Mehmed Sıddık ALADAĞ

Mehmed Sıddık ALADAĞ

FİTİL KULLANIMI, KÖPE DELİKLERİ, YARA MEHSİ,GUSÜL VE NAMAZ ABDESTİNİ NASIL ETKİLER?

FİTİL KULLANIMI, KÖPE DELİKLERİ, YARA MEHSİ,GUSÜL VE NAMAZ ABDESTİNİ NASIL ETKİLER?

Şâfiî mezhebine göre vajinadan fitil kullanmak cenabet (gusül) abdesti gerektirmez.

Gusül (Cenabetlik) Bakımından Hüküm
Gusül abdestini (boy abdestini) gerektiren durumlar cinsel ilişki veya şehvetle meni gelmesidir.

Tedavi veya başka bir amaçla vajinadan fitil, ilâç veya benzeri bir cisim sokulması cinsel bir doyum (orgazm) veya meni çıkışına sebep olmadıkça guslü gerektirmez.

Normal Abdest Bakımından Hüküm
Şâfiî mezhebinde tenasül organına (ön ve arka yola) dışarıdan bir şeyin sokulması veya ilaç konulması normal abdesti de bozmaz.Ancak Şâfiî mezhebinde çıplak elle kendi tenasül organına (avret mahalline) dokunmak abdesti bozar.

Bu yüzden fitil uygulanırken çıplak elle avret yerine temas edilmemesi (örneğin eldiven kullanılması) abdestin korunması açısından önerilir.Fitil eriyip dışarıya bir sıvı veya akıntı olarak akarsa, gelen bu sıvı normal abdesti bozar; ancak gusül abdestini etkilemez.

Şâfiî mezhebine göre vajinal fitil (veya fitilin eriyip dışarı sızması) kesinlikle cenabetlik (gusül abdesti) gerektirmez.Sorunuzun devamında belirttiğiniz fitilin eriyip dışarı sızması ve namaz abdestine etkisi ile ilgili detaylar mezhebe göre şu şekildedir:

1. Fitilin Eriyip Dışarı Sızması Namaz Abdestini Bozar mı?Evet, bozar. Şâfiî mezhebinde abdesti bozan temel durumlardan biri, ön veya arka yoldan (avret yerlerinden) dışarıya herhangi bir sıvının, katının veya gazın çıkmasıdır.

Vajinaya konulan fitil eridikten sonra dışarıya bir sızıntı, akıntı veya ıslaklık olarak çıkarsa bu çıkış namaz abdestini geçersiz kılar. Dolayısıyla namaz kılmadan önce abdestin yenilenmesi gerekir.

2. Sızıntı Sürekli Devam Ediyorsa Ne Yapılmalı? (Özür Durumu)Eğer fitilin eriyip dışarı sızması saatlerce durmaksızın devam ediyorsa ve namaz kılacak kadar bile kesilmiyorsa, fıkıhta bu durum özür (akıntı) hükmüne girer.

Bu durumda şu adımlar izlenir:Namaz vaktinin girmesi beklenir (Vakit girmeden özürlü kimse abdest alamaz).Eczaneden alınan fitilin sızıntısı namaz esnasında çamaşıra bulaşmasın diye avret yeri güzelce temizlenir ve pamuk/ped ile korunmaya alınır.

Vakit girdikten sonra namaz abdesti alınır.Bu abdestle sadece bir farz namaz ve istenildiği kadar nafile namaz kılınabilir. Bir sonraki farz namaz için sızıntı devam ediyorsa süreç tekrarlanır.

3. Uygulama Esnasında Abdestin Bozulması (Temas Meselesi)Şâfiî mezhebinin çok önemli bir detayına dikkat etmek gerekir:

Şâfiî mezhebine göre kişinin kendi çıplak eliyle (avuç içi veya parmakların iç kısmıyla) avret yerine temas etmesi abdesti doğrudan bozar.Bu nedenle fitili yerleştirirken çıplak elle o bölgeye dokunulursa, fitilden dolayı değil, tene temas edildiği için namaz abdesti bozulur.

