Türk Harp Tarihinde Üçüncü Büyük Devrim: Ok ve Topun Ardından Kızılelma!

Türk Harp Tarihinde Üçüncü Büyük Devrim: Ok ve Topun Ardından Kızılelma!

Ünlü tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türk askeri teknolojisindeki büyük dönüşümü tarihi bir süreklilikle ele aldı. Mete Han’ın ıslık çalan oklarından Fatih’in İstanbul surlarını yıkan şahi toplarına..

Ünlü tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türk askeri teknolojisindeki büyük dönüşümü tarihi bir süreklilikle ele aldı. Mete Han’ın ıslık çalan oklarından Fatih’in İstanbul surlarını yıkan şahi toplarına, bugün ise gökyüzünün yeni hakimi Kızılelma’ya uzanan bu süreç, Türk milletinin dünya harp tarihine yön veren üç büyük kırılma noktasını temsil ediyor.

1. Bozkırın Psikolojik Silahı: Mete Han ve Islıklı Oklar

Türk askeri dehasının ilk büyük kırılması M.Ö. 200’lü yıllarda Mete Han ile başladı. Atlı okçu birliklerinin kazandığı eşsiz hareket kabiliyeti, Türkleri bozkırın rakipsiz gücü yaptı. Dönemin "yüksek teknolojisi" sayılan ıslıklı oklar, sadece fiziksel bir saldırı aracı değil, aynı zamanda düşman saflarında panik yaratan bir psikolojik harp unsuruydu.

2. Orta Çağ’ı Kapatan Güç: Fatih Sultan Mehmed’in Şahi Topları

Tarihin ikinci büyük kırılması, 1453 yılında İstanbul’un fethiyle yaşandı. Fatih Sultan Mehmed, ateşli silahları savaşın merkezine yerleştirerek askeri paradigmayı tamamen değiştirdi. Devasa Şahi topları, "yıkılamaz" denilen surları yerle bir ederek sadece bir şehri almadı, aynı zamanda derebeylik sistemini bitirip Orta Çağ’ın sonunu getirdi.

3. Dijital Çağın Akıncıları: İnsansız Savaş Uçağı Kızılelma

Sanayi Devrimi sonrasında teknoloji yarışında duraksayan Türk milleti, 21. yüzyılda bu makûs talihi Milli Teknoloji Hamlesi ile kırdı. Türk SİHA’larının (Silahlı İnsansız Hava Aracı) küresel başarısının ardından, Bayraktar Kızılelma ile üçüncü büyük kırılma gerçekleşti.

Otonom Yakın Kol Uçuşu: Dünyada Bir İlk!

Kızılelma’nın iki insansız uçakla gerçekleştirdiği otonom yakın kol uçuşu, dünya askeri literatüründe bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu başarı, sadece bir mühendislik zaferi değil; Mete Han’ın disiplini ile Fatih’in vizyonunun dijital çağdaki birleşimidir. Türkiye, yüzyıllar sonra yeniden kendi savaş konseptini dünyaya ihraç eden bir güç konumuna yükselmiştir.

"Mete'nin ıslık çalan oklarını ve Fatih'in toplarını kitaplarda okudum. Bir tarihçi olarak Türkler'in yaptığı Kızılelma'nın gelişimine gözlerimle şahitlik ediyorum."Prof. Dr. Erhan Afyoncu

Derleyen: Cem MURAT

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.