Bazı rakamlar vardır ki; sadece matematiği değil, bir dönemin ihanetini anlatır. Bugün size, vesayet unsurlarının elinde nasıl bir siyasi arpalığa dönüştürülen, sonra da "zarar ediyor" denilerek idam sehpasına çıkarılan onlarca fabrikadan biri olan Kardemir’in hazin ama zaferle biten hikayesini hatırlatayım.
Yıl 1977... Karabük Demir Çelik Fabrikası’nda çalışan işçi sayısı 14.755, memur sayısı ise 1.141. Sıkı durun; bu rakamlar, fabrikanın gerçek ihtiyacının tam 5 katıydı!
Peki, bu liyakatsiz ve aşırı istihdamın sebebi neydi? Cevabı malum; fabrika, belli bir siyasi partinin (ismini zikretmeye hacet yok) oy deposu ve yandaş istihdam kapısı haline getirilmişti.
Milli servetimiz, "arka bahçe" siyasetiyle bilerek ve isteyerek borç batağına saplandı. 1994 yılına gelindiğinde, çalışanların yarısı o malum partinin üyesiydi ve fabrika 10 trilyon liralık devasa bir borçla can çekişiyordu.
Dönemin DYP-SHP koalisyonu, tarihe "5 Nisan Kararları" olarak geçen o ekonomik suikast paketini açıkladığında, hedef tahtasında bu ülkenin en büyük değeri olan Kardemir vardı.
Mantık şuydu: "Önce kendi yandaşlarınla doldur, verimsizleştir, borçlandır; sonra da 'zarar ediyor' diyerek kapısına kilit vur!" Bu, sadece bir ekonomik paket değil, yerli üretimin üzerine çekilen bir kara perdeydi. KİT’ler üzerinden milleti sömürenler, faturayı yine millete kesmeye kalktılar.
Fakat o hesaplayamadıkları birşey vardı: Halkın feraseti.
Karabük halkı ve işçisi, "Kardemir kapatılamaz, Karabük karartılamaz!" feryadıyla sokaklara döküldü. Şehir günlerce uyumadı.
Nihayetinde devlet, o "zarar ediyor, kurtarılamaz" dediği dev tesisi, sembolik 1 TL bedelle işçiye ve yöre halkına devretmek zorunda kaldı. O gün 1 TL’ye küllerinden doğan Kardemir, bugün Türkiye’nin en büyük sanayi devlerinden biri olarak göğsümüzü kabartıyor.
Gördük ki; mesele fabrikanın eskimesi veya teknolojinin yetersizliği değilmiş. Mesele, o fabrikayı siyasi ihtiraslarına kurban edenlerin ihaneti ve ona sahip çıkanların milli ruhuymuş.
Dün Kardemir’i "arka bahçe" yapıp kapatmaya çalışanlarla, bugün milli teknoloji hamlelerine "israf" diyenler aynı soydandır.
Dün de halkın iradesini hesap edemediler bugün de hesap edemiyorlar. Tam da bu sebeple halka her zamankinden daha fazla kin ve nefret besliyor bu soysuzlar.
O vakit ne diyoruz; Kinizde gberin!