Abdullah Durmuş BAYSAL

Abdullah Durmuş BAYSAL

Hayata Dair

Gülmek güzeldir; ama her güzellik ölçü ister.
İnsana yakışan, kahkaha değil; vakar içinde bir tebessümdür. Çünkü tebessüm hem kalbi yormaz hem de muhatabını incitmez.

İyilik de böyledir.
Layık olmayan kişiye yapılan iyilik, çoğu zaman hayır olarak değil, nankörlük olarak geri döner. İyilik, ehline yapıldığında değer kazanır.

Bugün toplumun her katmanında başka bir yara ile karşı karşıyayız:
Müslümanların emeğini, heyecanını, parasını ve zamanını heba eden yapılar…
Kimi zaman bir dernek adıyla, kimi zaman bir proje kisvesiyle, kimi zaman da “hizmet” söylemiyle karşımıza çıkıyorlar. Ortak noktaları ise aynı: Büyük vaatler, zayıf ahlak; yüksek ses, düşük sorumluluk.

İşte tam da bu noktada insanın en büyük sermayesi devreye girer: Akıllı dostlar.
Akıllı dostlarının peşini bırakma.
Onlarla istişareyi terk etme.
Çünkü samimi bir istişare, dağ gibi görünen sorunları taş gibi hafifletir. Akıl akıldan üstündür; ama istişare, aklı berekete dönüştürür.

Ve gelelim büyük resme…
Ortadoğu’ya “özgürlük” ve “demokrasi” getirdiğini iddia eden küresel güçler, sana verdikleri küçük bir konforun bedelini çok ağır ödetir. Belki hayatını kolaylaştırır gibi yaparlar; ama ruhunu daraltırlar. Yüreğine bin acı bırakırlar.

Yetmez.
Evladını elinden alırlar; söz dinlemez hâle getirerek.
Eşini elinden alırlar; kanaati unutturup, sürekli “daha iyisi”ni arzulatarak.
Yetmedi mi?
İşlerini yürütürken akıl dışı mevzuatlar, bitmeyen prosedürler ve insanı çileden çıkaran sistemlerle seni küplere bindirirler.

Çözüm ne mi?
Bazı kayıplar geri gelmez. Ama bazı fark edişler, insanı yeniden kendine getirir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.