Abdullah Durmuş BAYSAL

Abdullah Durmuş BAYSAL

Evlilik Okulu (1)

Evliliği anlamak için karmaşık tariflere gerek yok. Bir bardak suya bakmak yeterli. Uzayda bağımsızca dolaşan hidrojen ve oksijen, özgürlüklerinden bir miktar feragat edip bir araya geldiklerinde sadece “su” olmazlar; hayatın kendisi olurlar. Evlilik de böyledir. İki birey, sınırsız bağımsızlıktan vazgeçip bir araya gelir ve topluma can veren bir yapı oluşturur.

Bunun zıddı olan evlilik dışı ilişkiler ise, kısa vadede cazip görünse de uzun vadede orman yangını gibidir. Sadece başladığı yeri değil, çevresini de yakar; aileyi, toplumu ve nesilleri yıpratır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda ölçüyü net bir şekilde koymuştur:

“Kadın dört şey için nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanını seç ki bereket bulasın.” (Buhârî)

Elbette evlilikten önce eşlerin birbirini yeterince tanıması gerekir. Kadın ve erkeğin düşünce yapısı, hayattan beklentileri, evlilikten ne anladıkları önemlidir. Çünkü aynı yolda yürüyebilmek için en azından yönün aynı olması gerekir.

Kadın ve erkeği bir eve benzetirsek; erkeği dış duvar, kadını ise evin içi olarak tarif edebiliriz. Kadın, dış duvar olmadan kendini korunaksız hisseder; erkek ise evin içi olmadan boşlukta kalır. Yani ikisi de birbirine muhtaçtır ama beklentileri ve bakış açıları farklıdır.

Erkek evi depremden, rüzgârdan, dış tehditlerden korumaya çalışırken; kadın evin içini güzelleştirmek, yenilemek ve yaşanılır kılmakla meşguldür. Bu yüzden fikir ayrılıkları kaçınılmazdır. Sorun, çatışmanın varlığı değil; çatışmayı yönetememektir.

Çocuk ise bu yapının bağlayıcı harcı, bir nevi “garanti belgesi” gibidir.

Para meselesi de evliliğin kaçınılmaz gündemlerinden biridir. Gelen para bazen evin dışına, bazen içine harcanmalıdır. “Benim dediğim olacak” inadı yerine uzlaşma, her iki tarafın da hayrınadır.

Kadın gözünde erkek genellikle şu dört unsurun dengeli bir karışımıdır:
Para, kas (güç), romantizm ve kariyer.
Bu unsurlardan biri eksikse erkek, oradan “gol” yer. Para yoksa bazen maç bile başlamaz. Hepsi tam olsa bile, yine de ofsayttan gol yeme ihtimali vardır.

Çünkü gerçek şudur:
Sıfır sorunlu evlilik yoktur.

Ama ortak payda yüzde 51’i bulmuşsa, bu yeterlidir.

Bu yüzden evlilik için en doğru reçete şudur:
Evlenmeden önce gözünü dört aç, evlendikten sonra birini kapat.
Yani eşini seçerken dikkatli ol; seçtikten sonra kusur arama.

Çünkü evlilik, kusursuz insanlarla değil; kusurları birlikte taşıyabilen insanlarla yürür.

Kaynak: Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Akra FM Evlilik Okulu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.