Şinasi KARA
İran’ın Kadim Stratejisi: İç Sorunları Savaşla Örtmek mi?
Dünya siyasetinin en karmaşık ve öngörülemez aktörlerinden biri olan İran, bugün yine mercek altında. Bölgedeki gerilim tırmanırken, pek çok analizci şu soruyu soruyor: İran neden savaşın bitmesini istemiyor? Görünürdeki diplomatik söylemlerin ötesine geçtiğimizde, cevabın binlerce yıllık bir devlet geleneğinde saklı olduğunu görüyoruz.
Tarihin Tekerrürü: Atosa’nın Tavsiyesi
İran’ın mevcut stratejisi, aslında kökleri M.Ö. 5. yüzyıla, Ahameniş Hanedanlığı dönemine kadar uzanan kadim bir "beka" yöntemine dayanıyor. O dönemde sınırlarını Ege kıyılarına kadar genişleten Ahameniş Şahı, ekonomik olarak bir getirisi olmayan Atina’ya neden sürekli sefer planları yapıyordu?
Cevap, Şah’ın eşi Atosa’nın o meşhur uyarısında gizliydi: “İçerideki gücü dışarı aktarmazsan, o güç sana döner.”
Bu temel kural, ulus devletler için bugün de geçerliliğini koruyor. İran, içerideki sosyo-ekonomik huzursuzlukları ve yapısal sorunları, dışarıdaki bir "savaş" veya "gerilim" ortamıyla perdelemeyi bir devlet politikası haline getirmiş durumda. Savaş devam ettiği sürece iç gündem, dışarıdaki çatışmalarla gölgeleniyor.
Maliyet Savaşı: Dronlar ve Asimetrik Güç
Günümüz savaşları yalnızca mermilerle değil, bütçelerle de kazanılıyor. İran, bu noktada oldukça kritik bir asimetrik strateji uyguluyor. 10 bin dolar maliyetli bir dron ile milyonlarca dolar değerindeki Patriot hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirebilmek, oyunun kurallarını kökten değiştiriyor.
Ekonomik maliyet hesabı yapıldığında, İran’a 1 birim maliyeti olan bir hamle, ABD tarafında 1000 birimlik bir ekonomik yük oluşturabiliyor. Bu maliyet farkı, ABD’nin askeri üstünlüğünü eriten en büyük tehdit haline geliyor.
Hürmüz Boğazı: Ekonomik Silahın Gücü
Son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden verilen mesajlar, savaşın artık sadece askeri bir saha olmadığını kanıtladı. Ekonomik silah, askeri silahtan çok daha derin yaralar açabiliyor. İran, boğazı bir koz olarak kullanarak küresel enerji piyasalarına ve dolayısıyla rakip ülkelerin ekonomisine doğrudan baskı uyguluyor.
Küresel Bir Kırılma Noktası
ABD ve İran arasındaki gerilim, artık iki ülkenin kendi iç meselesi olmaktan çıktı. Rusya’nın İran’a verdiği açık destek, Çin ve Kuzey Kore ekseninin sessiz ama kararlı duruşu, süreci bir bloklar arası rekabete taşıdı.
ABD, işin maliyetinin ve stratejik ağırlığının farkında olduğu için bir an önce barışçıl bir çözüm arayışında. Ancak İran, "içerideki gücü dışarı aktarma" stratejisini bırakmadığı sürece, bu ateşin ne zaman söneceği belirsizliğini koruyor. Eğer denge korunamazsa, bölgesel çatışmaların dünya savaşına evrilme riski, masadaki en karanlık senaryo olmaya devam edecek.