Dünyanın En Büyük Petrol Rezervinden Yokluk Kuyruklarına: Venezuela’nın Kirli Denklemi

Dünyanın En Büyük Petrol Rezervinden Yokluk Kuyruklarına: Venezuela’nın Kirli Denklemi

Dünyanın en büyük ispatlanmış petrol rezervlerine sahip olan, yeraltı kaynakları bakımından Suudi Arabistan’ı geride bırakan ve ABD’nin neredeyse 10 katı rezerve sahip olan Venezuela, bugün neden temel ihtiyaç maddelerine ulaşamıyor?

Dünyanın en büyük ispatlanmış petrol rezervlerine sahip olan, yeraltı kaynakları bakımından Suudi Arabistan’ı geride bırakan ve ABD’nin neredeyse 10 katı rezerve sahip olan Venezuela, bugün neden temel ihtiyaç maddelerine ulaşamıyor? Bir dönem Japonya ve Çin ekonomisini katlayan bu Güney Amerika ülkesinin, refahtan krize uzanan çarpıcı hikayesini mercek altına alıyoruz.

1950’lerin Altın Çağı: Refah Kimin İçindi?

1950’li yıllarda Venezuela, kişi başına düşen milli gelirde dünya dördüncüsüydü. O dönemde ülke ekonomisi Japonya’nın 4, Çin’in ise tam 12 katı büyüklükteydi. Ancak bu parlak tablonun arkasında karanlık bir gerçek yatıyordu: Venezuela petrolü o yıllarda tamamen ABD petrol kartellerinin kontrolündeydi. Ülke zengin görünüyor ancak bu zenginlik sadece küçük bir elit kesimin elinde toplanırken, halkın büyük çoğunluğu derin bir yoksullukla mücadele ediyordu.

Hugo Chavez ve Emperyalizm Karşıtı İsyan

Bu sömürü düzenine "dur" diyen isim Hugo Chavez oldu. Chavez’in iktidara gelişiyle birlikte Venezuela, kaynaklarını millileştirme ve emperyalizme karşı dik duruş sergileme yoluna girdi. Ancak bu hamle, ülkenin küresel güçler tarafından anında "kara listeye" alınmasına neden oldu. Dönemin ABD Başkanı George W. Bush yönetimi, Chavez’i devirmek için birçok darbe girişiminde bulundu ancak başarılı olamadı.

Latin Amerika’da "Kanser" Şüphesi: Suikast mı, Tesadüf mü?

Chavez’e yönelik fiziksel darbeler başarısız olunca, akıllara durgunluk veren bir süreç başladı. 2010’lu yıllarda ABD ile yıldızı barışmayan pek çok Latin Amerika lideri peş peşe kansere yakalandı. Chavez, 2013 yılındaki vefatından önce Venezuela Devlet Radyosu’nda şu tarihi soruyu sormuştu:

"Lugo’nun, Dilma’nın, benim, Lula’nın ve Cristina’nın tam da kritik dönemlerde kansere yakalanması çok tuhaf değil mi? Bu bir tesadüf olamaz."

Chavez, 60 yaşını göremeden hayata gözlerini yumarken, geride emperyalizme karşı direnen bir miras ve bu şüpheli ölüm iddialarını bıraktı.

Nicolas Maduro ve "Onurlu Direniş" Mesajı

Chavez’den bayrağı devralan Nicolas Maduro, selefinin yaşadığı tüm baskıların bilincinde bir liderlik sürdürüyor. Bugün Venezuela’da yaşanan ekonomik ambargolar ve yokluklar, bir kesim tarafından "yönetim beceriksizliği" olarak nitelendirilse de, Maduro taraftarları bunu ülkeyi "peşkeş çekmemenin" bir bedeli olarak görüyor.

Maduro’nun savunucuları, onun koltuğunu korumak adına ülkesini küresel güçlere teslim edebileceğini ancak o onurlu ve şerefli bir duruşu tercih ettiğini vurguluyor. Venezuela’nın hikayesi, sadece bir ekonomi mücadelesi değil, aynı zamanda devasa enerji kaynakları üzerindeki küresel hakimiyet savaşının en somut örneği olarak tarihe geçiyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.