Çözüm: Fitili yerleştirirken eldiven kullanmak veya tıbbi bir aparat/tülbent yardımıyla arada engel bulundurarak yerleştirmek abdestin bozulmasını engeller.

Vajinal fitil kullanımı hiçbir şekilde gusül (cenabetlik) gerektirmez; ancak fitilin eriyip dışarı sızması namaz abdestini bozar. Uygulama sırasında da çıplak elle temas etmemek için eldiven kullanılması fıkhen kolaylık sağlar.

Köpe delikleri:
Küpe delikleriyle ilgili uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:Delik Açıksa ve Su Geçiyorsa: Eğer kulak deliği açıksa, gusül esnasında küpeyi hafifçe oynatarak veya parmakla ovalayarak suyun deliğin içine girmesini sağlamak yeterlidir.

Küpeyi illa çıkarmak şart değildir; suyun içeri sızması kafidir.Delik Çok Küçük veya Sıkışmışsa: Eğer delik çok darsa, küpeyi çıkarıp suyun oraya ulaşması için deliğin üzerini ıslatıp hafifçe ovalamak gerekir.

Delik Tamamen Kapanmışsa: Eğer kulak deliği zamanla tamamen kapanmış ve et birbirine kaynamışsa, artık orası vücudun dışı değil içi (et) sayılır.

Bu durumda kapanan deliğin içini zorla yıkamaya çalışmak gerekmez, sadece kulağın dışını yıkamak yeterlidir.Kısacası, su sızabilecek durumdaki açık deliklerin ıslanması gerekirken, tamamen kapanmış delikler için bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Yara:
Şafii mezhebine göre vücutta bir yara, alçı veya sargı bulunması durumunda abdest ve gusül (boy abdesti) kuralları Hanefi mezhebinden önemli ölçüde ayrılır.

Şafii fıkhında bu durum bir zaruret ve ruhsat meselesidir ve temel kural şudur: Yaraya zarar vermeyecek sağlam yerler suyla yıkanır, yaranın üzeri meshedilir ve yıkanamayan kısım için teyemmüm yapılır.

Kulak deliğindeki yara veya vücudun herhangi bir yerindeki yara durumunda abdest ve guslün nasıl alınacağı aşağıda detaylandırılmıştır:

1.Yara Açıkta İse (Sargı Yoksa)Yaranın üzerinde alçı, sargı veya bant bulunmuyorsa şu adımlar izlenir:

Sağlam Yerler Yıkanır: Vücudun veya abdest azasının yarasız olan sağlam kısımları su ile tamamen yıkanır.Yaranın Üzeri Meshedilir: Suya dayanabiliyorsa yaranın üzeri ıslak elle meshedilir. Eğer su değmesi tamamen yasak veya zararlıysa mesh de terk edilir.

Teyemmüm Yapılır: Suyun değmediği yara bölgesi için temiz bir toprakla teyemmüm alınır.

Not: Normal abdest alırken teyemmümün, yaranın bulunduğu uzvun yıkanma sırası (tertip) geldiğinde yapılması gerekir. Gusülde ise sıranın önemi olmadığından, boy abdestinin herhangi bir anında teyemmüm yapılabilir.

2. Yara Sargılı İse (Alçı, Sargı Bezi veya Yara Bandı Varsa)Yaranın üzerinde su geçirmeyen bir sargı, alçı veya yara bandı varsa Şafii mezhebinde şu 3 işlemin bir arada yapılması farzdır:

Yıkama: Sargının dışında kalan tüm sağlam yerler yıkanır.Mesh: Sargının veya bandın tamamının üzeri ıslak elle meshedilir (Hanefi'de çoğunluğunu meshetmek yeterliyken Şafii'de sargının tamamı meshedilmelidir).

