BEN ANADAN DOĞMA ANTİ KAMALİST'İM !


Bu yiğit ifâdenin sâhibi, baş tâcımız büyük âlim ve mücâhid ve son asırdaki en büyük önderlerimizden, merhum Kadir Mısıroğlu'dur.

Rabbimiz'e sonsuz şükür ve hâmd-ü senâlar olsun ki, aklımın yetmeye başladığı 5 yaşımdan itibâren, hayatımın hiçbir safhasında "İngiliz Kamal"a karşı, zerre kadar muhabbet hissetmedim.

Cenâb-ı ALLAH (CELLE CELÂLUHU VE CELLE ŞÂNUHU) merhum Kadir Mısıroğlu'na râhmet ve mâğfiret ve mekânını Cennet ve makamını âli ve bizleri de ona komşu eylesin, âmin.

Hem ilmi-irfânı ile ve hem de meşrebi ve şâhsiyeti ile bize hem rehber ve hem de "rol model" oldu.

Hakikaten bir insan kimi kendisine örnek alırsa, onun boyası ile boyanırmış..

Arapça'da buna "insibâğ" diyorlar.

"Sevdiğinin boyası ile boyanmak"..

Bu "insibâğ"ın, tasavvufi veçhesi de vardır..

Artık konuşma tarzınız, tavrınız, üslubunuz, bakışlarınız ve hatta ses tonunuz bile ona benzer..

Bu, basit ve samimiyetsiz bir "taklit" değildir, kat'iyyen !..

Bu, sevdiğiniz insana hissettiğiniz derin muhabbet ve gıbta / hayranlık sebebiyle, "onun mâdenine erişmek ve karışmak"tır..

Onun için büyüklerimiz bizlere hep, "istikamet ve ilim-irfan sahibi insanlar ile hemhâl olmamızı" tâvsiye ediyorlar.

Bu kıymetli insanın 1971'de ilk baskısı yapılan "Lozan Zafer mi Hezimet mi ?" isimli kitabını, daha ortaokul 1. Sınıfa giderken, ağlaya ağlaya okudum ve bu büyük insanın muhabbeti daha o zamandan itibâren kalbime doldu.

(Bu ilk baskı kitap, o vakitler İsmet İnönü'nün tehditleri sebebiyle toplatılmış ve "yasak yayınlar" listesine alınmıştı.)

Kadir Mısıroğlu'nun kitaplarını okuyan ve videolarını seyreden ve ona karşı derinden muhabbet ve hürmet hisseden herkes, aynı zamanda cesur olur, kitabın ortasından konuşur, dâvâsını yiğitçe müdâfâa eder, hitâbeti kuvvetli ve fasih olur, âdil olur, merhametli olur, diğergâm olur, hamiyetperver olur, fedâi olur..,

"İnsan" olur, "adam" olur...

Böyle bir "kıymeti" sevmeyen ve hatta düşman olan da, hem bu dünyada ve hem de âhirette rezil-ü rüsvâ ve perişân ve mahv'olur !

Zira Kadir Mısıroğlu hayatı boyunca insanlara Hak Yolu'nu gösterdi ; "maskeli put'ların" maskelerini düşürdü !

O "hâin putları" bizim içimize kimlerin saldıklarını açığa çıkardı ve 1909'dan itibâren milletimizin mâruz kaldığı "efsun"u bozdu, elhamdülillah.

Kendisini fedâ etti, lakin bizim yolumuzu aydınlatmaya vesile oldu.

Ve elhâmdülillâh, bugün iftihârla diyoruz :

İstikametimizle, itikadımızla, meşrebimizle ve mizâcımızla, bizler de birer Kadir Mısıroğluyuz !

Bilvesile, Trabzon'un bir başka yiğit evlâdı merhum şehid mebus (milletvekili) Ali Şükrü Bey'e de Rabbimiz'den râhmet ve mâğfiret ve mekânının Cennet ve makamının âli olmasını diliyorum.

1.Meclis'in bu "en yiğit mebusu"nu da, gene İngiliz Kamal, Topal Osman'a boğdurtarak şehid ettirmişti !

Hem de "Ali Şükrü Bey İngiliz casusudur, derhal ortadan kaldırılması gerekiyor !" iftirâsı ile !..

Bu "İngiliz Kamal"ın irtikâp ettiği şeneâtler yazılsa, kütüphâneler dolar !..

Mâmââfih merhum fedâi mücâhidimiz baştâcımız Kadir Mısıroğlu, halıyı kaldırdı ve "hamam böceklerinin" ve onların şeneâtlerinin büyük bir kısmını ortaya çıkardı, elhamdülillah.

Evet sevgili Trabzonlular, "yigitlerinize" siz de en az bir "Kayserili" kadar sahip çıkın, olmaz mı ?.. :)

Selâm ve dua ile kıymetli dostlarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.