Rasim DUMAN
ABD VENEZUELLA'DAN NE İSTİYOR ?
Tek cümle ile ifade edeyim :
"52. Eyâleti olmasını" istiyor !
ABD'nin dün gece ( 2-3 Ocak 2026 ) Venezuella'ya yaptığı operasyonla bu ülkenin seçilmiş / meşru Devlet Başkanı Nikolas Maduro ile eşini derdest ederek NewYork'a getirmesinden sonra, bugün TÜRKİYE Saati ile 19.00'da başlayan ve 20.30'da biten basın toplantısında, ABD Baskanı Donald Trump kısaca "Venezuella'yı biz yöneteceğiz ve oradaki petrolü güçlü bir şekilde çıkaracağız" dedi.
Kıymetli dostlarım, Venezuella denilen ülkeyi önce kısaca bir tanıyalım ki, ABD'nin bu ülkeyi "yutmak için" niçin bu kadar "karşı konulamaz derecede iştahlı olduğu" idrak edilebilsin..
Venezuella Güney Amerika kıtasının kuzeydoğusunda 912.000 Km2 büyüklüğünde, Karayipler Denizi'ne ve Atlas Okyanusu'na sahili bulunan, 32,5 Milyon nüfuslu bir ülke.
Nüfusun % 67'si Melez, % 27'si İspanya - Portekiz - İtalya kökenli.
% 98 Hıristiyan ve bunların da kısm-ı âzâmı Katolik. Müslüman nüfusun 100.000 ilâ 400.000 arasında olduğu tâhmin ediliyor.
TÜRKİYE'ye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tâyyip Erdoğan'a karşı çok büyük sevgileri ve teveccühleri var. Bugün "haydut ABD" tarafından kaçırılan Nikolas Maduro'nun, Cumhurbaşkanımız'a "kardeşim" diye hitâbettiğini hatırlatmak isterim.
Biz de onu, Güney Amerika'daki "uç beyimiz" olarak görüyorduk..
Nikolas Maduro, İtsrail'in Filistin'de ve hassâten Gazze'de yaptığı soykırıma da en şiddetle karşı çıkan liderler arasında ve bu sebeple de, İtsrail'in hefefinde idi !
Venezuella, sahip olduğu yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile, Güney Amerika'nın "incisi" olarak târif ediliyordu.
303 Milyar varil "İsbat edilmiş" ham petrol rezervleri itibâriyle, Dünyada birinci sırada.
Hatta ABD Jeoloji İdâresi, bu rezervlerin 516 Milyar varil olduğunu açıkladı.
Yine "isbat edilmiş" doğalgaz rezerleri ise, 5,5 Trilyon metreküp.
Tahmin edilen altın rezervleri 7000 Ton.
Ayrıca yine zengin kömür, nikel, alüminyum, boksit, çinko, titanyum, elmas... rezervlerine sahip..
Ki, bütün bu zenginliklerin, enerji ve endüstri için ne kadar ehemmiyetli oldukları, izahtan vârestedir.
Bu kadar zenginliklerin sahibi olan Venezuella, 28 seneden beri ABD Ambargosu altında olduğu için, fakr-u zaruret içindedir ve gelişememiştir.
Ülkeyi müdâfâa edebilecek kudret ve kaabiliyeti hâiz bir silahlı kuvvet teşkil ve teçhiz edilememiştir. Hava ve Deniz Kuvvetleri, ABD Karşısında "yok" hükmündedir. Keza, hava savunması da öyle...
Yani koca ülke, "savunmasız vaziyette" idi..
Nisbeten daha fazla savunma kaabiliyetini hâiz ve üstelik te Ingiltere'nin himâyesinde olan Koskoca Kanada'yı (coğrafi açıdan koskoca diyorum, Kanada'nın yüzölçümü de aşağı-yukarı ABD kadar) yutmak için iştahlanan ve bunu da açıkca deklare eden bir ABD'nin, bu derece zenginliklere sahip ve üstelik te "savunmasız vaziyetteki" Venezuella'yı yutması, zaten beklenen birşey idi !
Fakat şâhsen bu operasyonun bu derece kolay ve hızlı ve zâyiâtsız bir şekilde neticelenmiş olmasına da, doğrusu çok hayret ettim.
"İçerden destek" alınmasa, bu iş bu kadar kolay olmazdı !
Kıymetli dostlarım, bu mesele üzerine yazılabilecek pek çok şey var ; sizi yormayacağından emin olsaydım, sabaha kadar (şu anda saat 22.49) yazmaya devam ederdim..
Zira daha bu işin bundan sonrası, Venezuella halkının nasıl bir reaksiyon göstereceği, muhalefetin hangi rollere getirileceği, diger Güney Amerika ülkelerinin hangi tavırları alacakları, Rusya ve Çin'in hangi tavırları alacakları, ABD'nin "bundan sonraki hedefinin" neresi olacağı, gemi azı'ya almış bir ABD karşısında durabilmek için, hangi tedbirlerin alınmasının gerektiği...,
gibi, daha birçok hususta fikrimi beyan etmek isterdim ; fakat bütün bunlardan sadece üç tanesi hakkında kısaca şunları arzedeyim :
1. ABD'nin bundan sonraki en muhtemel hedefi, Grönland olacaktır. Burayı elde ederek, aynı zamanda İngiltere-Kanada irtibatını da kesecek ve Kanada'yı kuzeyinden ve doğusundan da kuşatmış olacaktır.
2. Bir ülkenin hava savunnasının ve dâhili istikrârının ve birlik ve beraberliğinin, dışardan yapılacak müdâhâlelere karşı "hayâti ehemmiyet arzettiği" bir defa daha ortaya çıkmıştır.
Binâenaleyh, TÜRKİYE'de siyâsi parti, STK, medya, akademisyen, sanatçı, gazeteci, televizyoncu, işadamı, v.s. görünümlü "5. Kol elemanlarının" elimine edilmeleri âciliyet arzetmektedir.
Bunun için de, TCK, CMUK ve İnfaz Kanunlarında "işe yarar değişiklikler" âcilen yapılmalıdır !
3. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tâyyip Erdoğan'ın, Nikolas Maduro'nun serencâmını "yakından tâkip ettiğinden" şüphem yoktur.
Donald Trump üzerindeki nüfuzunu kullanarak, Nikolas Maduro'nun TÜRKİYE'ye gönderilmesi..,
bu mümkün olmaz ise, statüsüne ve izzetine ve şerefine yaraşır bir şekilde hayatını idâmesine - meselâ NewYork'taki Türk Evi'nde misâfir edilmesine - yardımcı olacağı hususlarında kuvvetli temennilerim ve ümidim vardır.
..........
Selâm ve dua ile kıymetli dostlarım.