Teyemmüm: Sargının altında kalan ve su ulaştırılamayan bölge niyetine ayrıca teyemmüm edilir.Şafii Mezhebinde Çok Önemli Bir Detay:

Namazın Kazası
Şafii mezhebinde sargılı veya yaralı bir uzuvla kılınan namazların sonradan kaza edilip edilmeyeceği, sargının konulduğu andaki duruma ve yaranın yerine bağlıdır:

Abdestli/Gusüllü Konulma Şartı: Sargı, alçı veya yara bandı vücuda yapıştırılırken kişinin abdestli veya gusüllü olması gerekir. Eğer abdestli veya gusüllüyken sarılmışsa ve yara teyemmüm azaları (yüz ve eller) dışındaysa, iyileştikten sonra namazların kaza edilmesi gerekmez.

Abdestsiz Sarıldıysa: Eğer sargı abdestsizken sarılmışsa veya yara yüz/el gibi teyemmüm azalarındaysa, o süreçte kılınan namazların yara iyileştikten sonra kaza edilmesi (yeniden kılınması) farzdır.

Sizin Durumunuz İçin Pratik Çözüm
Eğer kulak deliğinizde veya vücudunuzda su değmemesi gereken bir yara varsa ve Şafii mezhebine göre teyemmüm etmek, sargıyı abdestli sarmak veya ileride namazları kaza etmek size ağır/zor gelecekse; fıkıhta kolaylık ilkesinden hareketle bu ibadet özelinde Hanefi mezhebini taklit edebilirsiniz.

Hanefi mezhebinde yara üzerine sadece mesh etmek yeterlidir, ayrıca teyemmüm yapmaya veya namazları sonradan kaza etmeye gerek yoktur.

Banyodan kovadaki su ile cenabet:
Evet, Şafii mezhebine göre kovadaki su ile alınan cenabet abdesti kesinlikle geçerlidir. Kovadaki su temiz olduğu sürece o suyla gusül alıp cünüplükten çıkabilirsiniz.

Ancak Şafii mezhebinin su hükümleri çok hassas ve sıkı olduğu için, kovadaki suyla abdest alırken şu iki hayati kurala mutlaka dikkat etmelisiniz:

1. "İğtiraf" (Kovadan Suyu Tasla Alma) Niyeti Yapmalısınız
Şafii mezhebinde en önemli kural budur. Cünüp olan bir kişi, yüzünü veya ellerini yıkadıktan sonra (yani gusle başladıktan sonra) elini veya suyu aldığı tası kovaya daldırırken iğtiraf (suyu dışarı aktarmak/kepçelemek) niyeti etmelidir.

Niyet şöyledir:
İşte tam elinizi suya daldırırken kalbinizden "Niyyetü'l-İgtiraf" yani "Ben elimi bu suya, o suyu dışarı kepçeleyip çıkarmak için sokuyorum, elimi kabın içinde yıkamak için değil" diye niyet etmeniz gerekir.

Eğer bu niyet edilmezse: Elinizi veya tası kovaya daldırdığınız an, kovadaki su fıkhen "müstamel" (kullanılmış) su hükmüne geçer. Şafii mezhebinde müstamel su cünüplüğü gidermez. Dolayısıyla kovadaki kalan suyla gusül abdestiniz geçersiz olur.

Ne yapmalısınız? İçinizden "Bu kovadaki suyu yıkanmak için değil, sadece dışarıya almak/aktarmak için el daldırıyorum (veya tas daldırıyorum)" diye niyet etmelisiniz. Ya da en güvenli yol olarak; elinizi hiç kovaya sokmadan, kovanın sapından tutup suyu doğrudan başınızdan aşağı dökmelisiniz.

2. Kovadaki Su "Kuleteyn"den Az İse Sıçratmamalısınız
Şafii mezhebinde durgun su bir iki kova kadarsa (yani yaklaşık 200 litreden az ise) buna "az su" denir.Az suların içine vücudunuzdan akan tek bir damla gusül suyu (müstamel su) sıçrarsa veya elinizdeki bir necaset (kirlilik) değerse, o suyun tamamı anında bozulur ve o suyla gusül alınamaz.

Ne yapmalısınız? Yıkanırken vücudunuzdan, saçınızdan süzülen suların kesinlikle kovanın içine geri dökülmemesine dikkat edin. Kovayı kendinizden uzak bir noktaya koyun.

