Varoluş Çizgisi ve İzmler Çağı: Modern Dünyada Heva Nasıl İlah Olur?

Bir genç, telefonunun ekranında parmağını kaydırıyor. Ekrana düşen ilk videoda şatafatlı bir ses, "Kendini sev" diyor. Bir sonrakinde öfkeli bir ses, "Sistem seni eziyor" diye haykırıyor. Bir başkasında ise felsefi bir fısıltı duyuluyor: "Sen kendi gerçeğini yaşa..."

Üçü de birbirinden farklı kelimeler kullanıyor, üçü de farklı düşmanlar gösteriyor ama dikkatlice dinlediğinizde üçünün de aynı cümleyi kurduğunu fark ediyorsunuz: Ölçü sende.

Biz bu sahneyi tanıyoruz. Yüzyıldır aynı sahne, farklı dekorlar ve kostümlerle modern insanın önüne sürülüyor. Bu yazı, o gösterişli kostümleri çıkaracak ve altındaki tek bedeni; izmler çağının asıl yüzünü gösterecek.

I. Teşhis: Heva, İlahlık Makamına Oturduğunda

Kur'an-ı Kerim, modern çağın bu karmaşık krizinin adını bin dört yüz yıl önce koydu:

أَفَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ Kendi nefsinin arzusunu ilah edinen kimseyi gördün mü? (Furkân, 25/43)

Bugün yeni bir "izm" kurmak için meydanlara taştan putlar dikmeye gerek yoktur. Yaratılmış bir parçayı (maddeyi, hazzı, benliği, milleti veya piyasayı) alıp ona mutlaklık atfetmek yeterlidir. Her izm, bir parçayı bütün ilan etmenin adıdır. Oysa ölçü koyma ve hüküm verme makamı, evrende sadece bir yere aittir:

إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ Hüküm, yalnız Allah'a aittir. (Yûsuf, 12/40)

Bundan sonrası, bu tek hükmün kaç farklı dilde ve kılıkta çiğnendiğinin kısa bir fihristidir. İnsanın varoluşu, Yaratan'dan çıkıp yine O'na dönen tek bir çizgi üzerindedir. Her ideoloji, bu çizgiden sapan ve kendi merkezini kendi koymaya çalışan birer kıvrımdır.

II. Aynı Kökten Dallanan Modern Putlar

Aşağıdaki izmlerin hiçbiri birbirini taklit ederek büyümedi. Hepsi aynı topraktan, insanın içindeki "heva" kökünden beslendi.

  • Ateizm: Yokluğu tahta çıkarır, Yaratıcı'yı ve hesap gününü tamamen yok sayar. Hizmet ettiği şey, insanı hiçbir hesaba karşı sorumlu hissetmeyen, kendi vicdanından başka ölçüsü kalmayan bir özgürlük yanılsamasına sokmaktır.

    وَقَالُوا مَا هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَا إِلَّا الدَّهْرُ Dediler ki: Hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdır, ölürüz ve yaşarız, bizi ancak zaman yok eder. (Câsiye, 45/24)

  • Deizm: Yaratıcı'nın varlığını kabul eder ama hükmünü, vahyi ve sorumluluğu yok sayar; O'nu evreni kurup kenara çekilmiş bir izleyici gibi tarif eder. Hizmet ettiği şey, inancı duygusal bir rahatlığa indirip, hükümden azat olmaktır.

    وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ فَأَنَّى يُؤْفَكُونَ Onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını sorsan, mutlaka Allah derler. Öyleyse nasıl çevriliyorlar? (Ankebût, 29/61)

  • Materyalizm ve Marksizm: Madde ve sınıfı tahta çıkarır, ruhu ve gaybı yok sayar. İnsanı yalnızca üretim ve tüketim ilişkisine indirgemeyi hedefler.

  • Sınırsız Kapitalizm: Kârı tahta çıkarır, emaneti yok sayar. Doyumsuz bir tüketici, durmadan çalışan ve satın alan bir insan modeli üretir.

  • Hümanizm: İnsan aklını ve onurunu tahta çıkarır, vahyi yok sayar. Ölçünün her nesilde insanın kendi eliyle yazılmasına hizmet eder.

  • Egzistansiyalizm: Bireysel seçimi tahta çıkarır, kaderi ve hükmü yok sayar. İnsanı sınırsız bir özgürlük yanılsamasıyla baş başa bırakıp yalnızlaştırır.

  • Aşırı Milliyetçilik: Kavmi tahta çıkarır, insanlık kardeşliğini yok sayar. Aynı kökten gelen insanları kan bağıyla bölüp birbirine düşürür.

  • Pozitivizm ve Bilimcilik: Duyusal veriyi tahta çıkarır, gaybı yok sayar. Ölçülemeyen her şeyi, ruhu, vicdanı ve ahireti yok hükmünde kabul eder.

  • Hedonizm: Hazzı tahta çıkarır, rızayı yok sayar. Anlık doyumun ardında hiç dolmayan bir boşluk bırakır.

