HAYATIN AKIŞI İÇİNDEN NOTLAR
Ülkemizdeki ‘beton kafalılara’ normal olan hiçbir ‘doğru’ anlatamaz.
Bilmeyenler için bir not: Her ‘tağut’, ‘tağut’tur. Tasmasını tutan da tutulan da tağut’tur.
Ülkemizin siyasi partiler hayatı içinde ‘en çok parti değiştiren’ milletveki figürü kimdir?
Siyonist Zihniyet, bulduğu her vesile ile, algı için, baş örtüsünü kullanıyor ve istismar ediyor
Yeni nesil hatırlamaz. Eskiden emekli refah (!) içinde yüzüyor, hastanelerde ölüleri rehin kalıyordu.
Bir tavsiye; Dünyada en güzel kişiyle evlenmeyin, dünyayı en güzel hale getirecek kişiyle evlenin.
Çok kimse farkında bile değildir. ‘Cehalet’, başta ihanet olmak üzre, her türlü rezaletin kaynağıdır.
Ülkemizde ne kadar kronik hasta muhalif varsa, onların söylediklerinin tersini yapmak doğru bir kakardır.
Uzun yılların tecrübesi ile sabittir ki, eğer insan doymazsa, sonu felaket olur. Tıpkı borsada milyonlar kaybedenler gibi...
Yahudi asıllı Türk yazar Lizi Behmoaras diyor ki, ‘Türk demek, Müslüman demektir’. Bu tespiti bir de bizimkiler (!) anlayabilseler var ya…
Hayatımızda karşılaştığımız her türlü problemi eleştirirken bir çözüm de göstermiyorsanız, yaptığınız eleştirinin hiçbir anlamı olmaz. Boş yere konuşmamak gerek…
Sanal dünyadaki (sosyal medya) bazı cins insanlar, kabiliyetleri olmadığından yazmazlar / yazamazlar ama yazanları ve yazılanları burun kıvırarak takip ederler.
Hayret! Bir insan öldüğünde ölenin adı da ölüyor. Ona yeri bir isim veriliyor: Mevta, rahmetli, ölü, rahmetlik, merhum, merhume, ceset, cenaze ve bazıları için de leş vs…
Ne garip! Anasının avutamadığı babasının büyütemediği p*çlerin işlediği suçların sorumluğunu Hükümete ve Milli Eğitim Bakanı üzerine atan ve ‘istifa et’ diyen, beyinsiz bir kitle var ülkemizde
Gündemi işgal eden ‘fon mağdurları’ diye bir şeyi kabul etmiyorum. Bu üçkağıtçılığı yapanların tüm ma l varlıkları fon zedelere değil hazineye devredilmeli… Kazanırken iyi kaybedince ağlamak yok.
Resmi tarih dışında biraz okuyanlar görmüşlerdir ki; ülkemizde bir asırdır her kim batıya ‘uşaklık’ yaptıysa, o, insanımıza ‘kahraman’ olarak gösterildi. Kim, batıya ‘kafa tutup’ karşı çıktıysa ‘hâin’ ilan edildi.