Cem MURAT
Usulü Müstehcen, Esası Acı Bir Gerçek: O Videonun Düşündürdükleri
Geçen gün sosyal medyada infial yaratan, soyunup dökünürken bir yandan da racon kesen avukatın videosunu muhtemelen izlemeyen kalmamıştır. Adalet Bakanlığı jet hızıyla soruşturma başlattı. Ancak asıl mesele, o videodaki "usul"ün ötesindeki "esas"ta gizli.
Usul Mü Rezillik mi?
Videonun usulü nereden bakarsanız bakın bir hukukçuya yakışmayacak düzeydeydi. Soyunurken, giyinirken, mimikleri ve vücut diliyle nefret kusarken sergilediği haller, mesleki etik bir kenara, toplumsal edep açısından da tam bir rezalet özetiydi. Lakin madalyonun bir de öteki yüzü var: Esas.
Kadın, üslubu ne kadar bozuk olursa olsun, aslında yasalarımızın ne denli "ucube" bir noktaya evrildiğinin altını çiziyordu. Müvekkillerine verdiği o akıl, aslında mevcut sistemin bir itirafı niteliğindeydi: "İstediğin haltı ye, zina dahi yapsan, kucak kucak dolaşsan da ben o çocuğun velayetini söke söke alırım!"
Sayın Bakan, Bu Yasalar Kimin Eseri?
Sayın Bakan, kadının usulü hatalı, peki ya anlattığı esas? Söyledikleri ne yazık ki hukuki bir gerçeklik. Bugün aile hukukunda "konu mankeni" olmayı, suya sabuna dokunmamayı tercih ettiğiniz sürece, birileri çıkıp bu edepsiz tavırla "adam nasıl oyarız"ın tarifini yapmaya devam edecektir.
Bu avukat hanım aslında mevcut yasaları tarif ediyor. Ona "yapamazsın" diyebiliyor musunuz? Hayır. Sadece uygunsuz hal ve tavırlarından dolayı soruşturma açabiliyorsunuz. Muhtemelen bir kınama ile geçilecek bir süreç... Ama o videoda anlatılan hukuki boşluklar yerli yerinde duruyor.
Tek Taraflı Velayet ve Süresiz Nafaka Çıkmazı
Türkiye’de tek taraflı velayet ve süresiz nafaka prangasıyla gidilecek yol kalmamıştır. Bu sistem sadece kağıt üzerinde "koruma" sağlar gibi görünse de, arka planda büyük trajediler besliyor.
"Daha geçen yıl bir baba, eski eşinin çocuklarını göstermemesi ve asılsız beyanlarla uzaklaştırma kararları aldırılması üzerine arabasında kendini yaktı!"
Bakın, herkes kendini yakmaz. Hele ki bir baba, göz göre göre çocuklarını yüz kızartıcı kabahatler işleyen birine bırakmak istemez. Bu uğurda bedel neyse öder veya ödetir. Bu noktada baba suçlu olur elbet, peki ya o babayı bu noktaya getiren, yasaları silah gibi kullanan azmettirenler masum mu kalacak?
Sonuç: Bir Musibet, Bin Nasihat Olur mu?
O nahoş video, umarız sadece bir magazin malzemesi olarak kalmaz. Hukuk sistemindeki bu çarpıklıkların, babasız bırakılan çocukların ve yasaların arkasından dolananların yarattığı tahribatın görülmesine vesile olur.
Edepsiz bir üslupla anlatılan o gerçekler, aslında adaletin ne kadar acil bir reforma ihtiyaç duyduğunun sessiz (veya gürültülü) bir çığlığıdır. Akletmek için daha kaç ocağın sönmesi gerekiyor?