  • Bireycilik ve Narsisizm: Benliği tahta çıkarır, cemaati ve hakkı yok sayar. Onay arayan, kökünden kopmuş bir insan tipi yaratır.

  • Feminizmin Fıtrat Karşıtı Kanadı: Toplumsal kurguyu tahta çıkarır, fıtratı yok sayar. Kadını kendi tahtından alıp ücretli emek ve tüketim çemberine sürer.

  • Psikanalizm ve Hazzın Kutsanması: Libidoyu tahta çıkarır, nefis terbiyesini yok sayar. Arzuyu savunulması gereken mutlak bir "hak" haline getirir.

  • Nihilizm: Anlamsızlığı tahta çıkarır, hikmeti ve gayeyi yok sayar. İnsanı hesaba çekilmeyeceğine ikna edip her türlü sorumluluğu önemsiz kılar.

    أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? (Mü'minûn, 23/115)

  • Ahlaki Relativizm: Çoğunluğun veya çağın kanaatini tahta çıkarır, evrensel hakkı yok sayar. Her eylemi zamana göre meşrulaştırıp hesap sorulamaz bir vicdan iklimi kurar.

    وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِي الْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ Yeryüzündekilerin çoğuna uysan seni Allah'ın yolundan saptırırlar, onlar sadece zanna uyarlar. (En'âm, 6/116)

  • Sekülerizm: Dünyevi aklı tahta çıkarır, vahyin hayatın bütününe (hukuk, siyaset, ekonomi) şamil olmasını engeller. Dini vicdana hapsedip kamusal hayatı beşeri iradeye bırakır.

    أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ Yoksa cahiliye devrinin hükmünü mü arıyorlar? (Mâide, 5/50)

  • Transhümanizm: İnsanın kendi eliyle ölümsüzlüğe ve güce ulaşma arzusunu tahta çıkarır, yaratılmışlık sınırını yok sayar. İnsanı kaderinin yaratıcısı olduğuna ikna etmeye çalışır ki bu vaat aslında çok eskidir:

    فَقَالَ يَا آدَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ Şeytan dedi ki: Ey Âdem, sana ölümsüzlük ağacını ve yok olmayan bir hükümranlığı göstereyim mi? (Tâ-Hâ, 20/120)

  • Konsümerizm ve Tüketicilik: Sahip olmayı ve biriktirmeyi tahta çıkarır, kanaati ve rızayı yok sayar. Malın kendisini ebedi kılacağına inandırır.

    الَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ أَخْلَدَهُ Malı toplayıp sayan, malının kendisini ebedi kılacağını zanneden kimseye yazıklar olsun. (Hümeze, 104/2-3)

  • Devletçilik ve Lider Kültü: Devleti veya lideri nihai otorite ilan eder, ilahi hükmü yok sayar. İnsanın itaatini Yaradan'ın yerine bir makama devretmesini sağlar.

    فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَىٰ Firavun, ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi. (Nâziât, 79/24)

  • Toplumsal Cinsiyet İdeolojisi: Cinsiyetin değişken bir kurgu olduğunu tahta çıkarır, fıtri sabiteyi yok sayar. Kimliği sürekli revize edilen bir nesneye çevirir.

    فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا ۚ فِطْرَتَ اللَّهِ الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا ۚ لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ Yüzünü hak dine çevir. Bu, Allah'ın insanları üzerine yarattığı fıtrattır. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. (Rûm, 30/30)

III. Yaratıcı'nın Hükmü

Bu dalların hepsi insanın nefsinde hazır bekleyen bir kapıdan, heva'dan çıkar. Kapı aynı olduğu için, ondan çıkan her dal da er ya da geç aynı yere, "parçayı bütün sanmaya" çıkar.

Hüküm ise başından beri tek bir yerde durmaktadır. Bunu söylemek kimseyi suçlamak değildir; aksine, başkalarının kapıldığı hevayı görerek kendi nefsimizdeki o kapıyı sıkıca kapatmamız gerektiğini hatırlatmaktır. Yoksa teşhis ettiğimiz hata bizim faziletimiz olmaz.

وَقُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ ۚ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا De ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl, yok olmaya mahkumdur. (İsrâ, 17/81)

Kalemin gücü ve anlamı da tam burada saklıdır. Hakkı gür bir sesle yazmak, bâtılı tek tek çürütmeye çalışmaktan daima daha etkilidir. Çünkü hak söylendiği yerde, bâtıl kendi anlamsız ağırlığıyla çökmeye mahkumdur.

Senin Tahtında Ne Var?

Hangi izmin kelimesini kullandığının, kendini hangi modern kalıpla tanımladığının hiçbir önemi yok. Asıl mesele, kendi iç dünyanda hangi tahtı kurduğunla ilgilidir.

Bugün hangi parçayı bütün sandın? Hangi anlık arzuna "hak" dedin? Modern dünyanın hangi gürültülü sesini, Yaradan'ın sesinden daha yüksek duydun? Cevabı dışarıdaki ideolojilerde ya da kitaplarda arama; cevap tam da kendi göğsünün içinde yatıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.