Mehmed Sıddık ALADAĞ
HADİSLER VE ŞAFİİ FIKHI,HANEFİ FIKHI IŞIĞINDA NAMAZDA SÜTRE.
HADİSLER VE ŞAFİİ FIKHI,HANEFİ FIKHI IŞIĞINDA NAMAZDA SÜTRE.
-Şafii mezhebine göre söyle nasıl olmalıdır:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), açık alanlarda veya önünden insan geçme ihtimali olan yerlerde namaz kılarken mutlaka bir engel kullanılmasını emretmiştir:
Sadece sütreye doğru namaz kıl! Önünden hiç kimsenin geçmesine izin verme!..." (İbn Huzeyme, Salât, 800; İbn Mace, İkamet, 131)
Bu hadisin açıklaması:
Namaz kılarken ön tarafa koyulan, en az bir arşın (yaklaşık 45-50 cm) yüksekliğindeki engel veya nesneye (duvar, direk, çanta, tabure gibi) sütre denir.
Bu ifade, namaz kılarken önünüzden birileri geçebilecekse mutlaka bir sütreye yönelerek namaz kılmanızı emreder.
Önden geçişi engellemek:
Namaz kılan kişinin önünden (eğer sütre varsa sütrenin dışından, yoksa secde mahallinden) birinin geçmesi mekruhtur veya günahtır. İfade, namaz kılan kişinin önünden geçmek isteyen birini işarette bulunarak (örneğin el kaldırarak veya "Sübhanallah" diyerek) engellemesi gerektiğini belirtir.
Biriniz namaz kılacağı zaman bir sütreye doğru namaz kılsın ve ona yakın dursun." (Ebû Dâvûd, Salât, 107)
Hadiste geçen sütreye yakın durma emri, kişinin zihninin dağılmasını önlemeyi, şeytanın vesvesesini ve kişi ile sütre arasındaki mesafeden başka şeylerin veya insanların geçmesini engellemeyi amaçlar.
Hükmü: Alimlerin çoğunluğuna göre sütre edinmek sünnet veya menduptur, farz olarak değerlendirilmez. Hz. Peygamber bazen sütre olmadan da namaz kılmıştır..
Hadislerde sütrenin ne kadar yükseklikte olması gerektiğine dair ölçüler verilmiştir:
Talha bin Ubeydullah (r.a.) şöyle anlatır: "Resûlullah (s.a.v.) bize şöyle buyurdu: 'Biriniz namaz kılarken önüne binek semerinin arkasındaki kaş kadar (yaklaşık 45-50 cm yüksekliğinde) bir şey koyarsa, artık önünden geçenlere aldırış etmesin.'" (Müslim, Salât, 241)
Hadis-i şerifte şöyle anlıyoruz:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sütrenin boyutuna dair bir ölçü vermiştir. "Binek semerinin arkasındaki kaş kadar" ifadesi, yaklaşık olarak 45-50 cm (bir arşın) yüksekliğindeki bir nesneye tekabül eder. Bu yükseklikte bir sopa, çanta, minder veya sandalye sütre olarak kullanılabilir.
Namaz kılan bir insanın önünden birilerinin geçmesi, onun huşusunu (namaza odaklanmasını) bozabilir. Sütre koymak, namaz kılan ile önündeki alan arasına sanal bir sınır çizer.
Şafii fıkhına göre namaz kılarken önünüzden birilerinin geçmesini engellemek için sütre (setre) edinmek sünnettir. Ancak mezhebe göre sütre edinmenin belirli bir hiyerarşisi (öncelik sırası) vardır. Bu sıralama şu şekildedir:
Dikili ve yüksek bir nesne: Öncelikli olarak duvar, direk, baston veya masa gibi en az bir zira’nın üçte ikisi (yaklaşık 45-50 cm) yüksekliğinde dik bir nesne sütre yapılmalıdır.
Çizgi çekmek veya seccade sermek: Eğer dik duran yüksek bir nesne bulunamazsa, Şafii mezhebine göre yere düz bir çizgi çekilir veya seccade serilir.
Şafii fakihleri, dik bir sütre bulunmadığı durumlarda seccadenin kişinin namaz alanını ve sınırlarını belirlediğini, bu yüzden en son basamakta sütre görevi göreceğini belirtmişlerdir.
Dolayısıyla, seccade üzerinde namaz kılarken önünüzden (seccadenin dışından) birinin geçmesinde sakınca yoktur; ancak imkan varsa seccadenin önüne dik bir nesne (örneğin bir sandalye, çanta veya dik duran bir eşya) koymak sünnete daha uygundur.
Açıklama
Sütre, namaz kılan bir kişinin, önünden birilerinin geçmesini engellemek ve huşuunu korumak amacıyla önünde bulundurduğu engel veya sınır anlamına gelir.
Metnin özeti ve anlattığı temel noktalar şunlardır:
Sütre Önceliği: Namaz kılarken normalde önünüze dik duran, yüksek bir nesne (çanta, sandalye, duvar vb.) koymanız gerekir.
Alternatif Çözüm: Eğer dik duracak yüksek bir nesne bulunamazsa, Şafii mezhebine göre yere düz bir çizgi çekmek veya seccade sermek de sütre yerine geçer.
