplomasisi
Süreç önce "zayıf halka"dan başladı. Maduro’yu deviremeyenler, Venezuela’nın petrolüne abluka ve "uyuşturucu kaçakçılığı" bahanesiyle el koydu. Hint Okyanusu’nda gasp edilen tankerler, aslında Tahran’a gönderilen birer mesajdı: "Ya haracını verirsin ya da sıradaki sensin!"
Bugünlerde "Sarı Pinokyo"nun ağzından düşürmediği o meşhur "hediye" de tam olarak burada gizli. ABD Hazine Bakanı Bessent’in geçtiğimiz günlerde İran tankerlerine kısmi satış izni verildiğini açıklaması tesadüf değil. Gasp edilen tankerlerden biri muhtemelen çoktan Amerikan limanlarına yanaştı bile. Washington, İran’a açıkça şunu söylüyor: "Bana payımı verdiğin sürece petrol satabilirsin; aksi takdirde Hark Adası’na iner, ticari gücünü sıfırlarım."
Tarzan Zorda: ABD’nin İran Çıkmazı
Ancak hesaplananla gerçek her zaman bir olmuyor. Amerika’nın karşısında üç büyük engel var:
-
Bilinmezlik: İran’ın gerçek füze kapasitesi hala bir muamma.
-
Lojistik: Hürmüz Boğazı’na girmek, çıkmaktan çok daha zor bir askeri operasyon.
-
Coğrafi Dezavantaj: Hark Adası stratejik ama İran’ın coğrafi üstünlüğü karşısında dar bir cephe.
Trump yönetimi her ne kadar "füzeleri bitti" dese de, olası bir sıcak çatışmada Amerikan askerlerinin tabutlarla dönme ihtimali Beyaz Saray’ın uykularını kaçırıyor. Üstelik Hark Adası ele geçirilse bile, İran içeriden vanayı kapattığı an o tesislerin hiçbir hükmü kalmayacak.
Kısacası; bir yanda atom bombası hayalleri kuranlar, diğer yanda petrolü silah gibi kullanan "Merkantilist haydutlar" var. Ama unutulmamalı ki, köşeye sıkışan Tarzan’ın hamleleri her zaman öngörülebilir olmayabilir.