Hayrettin TURAN
"MİLLETİ İLE GÖNÜL KÖPRÜSÜ " KURAN BİR LİDER, İSMİNİ TARİHİN ŞEREF SAYFASINA ALTIN HARFLERLE YAZDIRMIŞ DEMEKTİR
Okuduğumuz, dinlediğimiz ve araştırdığımız tarihi malumatlara ve ömr-ü hayatımızda yaşarak şahit olduklarımıza göre; 1566 yılından bu tarafa yani Kanuni Sultan Süleymanın vefatından sonra en etkili, en başarılı, Türk tarihi açısından yeni bir dönemi başlatan ve istisnasız tüm dünya tarafından aynı tespitte birleşilen tek liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Bu ifadem duygu bağımın bir yansıması olmaktan çok İlmi ve araştırmaya dayalı evrensel bir gerçektir. İsteyen herkesle de konuyu tartışabiliriz.
460 yıllık tarihi süreçte elbette çok başarılı padişahlar, devlet adamlarımız gelip geçmiştir. Osmanlı döneminde Kanuni den sonra 20 padişah, Cumhuriyet döneminde onlarca icracı, kabine reisi devlet adamları olmuştur. Ama bu saydıklarımızdan hiçbiri Erdoğan kadar başarılı olamadılar.
Devlet adamlarının başarılı olma ölçüsü şudur: Ülke bütünlüğünü, birliğini ve devlet sınırlarını korumak. İkinci olarak Ülkenin huzur, güven ve asayışını temin etmek. Ülkenin kalkınmasını teslim aldığı noktadan itibaren ileriye götürmek. Ülkenin dünyadaki rağbet ve itibarını yükseltmek. Caydırıcı, hesap sorulan değil hesap soran, devlet aklına müracaat edilen, gölgesine sığınılan, Özgür, tam bağımsız, gücünü ve iradesini kendi kararıyla kullanan bir ülke olmayı temin etmektir.
Bu ölçülere göre 460 yıllık tarihimize bakın Erdoğan'dan başka kimi görebiliyorsunuz?
Kanuni'den sonra üç padişahtan az da olsa bir başarıdan söz edebiliriz.
> Birincisi 4.Murat'tır.
Kanuni'den sonra bizzat ordunun başına geçti. Merkezi otoriteyi kısmen sağlamış. Safevilerin üzerine giderek Bağdat'ı geri almış. Kasr-i Şirin anlaşmasını yapmıştır. Devlette geçici bir düzen ve otorite sağlamıştır.
> 2.Mahmut
ll. Mahmut orduyu ve devleti Batı ölçülerinde yenileyen reformlar yapmıştır.
Yeniçeri Ocağını kaldırmış. Batılı bazı kurumları tesis etmiştir.
Ancak bunlar bile Osmanlı devletine çok bir şey sağlamamıştır. Hatta bazı hallerde ileride devlete zaafiyet getirecek hesapsız reformlar yapmıştır.
> Sultan ll. Abdülhamit:
Sultan Abdülhamit zekası ve güçlü siyaseti ile sallantıda olan Osmanlı'yı 33 yıl ayakta tutmuştur. Ancak mevcudu korumanın ya da yıkılmamanın mücadelesini vermiştir. Batıya ve yerli kuklalarına boyun eğmekten kurtulamadı. Tahttan indirildi ve devleti düşmanlarına teslim etti.
Kanuni'den sonra gelen 20 padişahtan sözedebileceğimiz bu üç padişah vardır. Diğerleri üzerinde durmaya bile değmez.
Cumhuriyet Döneminde Erdoğan'ın önüne geçecek hiçbir lider yoktur.
Menderes, Özal ve Erbakan iyi bir liderdi. Ancak Erdoğan'ın teslim aldığı Türkiye onların da iradelerinde oldu. Ama ikisi canından oldu. Biri de bırakıp gitmek zorunda kaldı.
CHP dönemi zaten malum, emperyalistlerin hakimiyetinin hüküm sürdüğü dönemdir. Türk Milleti ve Türk Devleti hayrına hiçbir şey yapılmamıştır.
Bin yıllık Türk devlet muktesebatı, birikimi, milli ve manevi değerleri yerle yeksan edildi.
102 yıllık Cumhuriyetin 80 yılı çile, yokluk, istikrarsızlık, kan, göz yaşı ve terörle geçmiştir.
2002 yılında enkaz bir devleti devr aldı Erdoğan. Avrupa'nın 150 yılda ulaştığı seviyeye 22 yılda bu enkaz ülkeyi küllerinden çıkararak dünyaya tescil ettirdiği gelişmişlik seviyesine getirmiştir.
Modern ve gelişmiş ülkenin gelişmişlik kriterlerine göre;
- Alt yapı ve üst yapı gelişmiş ülkelerin üzerine çıkarmıştır.
- İnsani gelişmişlik indeksi aynı ülkelerin seviyesine yaklaştırılmıştır.
- Milli Savunmada yüksek Teknolojde ve askeri caydırıcı gücünde dünyanın ilk sıralarına yüksiltilmişkir.
- İnsan hakları ve özgürlükler konusunde dünyanın en ileri ülkelerin önüne geçmiştir. Hatta özgürlükçü demokratik ülkeler kendileri için nimet bulduğu hak ve özgürlükleri başkası için uygun bulamayıp o ülkeler için terör üretip kan ve göz yaşı tesis etmeyi uygun bulmuşlardır.
Oysa Erdoğanlı Türkiye tüm dünyaya barış, Kardeşlik, insan hakları, paylaşma ve adalet götürdüğünü uygulamayla göstermiştir.
Artık Avrupa da, "yaparsa Erdoğan yapar...." demekten çekinmemektedirler.
Yukarıda yazdıklarımıza itirazı olanların hemen önümüze koyacakları tek bahane vardır: Ama emeklilerin halini de görmüyor.
Elbette dünyanın hiçbir döneminde hiçbir devletinde geçim sıkıntısı olmayan olmamıştır. Az ya da çok yoksul, özellikle büyük devletlerde olur. Erdoğan döneminde toplum alttan yukarı kucaklanmıştır. Ancak ekonomik şartlar bazen iyi gitmediğinde geçici sıkıntılar olabilir. Biz de olduğu gibi Amerika da, Avrupada da, Çin'de de, Rusya da da vardır. Ama Türkiye'de geçim zorluğu çeken insanlar %2 bile yoktur.
Zaten Erdoğan'a karşı olanlar da bunlar değil. İsteğini alamayan, kendi bütçesine göre değil diğer kendinden üstün gelir gruplarının aldıklarını veya yaşadıklarını alamadığı veya yaşayamadığı için sızlananlardır.
Bunlar da sanıldığı kadar çok değil. Esas muhalifler Fetö, Pkk, radikaller ve siyasi körlük yaşayanların etkisinde kalanlar ile Erdoğan muhalefetini algı yönü bakımından kullanan Emperyalistlerin ta kendileridir.
Erdoğan adı artık tarihe altın harflerle yazılmıştır. Binlerce yıl bu milletin tarihinin Şeref sayfalarında okutulacaktır.
Artık bundan böyle bizim bu Şeref sayfalarına düşecek pek çok notumuz olacaktır.