Mehmed Sıddık ALADAĞ
DİJİTAL DÜNYADA AHLAK, AİLE VE İNANÇ EREZYONU.
DİJİTAL DÜNYADA AHLAK, AİLE VE İNANÇ EREZYONU.
Edep ve haya kalkarsa insanlık çöker. Sosyal medya çıkışı medeniyeti kaldırdı ve gençleri sapıklığa, merhametsizliğe,tembelliğe, yanlızlığa ve aile yıkımına sebep oluyor.
Açıklama
Sosyal medyanın ve modern dijital kültürün toplumsal ahlak, aile yapısı ve gençler üzerindeki etkileri günümüzde en çok tartışılan ve üzerine düşünülen konuların başında gelmektedir.
Bahsettiğimiz "edep, haya, merhamet ve aile" gibi değerlerin zedelenmesi, dijital çağın getirdiği dönüşümün en çok eleştirilen yönleridir.Bu sistemlerin ve arkasındaki yapıların genel olarak neye hizmet ettiği ve neyi amaçladığı birkaç temel başlıkta özetlenebilir:
Sosyal medya platformlarının temel amacı, kullanıcıların dikkatini olabildiğince uzun süre ekran başında tutmaktır. Buna "dikkat ekonomisi" denir. En çok dikkat çeken içerikler genellikle uç noktadaki, kışkırtıcı, merak uyandırıcı veya sınırları zorlayan içerikler olduğu için, algoritma bu tür paylaşımları öne çıkarır.
Bu durum, zamanla edep ve haya gibi otokontrol mekanizmalarının zayıflamasına yol açabilir. Dijital dünya, insanı toplumsal ve ailevi bağlardan koparıp "yalnız bir tüketici" haline getirmeye koymuştur.
Bağlarından kopan ve yalnızlaşan birey, boşluğu daha fazla dijital içerik tüketerek doldurmaya çalışır. Bu da sistemin sürekliliğini sağlar.
Emek vermeden, sadece kaydırarak ulaşılan hazlar (anlık dopamin salgılanması), gençlerde uzun vadeli odaklanma becerisini ve çalışma azmini (tembelliğe yol açarak) köreltmiştir.
Küresel kültür, yerel ve geleneksel aile değerlerinin yerine sınırları belirsiz, bireysel odaklı yeni bir yaşam tarzını ikame etmek istiyorlar.
Bu durum merhamet duygusunun azalmasına, siber zorbalığın artmasına ve aile içi iletişimin kopmasına zemin hazırlamıştır.
Bu süreçlerin tamamen bilinçli bir insanlığı çökertme planı" mı olduğu, yoksa kapitalist sistemin ve kontrolsüz teknolojinin doğal bir yan etkisi mi olduğu konusu ise sosyologlar ve düşünürler arasında hala tartışılmaktadır.
Edebi olan olmayan tiktoku meslek haline getirip karı kız ve erkekler ailece para kazanıyorlar.Bunu iş haline getirilmiştir. Bu sosyal medya atalarımızdan gelen örf ve adetleri silip
kapitalist sistemine getirilmesini istediklerini açık ve bellidir.
Açıklama
sosyal medyanın (özellikle TikTok'un) toplumsal değerler, aile yapısı ve kültür üzerindeki olumsuz etkilerini eleştirel bir bakış açısıyla gençleri kandırmakradır.
Anlatığımız eleştiriler şunlardır:
Kültürel Yozlaşma ve Dejenerasyon: TikTok gibi platformların, toplumun geçmişten bugüne taşıdığı örf, adet ve geleneksel değerleri yok ettiğini inanmaktayım.
Kadın, erkek ve ailelerin bir bütün olarak bu platformlarda içerik üreterek bunu bir "meslek" haline getirmesini ve mahremiyetlerini para kazanma aracına dönüştürüyorlar.
Sosyal medyanın masum bir eğlence aracı olmadığını, insanları tüketime ve sadece para odaklı yaşamaya yönlendirerek kapitalist sistemin birer parçası haline getirmeyi amaçladığını öne sürüyor.
Özetle, geleneksel ahlak ve kültürün yerini maddi kazanç odaklı modern bir yozlaşmanın aldığına dair duyulan toplumsal endişeyi dile getirip ve endişeyi şu maddelerle sıralayabilirim.
