Mehmet KAÇAR
Dilin Felaketi: Şakası Bile Olmayan "Küfür" Sözleri
Günlük hayatın koşturmacası içinde, ağzımızdan çıkan kelimelerin nerelere varabileceğini pek düşünmüyoruz. Oysa kadim bir hakikattir: "Üslubun, kimliğindir." Bugün dost meclislerinde, sosyal medya yorumlarında ya da bir oyunun heyecanıyla savrulan sözler, sadece birer "ses" değil, insanın inanç dünyasını sarsan birer deprem olabilir.
Kötü Arkadaş ve Edepsizliğin Sirayeti
İslam ahlakında dedikodu, gıybet ve iftira sadece bireysel birer hata değil, toplumu çürüten birer "necis" (pis) davranış olarak görülür. Nur Suresi 26. ayette vurgulandığı üzere; kötü sözler kötülere, temiz sözler ise temizlere yakışır. Burada dikkat çekici olan şudur: Kötülerle düşüp kalkanlar, bir süre sonra onlara benzemeye başlar. Edepsizliğin sıradanlaştığı bir ortamda, ruhun kirlenmemesi imkânsızdır.
"Sadece Şaka Yapıyorduk" Özrü Kurtarır mı?
Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, "niyetim temiz" ya da "kalbim saf" diyerek her türlü sözü meşru görmesidir. Oysa İslam hukukunda bazı çizgiler vardır ki, onların şakası dahi ciddiye alınır.
Tevbe Suresi 65 ve 66. ayetler bu konuda adeta birer uyarı fişeğidir. Tebük Gazvesi’ne giderken müminlerle ve Peygamberimizle alay edenlerin, "Biz sadece eğlenip şakalaşıyorduk" savunmasına karşılık İlahi kelam nettir:
"Özür dilemeyin. Siz iman ettikten sonra gerçekten kâfir oldunuz."
Âlimlerin Ortak Görüşü: Şaka ile Gerçek Birdir
İmam-ı Kurtubî’den Cessas’a, İbnu’l Cevzi’den Âlusi’ye kadar İslam düşünce tarihine yön veren isimler, küfür içeren bir sözü (ikrah/zorlama olmaksızın) söylemenin hükmü konusunda hemfikirdir: Küfür sözünde şaka yapanla ciddi olan birdir. Bir kimsenin "kalbim temiz" demesi, ağzından çıkan ve imanı zedeleyen o ağır sözü temizlemez. Şarkılarda, şiirlerde veya esprilerde geçen ve kutsallara dil uzatan ifadeler, kişiyi farkında olmadan dairesinden çıkarabilir.
Edep: Dili, Kalbi ve Gözü Korumaktır
Asıl edep; sadece başkalarına karşı nazik olmak değil;
-
Konuşurken dili,
-
Yalnız kaldığında kalbi,
-
Dışarı çıktığında ise gözü haramlardan korumaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyurur: "Şüpheli şeyleri bırak, şüphe vermeyen şeylere yönel. Çünkü doğruluk gönle huzur, yalan ise kuşku verir." (Tirmizi).
Sonuç Olarak
Şeytanın adımlarını takip etmek, bazen sadece bir kelimeyle başlar. Nur Suresi 21. ayette belirtildiği gibi, o adımlar bizi edepsizliğe ve kötülüğe sürükler. Eğer yolumuz müminlerin yoluysa, dilimiz de o yolun nezaketine bürünmelidir. Unutmayalım; hayra vesile olan hayrı yapmış, şerre kapı aralayan ise o şerrin yükünü omuzlamış sayılır.