Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

KORSAN BİR AKSAKAL’DAN TESPİTLER Prof. Dr. Salih Şimşek

KORSAN BİR AKSAKAL’DAN TESPİTLER

Herkesi memnun etmeye çalışanlar, bir gün bakarlar ki kimseyi memnun edememişler ve arafta kalmışlardır.

Birilerinin duası: Bayram ikramiyesini alıp da Reise küfredenlerin inşallah son ikramiyeleri olur.

Şu âlemde öldüğünde arkasından ‘rahmet dilenecek’ kimseler olduğu gibi ‘lânet okunacak’ insanlar da vardır.

Eğer o uğursuz ‘28 Şubat süreci’ olmasaydı, eroin ticaretine, çetelerin gözetiminde, güvenli bir şekilde yapılmaya devam edilirdi.

Hani diyordu ya ‘beni silkeleyemezler’ diye… Bak, doğru durmayan adamı öyle bir silkelerler ki Hanya’yı da Gonya’yı da gösterirler…

Farkında mısınız? Eskiden Yüksek Yargı mensupları CHP’nin rakibi partileri kapatıp CHP’ye üye olurlardı. Bugün o düzen ellerinden alındığı içinn kuduruyorlar.

Bir zamanlar Eko’nun eşi Dilek İmamoğlu, kocası sayesinde insanların et yediklerini söylemişti. Doğruymuş, çünkü İstanbul’da kaybolan 1000 kadar atın etini yedirmişler.

Prof. İlber Ortaylı, gerçekleri bildiği halde Kemalizm’den korktuğu için gerçek tarihi anlatamadan gitti. Halbuki o da biliyordu ‘neyin ne’ olduğunu ama bir türlü tam manasıyla açıklamak istemedi Hep kösesinden kenarından kıyından anlatıp geçti ve her fani gibi onun da ömrü bitti.

Popüler tarihçi İlber Ortaylı, sağlığında ‘bilmemiz gereken’ veya ‘bilmemizi istedikleri’ tarihi anlatırdı. Daha fazlası bizi bozardı, ‘kenardan dolaşalım’ tarzı vardı. Belki de... Emin Oktay’ın tarih kitabıyla yetişen nesillere bir şey anlatılmasının mümkün olmadığını düşünüyordu. Belki de haklıydı… Üç kıtaya hükmeden ‘Osmanlı Medeniyeti’ için bazen güzel sözler eder bazen de zikzaklar çizer zırvalardı.

İnsanlara at eti yediren zihniyet var ya… O kadar yüzsüzler ki anlatmak mümkün değil… Neymiş ‘at eti’ helalmiş. Ahmaklar, konu ‘at eti haram veya helal tartışması’ değil ki… Konu insanlara ‘inek eti’ diye ‘at eti’ yedirmenizdir. Daha önemlisi ‘yarış atı’ normal atlar gibi değildir. ​Burada dini boyuttan daha ‘tehlikeli bir teknik detay’ var. Yarış atları, normal "kasaplık" hayvanlar gibi yetiştirilmez. Onlara ilaç ve Steroidler, performans artırıcılar, ağır ağrı kesiciler (Phenylbutazone gibi) ve çeşitli tıbbi kimyasallar verilir. Bu maddeler atın kas dokusuna (etine) yerleşir ve insanlar tarafından tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Levent Gültekin diyor ki: Ülkemizin bir Celal Güngör bir de İler Ortaylı sorunu var. Her ikisi de kendi ülkelerinin insanına tepeden bakmayı, bir kadeh içki içmeyi, Bethoven parçası dinlemeyi, kendi toplumuna cahil demeyi, ‘bunlardan bir halt olmaz’ demeyi, kendi toplumunu ve kendi ülkesini değersiz görmeyi ‘aydın olmak’ zannediyor… Elitizm… Aydınlık… Neyse… Bana sorsan Neşet Ertaş, Türkiye’dir. Celal Hoca, hiçbir şeydir. Ne terbiyesi ne olgunluğu ne entelektüel zekâsı ne de bu ülkeye yaklaşımı… Ben Celal Hoca’ya baktığımda Türkiye kokusu almıyorum ama Neşet Ertaş’a baktığımda buram buram ‘Türkiye’ kokuyor. Gazeteci Özlem Gürses sormuş: ‘Niye burada yaşıyorsunuz?Aile serveti burada yiyip içip burada yaşıyorum’ diyor. Adamın ülke ile tek bağı aile serveti… Oradaki yediği para… ‘Bu ülke binim, ben bu ülkesiz yaşayamam’ demiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.