Türk Musikisinin Yaşayan Efsanesi Mustafa Sağyaşar: "Bu Şarkıları İlk Ben Meşhur Ettim"
Türk Sanat Müziği’nin duayen ismi, kadife sesiyle nesilleri büyüleyen Mustafa Sağyaşar, sanat hayatının bilinmeyenlerini ve Ankara Radyosu’na uzanan zorlu yolculuğunu anlattı.
Türk Sanat Müziği’nin duayen ismi, kadife sesiyle nesilleri büyüleyen Mustafa Sağyaşar, sanat hayatının bilinmeyenlerini ve Ankara Radyosu’na uzanan zorlu yolculuğunu anlattı. 2015 yılında gerçekleştirilen bu özel röportajda Sağyaşar; babasının müziğe olan sert muhalefetinden, Atatürk’ün musikiye bakışına, hit olan şarkıların perde arkasından sanat felsefesine kadar pek çok önemli noktaya ışık tutuyor.
"Kazanamazsan Bu Eve Dönüş Yok!"
Mustafa Sağyaşar’ın musiki yolculuğu, babasının sert ama onurlu duruşuyla başlamış. Ankara Radyosu sınavlarına girmek için evden ayrılırken babasının kendisine, "Kazanırsan Allah yolunu açık etsin, kazanamazsan bu eve dönüş yok" dediğini belirten usta sanatçı, bu cümlenin kendisi için en büyük motivasyon olduğunu ifade ediyor. Yıllar sonra radyoda başarıyı yakaladığında ise babasının tüm aile önünde kendisinden özür dileyerek, sanatın ne kadar onursal bir meslek olduğunu kabul ettiğini vurguluyor.
Adana’daki Görsel Plak Müdavimliğinden Ankara Radyosu’na
Aslen Adanalı olan Sağyaşar, müziğe olan merakının ortaokul yıllarında başladığını söylüyor. O dönemde Adana’nın meşhur Görsel Plak dükkanının önünde toplanan bir grup müziksever genç olarak, Müzeyyen Senar ve Münir Nurettin Selçuk gibi devlerin plaklarını dinleyerek yetiştiklerini anlatıyor.
180 Kişi Arasından Gelen Birincilik
1951 yılında Ankara Radyosu’nun stajyer sanatçı sınavına giren Sağyaşar, o dönemin dev jüri heyetini (Mesut Cemil, Muzaffer Sarısözen, Cevdet Çağla) etkilemeyi başarmış. 180 kişinin katıldığı ve sadece 14 kişinin seçildiği o zorlu süreci şu sözlerle aktarıyor:
"Üçüncü imtihanda Mesut Cemil Bey, 'Evladım bize ilk şarkıyı konser verir gibi oku' dedi. Listeler açıklandığında ismimi en başta görünce ağlayacak gibi oldum. O sevinci asla unutamam."
"Unutamam Seni" ve Hit Olan Eserlerin Hikayesi
Mustafa Sağyaşar, sadece bir icracı değil, aynı zamanda pek çok eseri Türkiye’ye tanıtan bir "hit makinesi" gibi çalışmış. "Unutamam Seni", "Kederden mi Neden Bilmem", "Nasıl Geçti Habersiz" ve "O Ağacın Altı" gibi onlarca şarkının ilk kez kendisi tarafından meşhur edildiğini belirten sanatçı, şu ilginç ayrıntıyı paylaşıyor:
-
Zeki Müren ve Sabite Tur Engeli: "Unutamam Seni" şarkısını plağa okuduğunda, devrin büyük sanatçılarının önünü kesmek için aynı eseri hemen seslendirdiğini ancak yine de kendi yorumunun halk tarafından büyük kabul gördüğünü söylüyor.
-
İrfan Özbakır’ın Keşfi: Şarkıları kimse tarafından okunmayan İrfan Özbakır’ın elinden tutarak, onun bestelerini tüm Türkiye’ye sevdirdiğini gururla anlatıyor.
Atatürk ve Türk Musikisi: "Zeybek Ritimli Saz Semaisi"
Röportajda dikkat çeken bir diğer nokta ise Atatürk’ün Türk musikisine olan ilgisi. Sağyaşar, Atatürk’ün musikiye ne kadar hakim olduğunu bir anektodla açıklıyor: Atatürk, bir gün Refik Fersan’a saz semailerinin dördüncü hanelerinin neden hep üç dörtlük olduğunu sorar ve "Neden benim Ege’min zeybeği dokuz dörtlük olmuyor?" der. Bunun üzerine Refik Fersan, dördüncü hanesi zeybek ritminde olan o meşhur Nikris Saz Semai’yi besteler.
"Sanatını Seveceksin, Halkın İçindeki Tesirini Göreceksin"
Genç sanatçılara tavsiyelerde bulunan Sağyaşar, başarısının sırrını "tevazuya boğulmadan işini en iyi şekilde yapmak" olarak tanımlıyor. Türk musikisinin edebiyatla iç içe olduğunu, bir şarkıyı okumadan önce onun Osmanlıca, Farsça ve Arapça sözlerinin anlamını derinlemesine araştırdığını belirterek; "İşi seversen araştırmasını da bilirsin" diyor.