Seccadenin Rolü: Şafii fıkıh alimleri, seccadenin kişinin namaz kıldığı alanı net bir şekilde sınırlandırdığını, bu yüzden başka hiçbir şey bulunamadığında en son çare (basamak) olarak sütre görevini üstleneceğini belirtmişlerdir.
Peygamberimiz (s.a.v.) yolculukta veya bayram namazlarında açık alanda iken önüne "harbe" (kısa mızrak) diktirir ve ona doğru namaz kılardı. Bazen de bineğini (devesini) enine doğru siper ederek arkasında namaz kılardı.
Namaz kılan kimse ile sütre arasındaki mesafe, namazın emniyeti açısından kısa tutulmalıdır:
Sizden biriniz bir sütreye karşı namaz kıldığı zaman ona yaklaşsın ki şeytan onun namazını kesmesin." (Ebû Dâvûd, Salât, 107; Nesâî, Kıble, 5)
Sahabeden Sehl bin Sa'd (r.a.) şöyle demiştir: "Resûlullah (s.a.v.)'ın namaz kıldığı yer ile (sütre olarak kullandığı) duvar arasında ancak bir koyunun geçebileceği kadar mesafe vardı." (Buhârî, Salât, 91; Müslim, Salât, 231)
Hadislerde, sütre edinmiş birinin önünden bilerek geçmenin manevi vebali çok sert bir dille aktarılmıştır:
Namaz kılanın önünden geçen kimse ne kadar günah işlediğini bilseydi, onun önünden geçmektense kırk (yıl/gün/ay) yerinde durup beklemesi kendisi için daha hayırlı olurdu." (Buhârî, Salât, 101; Müslim, Salât, 261)
Sizden biriniz namaz kılacağı zaman önüne bir şeyler koysun. Eğer koyacak bir şey bulamazsa bir asa diksin.
Eğer asası da yoksa bir çizgi çizsin; artık önünden geçen şey ona zarar vermez." (Ebû Dâvûd, Salât, 101; İbn Mâce, İkamet, 131)
(Not: Bu hadisin senedi fıkıh alimleri arasında tartışılmış olsa da Şafii fakihleri bu rivayeti amel edilebilir bularak son çare olarak çizgi çizilebileceğine hükmetmişlerdir.)
Duvar veya Direk:
İlk olarak bir duvara, sütuna veya sabit bir engele doğru namaz kılınmalıdır.
Dikili Nesne:
Duvar bulunamazsa önüne asa, baston veya ok gibi dik durabilen yüksekçe bir nesne koyulmalıdır.
Seccade Sermek:
Dikilecek bir nesne de yoksa namaz kılınan yere bir seccade veya yaygı serilir.
Çizgi Çizmek:
Dik duracak bir nesne veya serilecek bir seccade bulunmadığı takdirde, kişinin kıble yönünde önüne uzunlamasına veya hilal şeklinde bir çizgi çizmesi sütre yerine geçer.
Hanefi mezhebinde sütre nasıl olmalıdır :
Hanefî mezhebine göre sütre (namaz kılarken öne konulan engel), en az bir zira' (yaklaşık 45-50 cm) yükseklikte ve dik bir nesne olmalıdır.
Sütrenin Özellikleri ve ŞartlarıYükseklik:
En az bir karış veya bir zira' (yaklaşık 45 cm) boyunda olmalıdır. Kalınlığının bir önemi yoktur; ince bir değnek veya ok gibi nesneler de sütre olabilir.
Şekil: Sütre olmaya elverişli dik bir nesne bulunmalıdır; eğri veya yatan nesneler tam sütre sayılmaz.
Çizgi Çekme: Uygun bir dik nesne bulunamazsa, Hanefî mezhebine göre namaz kılan kişinin ön tarafına doğru yere dikey bir çizgi çekmesi de sütre yerine geçer.
Mesafe: Sütrenin namaz kılan kişinin hemen önüne yakın konulması sünnettir.
Genel Özet:
Camilerdeki Durum:
Büyük camilerdeki veya evlerdeki halıların üzerindeki saf çizgileri, namaz kılan kişinin secde mahallini belirlediği ve sınır çizdiği için sütre hükmünde kabul edilmektedir.
Şâfiî, Hanbelî ve Son Dönem Hanefî Alimleri: Yüksek bir engel bulunamadığı takdirde yere çizgi çekilmesini (veya hazır çizgilerin/seccadenin kullanılmasını) câiz ve yeterli görürler.
Mâlikîler ve İlk Dönem Hanefî Alimleri: Yerdeki düz bir çizginin tam bir engel oluşturmadığını savunarak çizgi çekmeyi sütre için yeterli bulmazlar. Onlara göre mutlaka üç boyutlu (yüksek) bir nesne olmalıdır.
Önünüze koyacak hiçbir şey bulamadığınızda, cami halısındaki çizgileri veya seccadenizin bitiş sınırını sütre niyetiyle hizalayarak namaz kılabilirsiniz. Bu çizginin önünden (ilerisinden) geçenlerin namazınıza bir zararı olmaz...