Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Kur’an’la kurulan sahici bir bağ

Bazı hocalar vardır, kitap yazar. Bazıları ise önce insanla konuşur, sonra kitap yazar. Aradaki fark, metinde değil; ruhta hissedilir.

Dr. Ramazan Sönmez, uzun yıllardır sürdürdüğü tefsir sohbetleriyle Kur’an’ı yalnızca okunan bir metin olmaktan çıkarıp hayatın içine konuşan bir hitap hâline getiren isimlerden biri. Onun eserlerini elinize aldığınızda, masa başında üretilmiş bir akademik metinle değil; yıllar boyunca süren derslerin, soruların, itirazların, susuşların ve yeniden anlamanın damıtılmış hâliyle karşılaşırsınız.

Bu çizginin en berrak duraklarından biri Fâtiha Sûresi Tefsiri’dir. Fâtiha’yı “Başlangıç ve öz” olarak ele alan bu eser, Kur’an’ın ana omurgasını yedi ayet üzerinden okur. Tevhid, ubudiyet, hidayet ve rahmet; kavram olarak değil, insanın Rabbiyle kurduğu ilişkinin canlı durakları olarak karşımıza çıkar. Kitap, Fâtiha’yı anlamanın neden “Hayatı anlamak” olduğunu sessiz ama derin bir dille hatırlatır.

Aynı tefsir hassasiyeti, Kısa Sûrelerin Tefsiri (Fil–Nâs) ile Kur’an’ın gündelik hayata en çok temas eden sûrelerinde devam eder. Burada iman, soyut bir kabul değil; teslimiyetle, yönelişle ve itaatle güçlenen bir hâl olarak ele alınır. Ayetle kurulan ilişkinin insanın konfor alanını nasıl sarstığını görmek isteyenler için dikkatle okunması gereken bir çalışmadır.

Dr. Ramazan Sönmez’in el-Esmâü’l-Hüsnâ adlı eseri ise tefsiri doğrudan ahlâk ve şahsiyet inşasıyla buluşturur. Allah’ın güzel isimleri, bu kitapta yalnızca ezberlenecek bilgiler değildir. Her isim, hayata dokunan bir çağrıya dönüşür. İhsâ kavramı, bilgiyle sınırlı kalmaz; iman ve amel bütünlüğü içinde ele alınır. Okur, metnin içinde fark etmeden davet edilir; bilmeye, vermeye, adil olmaya, merhametle kuşanmaya.

Bu yaklaşım, Kur’an’ı Okumak, Anlamak, Yaşamak ve Hâkim Kılmak adlı eserde daha açık bir çerçeve kazanır. Kur’an’la ilişkinin “Okumakla” sınırlı kalamayacağını; anlamanın ve yaşamanın nihayetinde hayata hâkim bir bilinç üretmesi gerektiğini hatırlatan bu kitap, Kur’an’ı müminin hayat rehberi olarak konumlandırır.

Ahlâk meselesi ise bu çizgide hiçbir zaman tali bir başlık değildir. Dr. Ramazan Sönmez’in tercüme ettiği el-Edebü’l-Müfred, İmam el-Buhârî’nin edep ve ahlâk hadislerini merkeze alan seçkin bir derlemedir. Bu eserle birlikte ahlâk, soyut nasihat olmaktan çıkar; “Yaşanan bir sünnet disiplini” olarak okurun karşısına çıkar.

Bu külliyatın etrafında şekillenen fikrî iklim, yalnızca bireysel dindarlıkla sınırlı kalmaz. Dr. Abdülhay Yusuf’un eserlerinden yapılan tercümelerle bu zemin ümmet bilinci ve davet sorumluluğu ile tamamlanır. Ümmetin Dirilişinde Âlimlerin Rolü, ilmi sadece bireysel kurtuluş alanı olarak değil; ümmetin istikameti açısından ele alır. Âlimi, zamanın seyircisi değil; sorumluluk taşıyan bir rehber olarak konumlandırır.

Davet Yöntemi ve Günümüzün Öncelikleri ise bu sorumluluğun nasıl taşınacağına dair usûl bilincini diri tutar. Davetin ne söylendiğinden çok, “Nasıl ve kim tarafından” söylendiği meselesini merkeze alır. Nebevî yöntemi çağdaş karmaşa içinde yeniden hatırlatır.

Abdullah Zübeyr Büyüksoylu’nun kaleme aldığı Mü’minlere Çağrı (Ey İman Edenler) ise Kur’an’daki bu hitabı bir şereflendirme olduğu kadar bir yükümlülük bilinci olarak okur. “Ey iman edenler” ifadesi, bu çalışmada ahlâktan ibadete, bireyden topluma uzanan temel İslami ilkelerin anahtarı hâline gelir.

Bütün bu eserler birlikte okunduğunda, karşımıza dağınık kitaplar çıkmaz. Aksine, Kur’an merkezli, ahlâk odaklı ve sorumluluk bilinci yüksek bir ilim çizgisi belirir. Dr. Ramazan Sönmez’in yıllardır sürdürdüğü tefsir sohbetleri, bu çizginin omurgasını oluşturur. Diğer eserler ise bu omurgayı davet, ahlâk ve ümmet bilinciyle tamamlar.

Bu yüzden bu kitaplar sadece okunmaz. İnsanı yerinden eder. Sessizce şunu sorar; Kur’an hayatının neresinde duruyor?

İyi okumalar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.