BU MEALCİLERDEN KUR'AN'I KURTARMAK GEREKİR

Kur'an kimsenin oyuncağı ve tahrif edeceği bir kitap değildir. Bunlardan kimisi Kur'an'da namaz yoktur der, kimisi namaz iki rekattır der, diğeri, iki vakittir, der, öbürü, Nisa kelimesi kadınlar anlamında değildir, nesi den gelir, onun çoğuludur, der; o kişiye Arapça'da nesi kelimesinin çoğulu Nisa değildir, buradaki mana herkesin kabul ettiği gibi kadınlar anlamındadır, denilince de Arapça beni bağlamaz der. Kimisi zekatta belli bir nisap yoktur, der... Her biri bir davada. Kendi aralarında bile anlaşamıyorlar. Bunlar toplumda kaos oluşturuyorlar ve insanları bölüyorlar. Çünkü onları bağlayıcı bir sünnet (Nebevi anlayış) ve fıkıh (sistematik düşünce) olmayınca kafalarına göre Kur'an ayetlerini yorumluyor, tahrif ediyorlar ve kendilerine göre uydurma bir din ortaya koyuyorlar, insanları zehirliyor ve indirilmiş sahih dini tahrif etmeye çalışıyorlar. Hem kendileri sapıyor hem de insanları saptırıyorlar.

Bunların tek düşmanı vardır,: Müslümanlar ve âlimler... Ama İsrail, Amerika, deistler ve ateistler hakkında tek kelime etmezler. Hatta onlara güzellemelerde bulunurlar.

Bunların dini anlayışı; her İslami değeri ve medeniyeti inkar üzerine kurulmuştur. Kendilerinden başka herkesi inkar ederler. Bütün değerlere savaş açmışlardır. İslam ümmetini değersizleştirme, yozlaştırma, yalnızlaştırma ve toplumu bölme, dolayısıyla sürekli fitne ve fesat ateşi yakmakla uğraşırlar. Kur'an'ın cihad ve tebliğ ayetlerini bilmezler yada görmezden gelirler. Alıştıkları bir kaç argüman üzerinden sürekli Müslümanlara ve selef alimlerine saldırırlar. Müşriklerle ilgili ayetleri hep Müslümanlara uyarlarlar. Müslümanları şirk içinde olan cahiliye toplumu ile aynı görürler ve tekfir ederler.

Onlara göre, Hz. Peygamber 23 senede kendisine inen ayetler hakkında hiç konuşmadı. Onun görevi sadece ayetleri tebliğ idi, beyan (açıklama) görevi yoktu. Ama kendileri ayetleri kafalarına göre beyan ederler, açıklamaya çalışırlar. Peygambere vermedikleri beyan yetkisini "kendileri" sonuna kadar kullanırlar. Bir iki ayet üzerinde saatlerce konuşurlar, sayfalarca yazarlar, tahrif ederler.

Müslümanlar ve ilim adamları ile ortak dilleri, değerleri ve metodolojileri yoktur. Bu sebeple onlar ayrı bir dünyada yaşarlar. Bunlar ilim dünyasında ve akademik çevrede de karşılık bulamamıştır. Bunların saçma görüşlerine ilim adamları gülüp geçmekte, reddiye bile yazmamaktadırlar.

Bunlar her gün sosyal medyadaki yazıları ve videoları ile dini bilgisi tam olmayan insanları ve gençleri kandırmak istemektedirler. İnsanların kafalarını karıştırmak, şüpheye düşürmek, her şeyi inkar eden, kavgacı ve bölücü fertler haline gelmelerini istemektedirler.

Bu mealcilerden Kur'an'ı ve İslam'ı kurtarmak gerekir. Her dönemin fitnesi farklıdır. Bir dönem batınilik diye sapkın bir grup çıkmış, bir çok insanı kandırmıştır. Bu dönemin fitnesi de İslam'a, dini değerlere, selef alimlerine ve sünnete (Nebevi anlayışa) saldıran mealciler, yeni selefiler, ateistler ve deistlerdir. Müslümanların zayıf olduğu dönemlerde bu saldırılar olmuş, ancak saman alevi gibi gelip geçmiştir. İSLAM, selef alimleri, kitaplar, değerler ve sünnet (Nebevi anlayış) yine ayaktadır ve kıyamete kadar yeryüzünde kalacaktır inşallah.

Allah Teâlâ yüzyıllardır olduğu gibi bu asırda da dinini korumakta, sahih din ve ilim bütün insanlara ulaşmaktadır elhamdülillah..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.