Anadolu’nun Sönmeyen Meşalesi: Anadolu Ruhu ve İslam

Gözlerimizi çevirdiğimiz her karış toprağında bir şehit izi, kulağımızı verdiğimiz her rüzgârda bir ezan sesi yükselen bu coğrafya, sadece bir kara parçası değildir. Anadolu, bin yıldır imanla yoğrulmuş, edeple süslenmiş ve besmeleyle bereketlenmiş bir ruhun tecelligahıdır. Peki, dillerden düşmeyen bu “Anadolu Ruhu” gerçekte nedir?

Tevhid Tohumuyla Yeşeren Topraklar

Anadolu ruhu, her şeyden önce bir "Amentü" davasıdır. Bu ruhun temelleri, yüzyıllar önce Talas Meydan Muharebesi’nde atılan Tevhid tohumlarıyla atılmıştır. Satuk Buğra Han’ın İslam’la şereflenip Abdülkerim adını almasıyla başlayan bu yolculuk, Anadolu’yu bir İslam yurdu haline getirmiştir.

Bu coğrafyanın insanı, kalbini Kâbe’ye, yönünü kıbleye çevirmiş; Allah ve Peygamber aşkını hayatının merkezine koymuştur. Bu öyle bir bağdır ki, ne Bizans’ın oyunları ne de modern çağın karanlık dehlizleri bu bağı koparmaya yetmemiştir.

Mehmetçik: Muhammed’in Ordusu

Anadolu ruhunu en somut haliyle Mehmetçik kavramında görürüz. Dünyanın hiçbir ordusuna nasip olmayan bu isim, doğrudan Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) isminden mülhemdir. Cepheden cepheye koşan, "Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla canını ortaya koyan her bir nefer, aslında İlây-ı Kelimetullah davasının birer sancaktarıdır.

Tarih sayfalarını zaferlerle süsleyen bu irade; adaleti dünyaya yaymak, mazlumun başını okşamak ve zalime dur demek için vardır. Anadolu insanı, Haçlı zihniyeti gibi işgalden ve sömürüden değil; fetihten ve merhametten beslenir.

Ruhsuz Bedenler ve Satılmış Beyinler

Elbette bu yüce ruhu anlamayanlar, hatta ona düşmanlık besleyenler de olacaktır. Kendi vatanının ekmeğini yiyip, başka odakların borazanlığını yapanlar, bu toprağın altındaki "kefensiz yatanları" idrak edemezler. Merhum Abdurrahim Karakoç’un dediği gibi:

"İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık, İster ki diz üstü çökertilsin Türkiye, Ekmeğini yer amma vatanını sevmez zındık."

Kendi iradesi olmayan, beyni ipotekli çevrelerin Anadolu ruhuna muhalefet etmesi şaşırtıcı değildir. Onların derdi medeniyet değil, İslam düşmanlığıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; bu topraklarda namertlere geçit verilmedi, verilmeyecektir.

Geleceğe Güçlü Adımlarla

Bugün ülkemiz, kendi güvenliğini ve ümmetin izzetini korumak adına her geçen gün güçlenmektedir. Anadolu ruhu, teknolojide, ilimde ve fende lider olma azmiyle yeniden şahlanmaktadır. Bizler, bu necip milletin evlatları olarak öz benliğimizin farkındayız.

Anadolu’nun ruhu İslam’dır; bu ruh yaşadıkça bu bayrak inmeyecek, bu ezanlar dinmeyecektir.

Selametle...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.