Abdullah Durmuş BAYSAL

Abdullah Durmuş BAYSAL

Ağaçtan Düşen Bir Adamın Hikâyesi

Hayat bize çoğu zaman bağırarak konuşmaz. Fısıldar. O fısıltıları duymak ise biraz tecrübe, biraz da niyet ister.

Bu bağlamda hayatta karşınıza çıkan hiçbir insan, hiçbir fotoğraf karesi, hiçbir olay tesadüf değildir. O an anlamazsınız belki ama her yaşanmışlık bir yere not düşer. Kimi ders hemen işinize yarar, kimi yıllar sonra kapınızı çalar.

“Hayat acımasız” derler. Evet, çoğu zaman öyledir. Herkes kendi yoluna bakar.

“Bu ülkede iyilik yapanların yaptıkları iyilikler cezasız kalmıyor” denir. Çoğu zaman da doğrudur. İyilik yapan, genellikle çıkarı bozulanların iftirasına uğrar. Toplumun geneli ise iftiraya uğrayana, “Kim bilir ne haltlar karıştırdı da bunlar başına geldi” diye şüpheli gözlerle bakar.

Sorumluluk makamında olanlar için de küçük bir hatırlatma yapmak isterim:
Hizmet etmenin, topluma faydalı olmanın tek bir yolu yoktur. Bazen yer değiştirmek gerekir. Konumunu kutsallaştıran, kendini vazgeçilmez zanneden kişi, günü geldiğinde sert bir duvara toslar. İrfan, koltukla değil; idrakle kazanılır.

Gelelim en temel soruya: Nasıl bir Müslüman olmalıyım?
Salih amel, takvâ, ihlas, hikmet, basîret ve ferâset, emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker, cihad, Allah’a güven ve teslimiyet kavramları üzerinde düşünün…

Son olarak, Allah’ın yardımına nasıl nail olunur?
Cevap açık, net ve değişmez:

“Ey iman edenler!
Eğer siz Allah’a yardım ederseniz,
O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”
(Muhammed Suresi, 7. Ayet)

Demek ki mesele, yardım beklemekten önce tarafını belli etmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.