Bugün yaşadığımız ekonomik kriz, yalnızca rakamların, faiz oranlarının ya da piyasa dalgalanmalarının meselesi değil. Asıl kriz, insanın iktisatla kurduğu ilişkinin anlamını yitirmiş olmasıdır. Kazanmanın amaç, büyümenin kutsal, tüketmenin erdem sayıldığı bir dünyada iktisat artık insanı taşımıyor; insanı aşındırıyor.
Dr. Mücahide Küçüksucu’nun kaleme aldığı İslami Ekonomi ve Finansal Alternatifler, tam da bu aşınmanın başladığı yerde söze giren bir çalışma. Yazar, kapitalist iktisadî düzeni yalnızca sonuçları üzerinden değil, onu mümkün kılan zihniyet, tarih ve değer dünyası üzerinden sorguluyor. Çünkü bir sistemi eleştirmenin en sahici yolu, onun hangi insan tasavvuruna yaslandığını açığa çıkarmaktan geçiyor.
Bu kitap, İslam iktisadını kapitalizme eklemlenmiş “Etik bir varyant” olarak sunmuyor. Aksine, İslam iktisadının kendine ait sınırları, öncelikleri ve ahlâkî zemini olduğunu ısrarla vurguluyor. Dr. Mücahide Küçüksucu, ne olduğunu anlatmadan önce ne olmadığını göstererek okuru kolaycı karşılaştırmalardan uzak tutuyor. Kapitalizmin doğuş şartları, tarihsel arka planı ve bugüne taşıdığı yapısal sorunlar ortaya konulurken, İslam iktisadının bu zeminden neden ve nasıl ayrıldığı berrak bir dille izah ediliyor.
İslami finans ise bu çalışmada bağımsız ve teknik bir alan olarak ele alınmıyor; doğrudan iktisadî ve ahlâkî bütünün bir parçası olarak konumlandırılıyor. Küresel ölçekte derlenen verilerle genel finansal eğilimler analiz ediliyor; İslami bankacılığın dünyadaki yeri değerlendiriliyor ve Türkiye’nin bu tablo içindeki konumu soğukkanlı bir mukayese ile ele alınıyor. Türkiye özelinde katılım bankacılığı, mevduat bankacılığıyla karşılaştırılarak SWOT analizi yöntemiyle inceleniyor; güçlü yönler kadar zayıflıklar, fırsatlar kadar tehditler de açıkça konuşuluyor.
Tümdengelim yöntemiyle kurgulanan kitap, genelden özele doğru ilerleyen disiplinli yapısıyla okuru bilgi yığınları arasında kaybettirmiyor. İktisat, iktisat tarihi ve iktisat felsefesiyle ilgilenenler için olduğu kadar, iktisadın insanla, ahlâkla ve adaletle ilişkisini dert edinen herkes için sahici bir düşünme zemini sunuyor.
Nobel Yayınları etiketiyle yayımlanan bu eser, bugünün ekonomik tartışmalarına hazır reçeteler sunmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Okuru, “Nasıl kazanıyoruz?” sorusundan önce “Niçin ve ne uğruna?” sorusuyla baş başa bırakıyor.