İHD bu konuda ne bir açıklama yaptı ne de yasal başvuruda bulundu.
Diyanet işleri başkanının sözlerini yargıya taşıyan İHD, diğer tarafta maaş, sigorta ve diğer sosyal imkanları kesilmiş bir eşcinsel için neden yasal başvuru yapmadı?
Veya neden bir açıklama dahi yapmadı?
Gayet basit bir nedeni var:
TSK içinde gerçekleşen bu olaya karşı gösterecekleri bir reaksiyon, hem muhafazakar hem de samimi Atatürkçü kesimin tepkisini alacaktı.
Çünkü TSK her iki kesim tarafından sahiplenilen bir kurum.
Böyle bir durumda yapacakları açıklama, iki kesimi ortak paydada buluşturacak, bu da aradaki siyasi gerilimi az da olsa düşürecekti.
Halbuki İHD muhafazakar kesime karşı diğer taraftan Atatürkçüleri de bir silah olarak kullanmak istiyor.
Tabi bu durum tüm konunun içinde ufak bir ayrıntı.
Konuşulacak çok şey var ama bunun için zaman ve şartlar uygun olmalı.