Siyasetin ve stratejinin tozlu raflarında yeni bir oyun kuruluyor gibi görünüyor ama sahadaki gerçekler "PUHA HA HA" dedirtecek cinsten. ABD, bölgeye yeni savaş gemileri ve 5 bin deniz piyadesi gönderiyormuş. Soru net: Bu 5 bin asker ne işe yarayacak?
Hürmüz Boğazı'nın sularında bile dikiş tutturamayan, o meşhur "Coni", şimdi bu kısıtlı güçle mi amfibi harekat yapacak? Eğer plan buysa, sonucu şimdiden söyleyelim: Büyük bir hüsran!
Rakamların Dili: 2003 vs Bugün
Hafızamızı tazeleyelim. 2003 yılında Irak işgal edildiğinde, koalisyon güçlerinin 300 bin askerinin tam 295 bini ABD’ye aitti. Sadece özel amfibi birliklerini oluşturan "Marine"lerin sayısı 74.405 muvazzaf, 9.501 yedek kuvvetten oluşuyordu.
Bugün ise karşımızda sadece 2 bin 500 – 5 bin civarında bir birlik ve bir avuç amfibi hücum gemisi var. USS TRIPOLI (LHA), USS NEW ORLEANS ve USS SAN DIEGO yola çıkmış; içinde F-35B’ler, helikopterler... Teknik donanım ne kadar görkemli görünürse görünsün, sahadaki gerçek ruhu hesaba katmıyorlar.
"Ölmeye Hazır Bir Millet" Faktörü
Strateji masalarında hesaplanamayan en büyük değişken, karşılarındaki "ölmeye hazır" millettir. 300 bin askerle bölgeye girenlerin yaşadığı bataklık hala hafızalarda tazeyken, 5 bin askerle bir amfibi harekat planlamak sadece kağıt üzerinde bir fantezidir.
ABD'nin Japonya yakınlarından Orta Doğu'ya sevk ettiği 31. Deniz Seferi Birliği'nin 2 hafta içinde bölgeye ulaşması bekleniyor. Ancak gemiler ister amfibi olsun ister uçak gemisi, inançlı bir direnişin karşısında sadece metal yığınından ibaret kalırlar.
Şimdi hesabı siz yapın: On binlerce askerle yapılamayan, birkaç bin piyade ile mi yapılacak? Güldürmeyin bizi!