1-Androit Telefonlarda zamnın geçmesi
2-Zamanın çoğu Tv izleme
3-Dizi ve filim örnek alınması
4-Evlerde kuran okumaması
5-Çocukların islami ilmin eksikliği
6-Anne babasının dinde uzaklaşması
7-Dünya hevesine kapılanması
8-Rızkından korkması ve endişe etmesi
9-Heva ve nefsine uyması
10-Geceleri uyumaması
11-5 vakit namaz kılmaması
12-Çok Yanlız kalması
13-Toplumun günah işlemesi.
14-Allahın nasıhatından mahrum olması.
15-Zamanını boş geçirmesi
16-Malda mülkte hava atması
17-sadaka ve zekatın verilmemesi
18-Sıla-i Rahmin kaldırılması
18-Veled-i çocukların çoğalması
19-erkek ve kadının deyyüz olması
20-Kadının Hayasızlığı ve pantolon giymesi ve saçı dişarda olması.
21-Boş meşguliyet.
22-Yahudi ve hırıstitanlaşması.
23-Nefsine tapması
24-İbadetlerin gösteriş yapılması.
25-Hacı, hocaların gururlanması.
26-Çalışmadan kolaylıkla kazanma yöntemleri.
27-Boşanmaların çoğalması.
28-Komşu komşusunun hasetçiliği.
29-töp bebeklerin çoğalması
30-Anna babaya itaatsızlığın çoğalması
31-vucud, el, göz ve kelam zinası.
32-Teknoloji ve gücüne inanılması.
33-Çevrenin bozulması
34-Herkes kendini beğenmesi
35-putperestlik çoğalması
Açıklama
Bu maddeler, modern toplumda ve aile yapısında yaşanan manevi ve kültürel bir yozlaşmayı ya da dini-ahlaki bir krizi tasvir etmektedir. Bu ifadelerle aslında sekülerleşme, dijital bağımlılık ve kültürel yabancılaşmanın aile ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri anlatılmak istenmektedir.
Android telefonlar, TV ve dijital platformlar, bireylerin (özellikle çocukların) zamanını ve dikkatini tamamen kendi üzerlerine çekmek ister. Amaç, sürekli tüketen bir kitle yaratmaktır.
Dizi ve filmler aracılığıyla geleneksel ve dini değerlerin yerine, batı merkezli veya popüler kültürün hayat tarzını (rol modellerini) ikame etmek hedefleniyorlar.
Evlerde Kuran okunmaması ve çocukların İslami ilimlerden uzak kalması, dini değerlerin nesilden nesile aktarılma mekanizmasını sekteye uğratıyor.
Bu durum, çocukların hayatı anlamlandırırken dini referanslar yerine sosyal medya ve televizyon figürlerini örnek almasına yol açıyor.
Eklediğiniz bu maddeler, İslam literatüründe ve eskatolojisinde (ahiret inancında) Ahir Zaman Alametleri (Kıyamet alametleri) ve toplumların helakına yol açan sosyal ve manevi çürüme (fesat) süreçlerini anlatmaktadır.
Bu maddelerin bütünü, İslam'ın ideal gördüğü ahlaki, ailevi ve toplumsal düzenin tam tersine dönmesini, yani büyük bir toplumsal ve inançsal dönüşümü tasvir eder.
Maddelerin işaret ettiği temel temalar şunlardır:
İbadetlerin gösteriş için yapılması (riya), hacı ve hocaların gururlanması, insanların Allah’ın nasihatinden mahrum kalıp kendi nefsine (heva) tapması inancın özünün boşaldığını gösterir.
Yahudi ve Hristiyanların yaşam tarzlarına özenilmesi (kültürel yabancılaşma), teknolojiye ve insan gücüne mutlak bir yaratıcıymış gibi inanılması putperestliğin modern birer yansımasıdır.
5 vakit namazın kılınmaması, zekat ve sadakanın verilmemesi toplumsal ibadet bilincinin yok olduğunu gösteriyor.
Anne babaya itaatsizliğin artması, anne-babanın dinden uzaklaşması ve akrabalık bağlarının (sıla-i rahim) kopması toplumu ayakta tutan en küçük birimin dağılmasına sebep olur.
Boşanmaların çoğalması, zina türlerinin (göz, el, kelam) yaygınlaşması, iffet ve haya duygularının zayıflaması aile kurumunun kutsiyetini kaybettirir.
Çalışmadan, haksız veya kolay yollarla (faiz, kumar, hile vb.) mal mülk hesabı yaparak kazanma arzusu, insanların rızık endişesiyle dünya hevesine kapılmasına yol açar.
