Prof. Dr. Mustafa ALICI

Prof. Dr. Mustafa ALICI

Kur’an’ın Üç Musa’sı: Tarihsel Metinlerden Modern Felsefeye Bir Meydan Okuyuş

Kur’an-ı Kerim’i yalnızca bir öğütler kitabı olarak görmek, onun derin entelektüel ve tarihsel perspektifini ıskalamak demektir. Özellikle Hz. Musa (as) kıssaları üzerinden kurulan anlatı dili, Kur’an’ın kendinden önceki metinlerle nasıl bir "asimetrik diyalog" içinde olduğunu ve modern çağa nasıl hitap ettiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Allah, Kur’an’da Hz. Musa’yı üç farklı düzlemde anlatarak hem ilahi bir mucizeyi hem de muazzam bir reddiye yöntemini sergiler.

1. Tevrat’a Bir Reddiye: Tâhâ Suresi

Tâhâ suresindeki Musa kıssası, rastgele bir anlatı değildir. Bu sure, Muharref Tevrat’ın "Çıkış" (Exodus) kitabındaki anlatımı adeta kelime kelime takip eder. Ancak bu takip, bir onaylama değil, asimetrik bir reddiye yöntemidir. Tevrat’taki tahrif edilmiş noktaları düzelterek, yanlış kurgulanan ilahi ve insani rolleri yerli yerine oturtur. Okuyucu burada, metinler arası bir düzeltme operasyonuna şahitlik eder.

2. Antropolojik Bir Cevap: Kasas Suresi ve Talmud

Kasas suresine geldiğimizde ise muhatap değişir. Burada Kur’an, Tevrat’ın ruhban yorumlarından oluşan Talmud külliyatına, özellikle de kıssaların anlatıldığı Agadah bölümüne yönelir. İlginçtir ki; Talmud’daki bu bölümün karşılığı olan "hikayelendirme" mantığı, surenin ismi olan "Kasas" (Kıssalar/Anlatılar) ile doğrudan bir bağ kurar. Kur’an, burada antropolojik bir dil kullanarak Yahudi külliyatındaki Hz. Musa yorumlarını yeniden inşa eder ve geleneğin içindeki boşlukları ilahi bir hakikatle doldurur.

3. Yaşayan Mucize: Casiye Suresi ve Modern Dönem

Belki de en sarsıcı olanı, Kur’an’ın "canlı icazı" diyebileceğimiz Casiye suresindeki anlatıdır. Bu bölüm, Orta Çağ’da Maimonides ile başlayan; modern ve postmodern dönemde Martin Buber, Levinas ve Derrida gibi filozoflarca geliştirilen "Çoban Musa bugün gelse ne olurdu?" sorusuna veya "Adopted Moses" (Benimsenmiş Musa) modellemelerine asırlar öncesinden verilmiş bir cevaptır.

Casiye suresindeki Hz. Musa, sanki Hz. Peygamber’in (sav) yerine geçip Mekkeli müşriklerin modern jargonuna karşı duran bir figür gibi tasvir edilir. Bu, Kur’an’ın sadece geçmişle değil, geleceğin felsefi krizleriyle de konuştuğunun en büyük kanıtıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.