Kader mi, Seçim mi? İnsanın Cüzi İradesi ve Hayat Senaryosu

Hayatımız önceden yazılmış bir tiyatro sahnesi mi, yoksa ipleri kendi elimizde tuttuğumuz bir imtihan meydanı mı? Toplumda sıkça duyduğumuz "Kaderim böyleymiş" savunması, bir kaçış yolu mu yoksa bir gerçeklik mi?

İnsanlık tarihi boyunca en çok tartışılan konulardan biri olan kader ve irade ilişkisi, günümüzde genellikle hataların kılıfı olarak kullanılıyor. Alkol bağımlısından suç işleyene kadar pek çok kişi, kendi seçimlerinin sorumluluğunu üstlenmek yerine faturayı kadere kesmeyi tercih ediyor. Peki, İslam inancına göre asıl senaryo nasıl işliyor?

Allah Zulmetmez: İrade ve Seçim Özgürlüğü

Allah (C.C.), yarattığı hiçbir kulunun günah işlemesini veya cehennemde yanmasını istemez. Dünya hayatı, bir seçme ve seçilme (seleksiyon) meydanıdır. Bir öğrencinin diploma alması için sınavda ter dökmesi gerektiği gibi, insan da ebedi saadeti kendi hayır ve şer seçimleriyle kazanır.

Buradaki temel yanılgı, Allah’ın yazdığı senaryoyu bir "dayatma" (cebir) sanmaktır. Oysa Allah, alanı (dünyayı) yaratmış, kuralları koymuş ve seçenekleri sunmuştur.

Okyanustaki Hamsi Misali: Sınırlar ve Hareket Alanı

Meseleyi bir benzetmeyle açıklayalım: Devasa bir okyanus düşünün. Bu okyanus, Allah’ın çizdiği genel senaryodur. İçindeki bir hamsi ise insandır. Hamsi, okyanusun her yerine gitmekte özgürdür; faydalı olanı seçmek veya büyük balıklara yem olmak onun kendi hareket tarzına bağlıdır. Kuralları çiğneyip yem olmayı seçerse, bu onun kendi sonudur.

"Allah kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez." (Bakara, 286)

Roller Belirlenmiş Değil, İçerikler Tanıtılmıştır

İlahi senaryoda kimin hangi rolü oynayacağı zorla dikte edilmemiştir. Allah (C.C.), ezelî ilmiyle sadece "iyi adam" ve "kötü adam" rollerinin içeriklerini ve sonuçlarını tanıtmıştır. İnsana bir rehber (Kur'an) göndermiş, adeta sınavın kopyasını önceden vermiştir.

  • Tercih: İnsanın iyiyi veya kötüyü seçme yetisidir.

  • Amel: Bu tercihin eyleme dökülmüş halidir.

  • Sonuç: Kişinin kendi eliyle yazdığı tiyatronun finalidir.

Örneğin; 10. kattan atlayan birinin ölmesi bir fizik kanunudur ve kaderdir. Ancak kimin o kattan atlayacağı önceden zorla yazılmamıştır; o eylemi tercih eden insanın kendisidir.

Allah’ın "Kün" (Ol) Emri ve Kulun İsteği

İnsan, Allah’ın yarattığı o büyük senaryo içinde oynamak istediği rolü kendisi seçer. Kul bir eylemi dilediği anda, Allah o ameli (hayır veya şer) yaratır. Yani yaratma eylemi Allah’a, tercih ve sorumluluk ise kulun kendisine aittir.

Maide Suresi 48. Ayette buyurulduğu üzere; Allah bizleri verdiği nimetlerle imtihan etmektedir. Gerçek adalet sahibi olan Allah, kimseye haksızlık etmez. İnsan, ne zaman ki Rabbinden bağımsız olarak kendisini kendine yeterli görürse (Alak Suresi, 7), işte o zaman sapma başlar.

Sonuç Olarak

Kader, suçlarımızın sığınağı değil, Allah’ın sonsuz ilminin bir yansımasıdır. Kendi yazdığımız tek kişilik tiyatronun başrolündeyiz. Sahne bizim, kararlar bizim, sonuç ise ebedidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.