Bir espriyle başlayalım: Sultanların çamaşır yıkadığını gören var mı?
Bekârlıkta sorumluluk azdır.
Evlenmekte tabii ki sorumluluk vardır. “Ben hem evleneceğim hem de kafama göre yaşayacağım” diyen bir kimsenin evlenmemesi daha iyidir.
Önemli olan doğru insanı bulmak ve aynı zamanda doğru insan olabilmektir.
Bir şeyin tamamı elde edilemiyorsa, tamamından vazgeçilmez. Biz mükemmel miyiz ki karşı taraftan kusursuz olmasını bekliyoruz?
Evlilik bir ihtiyaçtır. Mutluluğu yakalamak için çile çekmek, gayret etmek gerekir. Burada hem alın teri hem akıl teri vardır.
Evlilikte iki tane “bir” bir araya gelir ve “on bir” olur; hayata iki gözle değil, dört gözle bakılır.
Evlilikte her iki tarafın da birbirinin ihtiyaçlarını gidermesi önemlidir.
Erkek, her hâlükârda yönetici ve idare edici vasıflara sahip olmalıdır. Aksi hâlde kadının elinde oyuncak hâline gelir.
Bütün bunlara rağmen yuvayı yapan dişi kuştur.
Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır.
Evlenecek kimse ne istediğini biliyorsa sorun yoktur. Bunları madde madde yazmalı ve öncelik sırasına koymalıdır. Bu maddelerin büyük çoğunluğu tutuyorsa, biraz da esnek davranarak “Bismillah” deyip başlanmalıdır.
Evliliğin yolunda gitmesi için bütün bu hususların önceden öğrenilmesi gerekir; yani bilgi lazımdır.
Evlendikten sonra ise karşılıklı kusurları görmemek gerekir; yani silgi lazımdır.
Her iki kelimenin baş harflerini çıkardığınızda geriye kalan ilgi, her zaman lazımdır.
Düşünerek konuşmalı, boşboğazlık yapmamalıdır. Sözler kurşun gibidir; dikkatli olmak gerekir.
Kadın beyni, geçmişte yapılan iyilikleri unutsa bile yaşanan olumsuzlukları tüm detaylarıyla ömür boyu hatırlayabilir ve yeri geldiğinde, hiç ummadığınız bir anda önünüze koyabilir.
Problem olduğunda erkek beyni hemen zihinsel sığınağına çekilir; kadın ise konuşarak sorunlarını paylaşmak ister.
Problemli evliliklerde sadece kadınlar mı zarar görüyor?
Kadınlar kendilerini daha iyi ifade ettikleri için böyle zannediliyor. Erkekler ise genellikle içine atar.
Evlilikten önce kadınların kaygıları fazlayken, evlendikten sonra erkeklerin kaygıları daha fazla olur.
Sabırlı olmak katlanmak demek değildir. Ertelemek de değildir. Sabır; bir şeyler yaparak çözüm için çaba harcamaktır.
Sorunları biriktirmek yerine, yaşam tecrübesi olanlardan faydalanmak gerekir.
Bazen de sorunların çözümü ve hazmedilmesi için zamana ihtiyaç vardır.
İki taraf da birbirini değiştirmeye çalışmamalıdır. Altın orta noktada buluşmaya çalışılmalıdır.
Elbette evlilikte fikir çatışmaları olabilir. Evlilikten değil, yanlış davranmaktan korkmalıyız.