Şafii Mezhebine Göre Kovayla Gusül Almanın En Garanti Yolu:

Niyetinizi getirin: "Niyet ettim cenabetliği kaldırmaya (farz olan guslü almaya)."Kovadaki suya elinizi asla daldırmayın. Kovanın içinden suyu alırken hep bir tas veya maşrapa kullanın.

Tası daldırırken içinizden suyu dışarı almak için daldırdığınızı düşünün (iğtiraf niyeti).Vücudunuzdan akan suların kovaya geri gitmesini engelleyin.

Hanefi mezhebine taklit:

Şafii mezhebine mensup bir kişinin, ibadetlerde karşılaştığı bir zorluk veya meşakkat karşısında Hanefi mezhebini taklit etmesi (telfik yapması) İslam fıkhında caiz görülmüştür.

Özellikle suyun az olduğu durumlar (kova ile yıkanmak gibi) veya yara/sargı meselelerinde Hanefi mezhebinin kuralları büyük kolaylık sağlar.

Ancak bir amelde Hanefi mezhebini taklit edebilmek için yerine getirilmesi gereken 3 temel şart vardır:

1. Taklit Niyeti Yapmak
İbadete başlamadan önce kalben veya dil ile Hanefi mezhebine uyacağınıza niyet etmeniz gerekir.
Örnek Niyet: "Niyet ettim bu boy abdestinde (veya yara durumunda) Hanefi mezhebini taklit etmeye / Hanefi mezhebine uymaya.

2. Hanefi Mezhebinin O İbadetteki Tüm Farzlarını Yerine Getirmek
Hanefi mezhebini taklit ettiğinizde, o ibadetin geçerli olması için Hanefi fıkhına göre gerekli olan bütün farzları eksiksiz yapmalısınız.

Örneğin gusül abdestinde taklit yapıyorsanız:Ağza su vermek (mazmaza): Şafii'de sünnet iken, Hanefi'de farzdır. Ağzın içini iyice çalkalamalısınız.

Burna su vermek (istinşak): Şafii'de sünnet iken, Hanefi'de farzdır. Suyu burnun sert kemiğine kadar çekip temizlemelisiniz.

Bütün vücudu yıkamak: Vücutta iğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde her yeri yıkamalısınız (Bu kural iki mezhepte de ortaktır).

3. "Telfik-i Batıl" Yapmamak (Keyfi Mezhep Karıştırmamak)Bu kural, iki mezhebin kolaylıklarını keyfi olarak birleştirip iki mezhebe göre de geçersiz bir ibadet ortaya çıkarmamaktır.

Hatalı Örnek: Gusül alırken Şafii'nin kolaylığına kaçıp ağzınıza ve burnunuza su vermezseniz, aynı anda su hükümleri için de Hanefi'yi taklit etmeye çalışırsanız yaptığınız abdest geçersiz olur.

Çünkü ağız ve burun yıkanmadığı için Hanefi'ye göre; su kullanımı kuralları ihlal edildiği için Şafii'ye göre abdestiniz bozulmuş olur.

Doğru Uygulama: Gusle başlarken Hanefi'yi taklit etmeye niyet edip, ağzınızı ve burnunuzu iyice yıkayıp boy abdestini bitirmelisiniz. Böylece abdestiniz Hanefi mezhebine göre tam ve kusursuz olur.

Kovadaki Su ve Yara Durumunda Hanefi Taklidinin Sağladığı Kolaylıklar:Kova Kullanırken: Hanefi mezhebinde elinizi kovaya daldırmakla veya vücudunuzdan su sıçramasıyla su hemen "müstamel" (kullanılamaz) olmaz. Şafii'deki o katı "iğtiraf niyeti" zorunluluğu Hanefi'de yoktur.

Rahatça kovadan su alıp yıkanabilirsiniz.
Yara Durumunda: Şafii'deki gibi hem yıkama, hem mesh, hem teyemmüm, hem de ileride namazı kaza etme zorunluluğu yoktur. Hanefi'de yaranın üzerini sargı üzerinden bir kere meshetmek yeterlidir ve bu namazlar asla kaza edilmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.