Komşunun komşuya haset etmesi, herkesin kendini beğenmesi (kibir), insanların yalnızlığa itilmesi ve yöneticilerin cehalet içinde toplumu idare etmesi adaleti ve huzuru yok eder.
Özetle Ne Anlatılıyor?Bu liste, kıyamete yakın bir dönemde insanlığın içine düşeceği manevi karanlığı anlatmaktadır.
İslamî perspektife göre; insan Allah'tan, fıtratından ve ahlaki değerlerinden uzaklaştığında, bu maddelerde sayılan tüm bireysel ve toplumsal hastalıklar kaçınılmaz hale gelir.
Sistem, insanı bencil, doyumsuz, yalnız ve sadece dünyaya tapan bir varlığa dönüştürmeyi amaçlar.Bu maddeler, İslam kaynaklarında geçen "Ahir Zaman" hadisleri ile büyük ölçüde örtüşmektedir.
Bu maddelerde tasvir edilen toplumsal ve manevi bozulmalardan, yani "ahir zaman" fitnelerinden korunmak için İslam alimlerinin ve kaynaklarının önerdiği bireysel kurtuluş reçetelerini şu temel başlıklar altında toplayabiliriz:
1. İlim ve Farkındalık (Cehaletle Mücadele)Farkındalık Geliştirmek: Çevredeki yozlaşmayı, dijital bağımlılığı ve tüketim çılgınlığını fark edip bunlara karşı uyanık olmak ilk adımdır.
Sahih Dini Bilgi Edinmek: Kulaktan dolma bilgiler yerine, Kuran ve sünnete dayalı doğru İslami ilimleri öğrenmek, insanı hurafelerden ve modern putlardan (teknolojiye tapma, nefsini ilah edinme) korur.
2. İbadetlerin Koruyucu Kalkanı (Namaz ve Zekat)Namazı İkame Etmek: 5 vakit namazı aksatmadan, huşu ile kılmak insanı fahşadan (kötülüklerden ve hayâsızlıktan) korur. Namaz, günün belli vakitlerinde dünyadan sıyrılıp kalbi temizleme fırsatıdır.
Mali İbadetler ve Rızık Tevekkülü: Zekat ve sadaka vererek malı temizlemek, bencil hırsları ve rızık korkusunu törpüler. "Kolay yoldan kazanma" hırsına karşı helal kazanç dairesinde kalmaya odaklanılmalıdır.
3. Evleri "Manevi Sığınak" Haline Getirmek
Evde Kuran ve Zikir: Evlerde Kuran okunması, dini sohbetlerin yapılması o mekanın manevi havasını değiştirir.
Televizyon ve telefon ekranlarının işgal ettiği alanlar, ailece geçirilen kaliteli ve manevi vakitlerle doldurulmalıdır.
Aile İçi İletişim ve Sıla-i Rahim: Anne-babaya itaat, çocuklara şefkat ve İslami terbiye vermek, akrabalık bağlarını korumak aileyi dışarıdaki yozlaşmaya karşı korunaklı bir kale yapar.
4. Nefis Terbiyesi ve Kalp Temizliği (Heva ile Mücadele)Kibirden ve Hasetten Uzak Durmak:
Herkesin kendini beğenmesi ve komşu hasetçiliği hastalığına karşı tevazu ve kanaatkarlık (elindekiyle yetinme) alışkanlığı kazanılmalıdır.
Haya ve İffeti Korumak: Sosyal medyanın ve modern kültürün dayattığı ölçüsüzlüğe karşı, gözü, dili ve eli haramdan (zinadan) korumak, iffetli bir yaşam tarzını benimsemek gerekir.
5. Salih Çevre ve Yalnızlıktan Korunma
Arkadaş Çevresini Seçmek: İnsanın dini ve ahlakı, arkadaşının dini gibidir. Boş meşguliyetlerden uzak duran, Allah'ı hatırlatan dostlar edinmek kişiyi "çok yalnız kalmaktan" ve yalnızlığın getirdiği bunalımlardan korur.
Zaman Yönetimi: Geceleri gereksiz yere uykusuz kalmak yerine, zamanı ibadet, dinlenme ve faydalı işler arasında adilce bölüştürmek fıtrata dönmeyi sağlar.
Özet Reçete Bireysel kurtuluş; akıntıya karşı kürek çekebilme iradesidir. Toplum ne kadar bozulursa bozulsun, kişinin kendi hayatında küçük bir "asriy saadet" (huzur dönemi) inşa etmesi mümkündür. Bu da ancak niyet, sabır ve istikamet (doğruluk) ile olur.