Sınav Sonuçlarının Gölgesinde Büyük Soru: Hayat Gemisi Dümen mi Alacak, Çatlak mı?

Sınav Sonuçlarının Gölgesinde Büyük Soru: Hayat Gemisi Dümen mi Alacak, Çatlak mı?

Sınav sonuçlarının açıklandığı bu kritik dönemde gençler ve aileler için rehber niteliğinde bir yazı. Sonuçlar hayatımızın hedefi mi yoksa sadece birer araç mı? İşte gemiyi su aldırmadan yürütmenin formülü.

​Milyonlarca gencin gözü kulaklığı ekranlarda; bir tık, bir sayfa yüklenmesi ve karşımızda bir rakam... Kimi sevinecek, kimi üzülecek. Ancak bugün, o rakamların çok daha ötesindeki bir gerçeği, hayatın asıl rotasını konuşma vakti.

​Dünya Bir Gemi, Hayat Bir Yolculuk

​Deniz uçsuz bucaksız bir nimettir ama biz denizin içinde değil, bizi boğulmaktan koruyan o gemide yaşarız. Su, geminin dışında kaldığı sürece bir rahmettir; fakat içeri sızmaya başladığı an o gemiyi dibe çeker. Dünya hayatı da tam olarak böyledir. Bizler bu dünyada ahirete yol alan birer yolcuyuz.

​Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), İbn Ömer'in (radıyallahu anhüma) omuzlarından tutarak bizlere şu eşsiz rotayı çizmiştir:

​"Dünyada bir garip, ya da bir yolcu gibi ol."

(Buhârî, Rikak, 3)

​Yolcu, gemiyi evi zannetmez; asıl varış limanını unutmaz. Dünya sevgisi kalbe sessizce sızdığında, tıpkı tahtaların arasından sızan su gibi gemiyi ağırlaştırır ve dümene zarar verir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de bu durumu şöyle açıklar:

​وَمَا هَٰذِهِ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ ۚ وَإِنَّ الدَّارَ الْآخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُ ۚ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

​"Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi."

(Ankebût, 29/64)

​Sınav Sonuçları: Hayat Geminiz İçin Dümen mi, Yoksa Bir Delik mi?

​Bugünlerde açıklanan sınav sonuçları, aslında gençlerin hayat gemisinde birer sızıntı testidir. Alınan puan iyi de olsa kötü de olsa asıl soru şudur: Bu sonuç hayatınıza bir "dümen" olarak mı yön verecek, yoksa gemiyi batıran bir "delik" mi olacak?

​Eğer bir genç, eğitimi ve geleceği sadece dünyada yer edinmekten ibaret görürse, gemisi daha yolun başında su almaya başlamış demektir. Oysa kazanılan her başarı, her meslek sadece birer gemi tahtasıdır; doğru kullanılırsa menzile ulaştırır, ilahlaştırılırsa çürür ve su sızdırır.

​Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

​"Dünya, mü'minin zindanı, kâfirin cennetidir."

(Müslim, Zühd, 1)

​Buradaki zindan, geçici bir duraktır. Mümin genç, bu durakta sabırla çalışır ama gönlünü buraya kaptırmaz. Diğeri ise bu geçici durağı ebedi sanıp farkında olmadan kendi gemisini deler.

​Önce Kulluk, Sonra Dünya: M. Es'ad Coşan Hocaefendi'den Altın Öğüt

​Sevgili gençler, elinizdeki sonuç bir zafer ya da hezimet değil; sadece dümene ilk kez kendi ellerinizle dokunduğunuz andır. Mesleğinizi, paranızı ve ilminizi ahiret yolculuğunun hizmetine sunabiliyorsanız dümeni elinizde tutuyorsunuz demektir. Unutmayın ki hayattaki küçük adımlar, yıllar sonra büyük sonuçlar doğurur:

​فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

​"Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür."

(Zilzâl, 99/7-8)

​Sen bir rakamdan ibaret değilsin. Kalbini Allah’a çevir, gerisini O tamamlar. Merhum ve muazzez hocamız Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan (k.s.) bu gerçeği ne güzel ifade etmiştir:

​"Sen Allah'a kul ol. Allah, dünya işlerini senin arkandan burnunu sürte sürte getirir."

​Anne Babalara, Eğitimcilere ve Ümmete Çağrı

​Kıymetli anne babalar; evlatlarınızı sadece bir puan, bir meslek veya gelecek kaygısıyla sıkıştırmayın. Onlara vereceğiniz en büyük hediye sadece bir diploma değil, hayatın fırtınalarında ayakta kalmalarını sağlayacak olan tevekküldür.

​Bizler bu neslin gemisini hep birlikte yürütüyoruz. Öğretmenler tayfa, anne babalar gözcü, camiler birer fenerdir. Gençlerimize yön gösterelim ama dümenlerini ellerinden almayalım.

​Sevinçlerinizde de üzüntülerinizde de dümenden elinizi çekmeyin. Kazandığınız her şeyi emanet, kaybettiğinizi ise bir imtihan bilin.

​Duamız Odur Ki:

​رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ

​"Rabbim! Beni namazı devamlı kılan bir kimse eyle, soyumdan da böyle kullar yarat. Rabbimiz! Duamı kabul buyur."

(İbrâhîm, 14/40)

​Amin... Yarattığı ve yaratacağı her şeyin sayısınca.

Haber: Ferhan Başar

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.