Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
ÇAĞDAŞ SİYASETÇİNİN NOTLARINDAN Prof. Dr. Salih Şimşek
ÇAĞDAŞ SİYASETÇİNİN NOTLARINDAN
Bir asırdır ülkemizdeki ‘yönetici elitlerin’ anaları ve babaları da hırsızdı, rüşvetçiydi, ateistti, tacizciydi ve rüşvetçiydi… Çok şükür, ülkemiz, onlardan büyük ölçüde kurtulmaya başladı. İnşallah kalan döküntülerden de kurtulacaktır…
Bu adamı bir de ülkemize Cumhurbaşkanı yapmak istiyorlardı. Zikzaklı bir siyasi geçmişi olan Tavukçu Muarrem’in sosyal medyada yaptığı paylaşıma ve zekâ seviyesine bakar mısınız? Ülkemizi kast ederek diyor ki: “Sudan’da tarım, Gine’de saray, Somali’de uzay limanı… Uzay limanını Türkiye’ye yapsan yörüngeden mi çıkıyorsun?”
Sosyal medyada, yıllardır paylaşılan bir paylaşımı, önemli gördüğünüz için, siz tekrar paylaşıyorsunuz. Birileri hemen ‘kaynak var mı?’ diye soruyor. Paylaşıma konu olan kişi/ler, kendileriyle ilgili olduğu halde, hiçbir açıklama yapmıyorlar ama onlar adına bazı işgüzarlar, size kaynak soruyor ve ‘aslı yoksa vebaldesiniz’ diye size akıl veriyor. .
Hatay Deprem Konutları’nda, çekilen kurada, bir anneye başka binadan daire, kızına ise başka binadan daire çıkmış. Başka söz bulamayan CHP Hatay İl Başkanı diyor ki: “neden anne ve kızına aynı binadan daire vermediniz? Bu millet size sandıkta hesabını sorar” diyor Zavallı varlıklar! Yüz binlerce konut, CHP’lilerin aklını aldı da ne diyeceklerini şaşırdılar.
Ülkemizin ürettiği KAAN’a ‘kalorifer peteği’ diyen zangoçlar, şimdi de deprem bölgesinde yapılan 455.000 konut için ‘öyle bir şey yok. Kartondan onlar. Fotoşop’ diyorlar. Nankörlük ve tarafgirlik işte böyle bir şey… Bu montofonlar, çatlasalar da patlasalar da kabul etseler de etmeseler de, hasetlerinden geberseler de ‘havlayan itlere’ itibar olmayacaktır.
Ülkemizde o kadar çok ilginçliklere şahit oluyoruz ki, sormayın gitsin. Bakın neler oluyor? ‘Müftü karısı’ dedikleri, bar işletmecisi çıkıyor. ‘Profesör’ dedikleri, açık öğretim fakültesi mezunu çıkıyor. ‘Öğrenci’ diye lanse ettikleri, örgüt üyesi çıkıyor. Emekli’ diye sundukları tiyatrocu çıkıyor. ‘Geçinemeyen Çiftçi’ diye ortaya sürdükleri, toprak ağası çıkıyor. ‘Kadın’ diye lanse ettikleri in-be çıkıyor, ‘Cumhurbaşkanı adayımız’ dedikleri, ‘çağın hırsızı ve dolandırıcısı’ olarak mahkemelerde sürünüyor… Daha neler neler… Bu adamların hiç mi ‘doğru dürüst bir iş veya eylemleri’ yok? Gel de şaşma…
Bakıyorum da, ülkemizdeki Kemalistler Atatürkçü, putperestler Atatürkçü, ateistler Atatürkçü, deistler Atatürkçü, masonlar Atatürkçü, eşcinsel sapkın sapıklar Atatürkçü, h-oseksülel varlıklar Atatürkçü, Sabataist dönmeler Atatürkçü, İçimizdeki kripto Rum, Yahudi ve Ermeniler Atatürkçü, Osmanlıya düşman olanlar Atatürkçü, Ali’siz varlıklar Atatürkçü, soyguncular Atatürkçü, heykelciler Atatürkçü, hırsızlar Atatürkçü, rüşvetçiler Atatürkçü… Hepsinin ortak noktaları İslam’a karşı olmaları… Acaba yanılıyor muyum? Bu kadar farklı yapılara mensup olan insanlar, nasıl olur da aynı noktada ittifak edebiliyorlar? Bunun Sosyolojik bir açıklaması olmalı
Sami Günzberg (1876-1966) adını duymuş muydunuz? Kendisi bir Aşkenazi Yahudisi olup, bir rivayete göre berberdi. Rüşvetle ‘sahte dişçilik diploması’ elde etmişti. Kendisinin nereden mezun olduğunu bilen yoktur. Aslen bir Leh Yahudisi idi. Zamanında İstanbul’a yerleşmişti. Annesi, saraya mal götürüp getiren bir bohçacı idi. Bu vesileyle Sultan Hamid devrinde saray halkının diş tedavilerini yapmaya başladı. ‘Dişçi bası Sami’ diye bilinirdi. Yakın tarihin en enteresan şahsiyetlerinden birisidir. İşte bu karanlık kişi, Abdülhamit’in ‘dişçisi’ idi. O tahttan indirilince hemen Mustafa Kemal’in yanına yanaştı ve 1923 yılından itibaren Atatürk’e de dişçilik yapmaya başladı. Bu örnek, ‘Yahudilerin ne kadar becerikli ve oportünist’ olduğunu göstermektedir. Hep ‘kuvvetlinin yanında’ olmuşlardır.