Cem MURAT
4 Büyükler ve Yoğurt Yiyişleri: KİM SÖMÜRÜYOR, KİM YAŞATIYOR?
Aşağıdaki yazıyı Ekim 2021'de sosyal medyada paylaşmıştım... Bugün denk geldiğim bir görsel ile birlikte hiç dokunmadan, buradan da paylaşmak istedim.
4 Büyükler ve yoğurt yiyişleri hakkında
Bu kez futboldan değil, 4 büyük ülkeden bahsedeceğim.
1) Amerika'yı artık hepimiz ezberlemişizdir. Ülkelerin yumuşak karnı olan dini, kültürel, sosyal ayrılıkları had safhalara getirerek, yanına da kattığı terör örgütleri vasıtasıya bu ayrılıkları düşmanlığa çevirmek yöntemi ile tarafları birbirine kırdırıp bekler. Kazanmasını istediği tarafa da cömertliğin her halini gösterir.
ŞAyet bu kadar zamanı yok ise, gözü de kesiyorsa doğrudan işgale yeltenip, içeriden satın aldığı k*pekleri vasıtasıyla yönetimi indirip kuklasını yerleşir. O halkın bir daha belinin doğrulması tamamen mucizeye kalır.
Bunu herhangi bir ülke zaten istemez lakin içerideki piyonları bu işin her türlüsüne razıdır. Zira yalayacakları kemik sayısı artacaktır.
2) Rusya, özellikle Kafkaslar'da ve Türk Cumhuriyetlerinde yıllardır uyguladığı sistemle, içtiği votkaya kadar tüm kültürünü o ülkeye empoze eder. O ülkeyi her tehlikeden koruyacağını vaad eder, aksi durumlarda kurnaz ve sinsi dış politikalarla o ülkeyi zorda bırakır da suni bir kurtarıcı rolüne bürünür. Paralı askerlerini ve ajanlarını o ülkeden eksik etmez. Herşey kontrolünde olsun ister. Bugün Afrika'da bile Rus Wagner'in olduğu ülkelerden bahsedilir.
3) Çin, bakıldığı vakit en acımasız ülkelerden biri. Geçmişine baktığımız vakit hem İngiltere'den hem Japonya'dan gördüğü fenalıkların belki yarısını bile kendisi henüz! yapmamıştır. Toparlanıp küresel bir güç olma yoluna girdiği dönemlerde parasının değer kazanmaması için onu develüasyon ile istediği kıvama getirerek üretim bandını daha az maliyetle canlı tutar. SOn zamanlarda gittiği ülkelerde izlediği politikalar Abd'ye ve Rusya'ya oranla daha naif ve yumuşaktır. Dileyene dilediği kadar borç verir, ödeme günü gelip ödemesini alamayınca yine zor kullanmayıp kibar bir dille madenlerine, limanlarına ve enerji kaynaklarına yönelip oraları kendi bünyesine katar.
4) Türkiye; düşmanı dahi olsa yardıma ihtiyacı var ise yardım eder, masada yalnızca kendi menfaatini değil karşısındakini de gözetip ona göre bir program çizer. Her konuda şeffaf ve adildir o ülkeye karşı. Ne Karabağ'da, ne Libya'da ne Suriye'de kendi namına bir paye istememiş, halkları ve ülke liderlerini bölgede bir olmaya ve birbirine yardımcı olmaya teşvik etmiştir. YAtırım yaptığımız her ülkede birlikte kazanalım, beraber kazanalım, beraber yürüyelim gayesi gütmüş, o zamana dek sömürülen halkları uyandırma çabasında olmuştur.
Bugün haritalarda yükselen yeşil alanların, SİHA sembollerinin ve selam duran Mehmetçiğin asıl hikayesi burada gizli. İşte bu yüzden sömürgecilerden bıkan dünya halkları için Türkiye, sadece bir ülke değil, bir **"umut ışığı"**dır.
***
Yeşil renk : Türkiye ile arasında askeri anlaşma var
Türk Bayrağı : Türkiye Askeri ateşeliği var
Selam Duran Asker : Türk Askeri üssü var
SİHA : Türk drone 'larını kullanan ülke.
